Ödeme hizmetleri işbirliği sözleşmesi uyarınca kazanılan müşterilerin cirosundan kaynaklanan, davalı şirketçe ödenmeyen komisyon alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Dava, davacı ile davalı arasında imzalanan işbirliği sözleşmesi uyarınca, davacının potansiyel müşterileri davalıya yönlendirmesi sonucu elde edilen cirolar üzerinden belirlenen komisyonların davalı tarafından haksız yere ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebini içermektedir; davacı, davalıya kazandırdığı işyerleri için Temmuz ve Ağustos 2024 ödemelerini alırken, Eylül, Ekim ve Kasım 2024 aylarına ait faturaların ödenmemesi ve sistem erişiminin engellenmesi üzerine icra takibi başlatmış olup, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA :İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında, davacının kendi ağındaki potansiyel müşterilerini, tabi olduğu 6493 s. Kanun ve mevzuat kapsamında ödeme hizmetinin sunulması için davalı ...'ye yönlendirmesi konulu İş Birliği Sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda davacı ... Ltd. Şti. Ve ... A.Ş. şirketlerinin davalı ... ile çalışmasını sağlandığını, davacı tarafından kazandırılan işyerlerinin davalıdan aldığı hizmet nedeniyle elde edilen cirolar üzerinden 2024 yılı Temmuz ayına ilişkin 07.08.2024 tarih, ... nolu ve 13.396,40 TL bedelli ve 2024 yılı Ağustos ayına 01.09.2024 tarih, ... nolu ve 38.458,43 TL bedelli faturalar kesildiğini ve ödemesi davalı tarafından davacıya yapıldığını, bu kapsamda ... Tic. Ltd. Şti. firması için 0,0015 komisyon oranı üzerinden mutabık kalınarak 2024 yılı Temmuz ayına ilişkin 07.08.2024 tarih, ... nolu ve 13.396,40 TL bedelli ve 2024 yılı Ağustos ayına 01.09.2024 tarih, ... nolu ve 38.458,43 TL bedelli faturalar kesildiğini ve ödemesi davalı tarafından davacıya yapıldığını.... A.Ş. firması için ise ekli yazışmalardan görüleceği üzere komisyon oranı 0,0005 olarak belirlendiğini, davacı tarafından da 2024 yılı Eylül ayına ilişkin olarak ilgili firmaların ciro tutarları ve komisyon oranları üzerinden hesaplanarak fatura kesildiğini, davalı şirket tarafından ciroların göründüğü sisteme davacınında erişiminin sağlandığı bir panel açıldığını ve davacının, davalı şirkete kazandırmış olduğu müşterilerin cirolarını, buradan takip ederek faturaları kestiğini, bu nedenle ilgili firmaların cirolarına ilişkin davalı şirket kayıtlarının incelenmesini talep ettiğini, bu kapsamda elde edilen cirolar üzerinden 2024 yılı Temmuz ayına ilişkin 07.08.2024 tarih, ... nolu ve 13.396,40 TL bedelli ve 2024 yılı Ağustos ayına 01.09.2024 tarih, ... nolu ve 38.458,43 TL bedelli faturalar kesilmiş ve ödemesinin davalı tarafından davacıya yapıldığını, ancak 2024 yılı Eylül ayına ilişkin 01.10.2024 tarihli, ... fatura numaralı 262.188,36 TL tutarlı fatura davalı şirket tarafından haksız olarak ödendiğini ve sonrasında davacının söz konusu sisteme erişiminin de engellendiğini, ayrıca Eylül 2024 ayına ilişkin fatura kesildikten sonra davacının söz konusu sisteme erişimi de engellendiğini, eylül 2024 faturasına konu alacağı ilişkin olarak ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası tahtında yargılamasının devam ettiğini, yine işbu davaya konu 2024 yılı Ekim ayına ilişkin 14.11.2024 tarihli, ... fatura nolu 220.641,50 TL tutarlı ve 2024 yılı Kasım ayına ilişkin 28.11.2024 tarihli, ... fatura nolu 210.572,40 TL tutarlı faturalar davalı şirket tarafından haksız olarak ödendiğini, davalı tarafından 2024 yılı Ekim ayı faturasına itiraz edildiğini ve ... fatura nolu 2024 yılı Kasım ayı faturasına karşı ise iade faturasının kesildiğini, ancak bu iade faturası ... 27. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete iade edildiğini, fatura tarihi itibariyle taraflar arasındaki sözleşme feshedilmemiş olduğundan dolayı, konu fatura bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin bir an için herhangi bir şekilde sonra erdiği düşünülse dahi davalının 2024 yılı Eylül ayına ilişkin 01.10.2024 tarihli, ... fatura nolu 262.188,36 TL tutarlı fatura bedelini ve işbu davaya konu işbu davaya konu 2024 yılı Ekim ayına ilişkin 14.11.2024 tarihli, ... fatura nolu 220.641,50 TL tutarlı ve 2024 yılı Kasım ayına ilişkin 28.11.2024 tarihli, ... fatura nolu 210.572,40 TL tutarlı faturaları ödemesi gerektiği izahtan veraset olduğunu, davalı taraf, davacının alacağını ödemekten imtina ettiği için davacı tarafından 2024 yılı Ekim ayına ilişkin 14.11.2024 tarihli, ... fatura nolu 220.641,50 TL tutarlı ve 2024 yılı Kasım ayına ilişkin 28.11.2024 tarihli, ... fatura nolu 210.572,40 TL tutarlı faturalara konu alacağının tahsili talebiyle ... 29. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından, başlatılan icra takibine ödeme emrine itiraz edilip takibin durdurulduğunu, itirazının iptali ile takibin devamını, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı müvekkil şirket arasında 05.07.2024 tarihinde bir işbirliği sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacının portföyündeki müşterileri müvekkil şirkete yönlendirmeyi, bu yönlendirme sonucunda müşterilerle ödeme hizmeti sözleşmesi kurulması ve müvekkil şirketin gelir elde etmesi halinde davacıya komisyon ödenmesinin kararlaştırıldığı, ancak sabit bir komisyon oranı belirlenmediği; komisyon tutarının yönlendirilen müşterinin faaliyet alanı, işlem hacmi ve potansiyeline göre ayrıca değerlendirilerek taraflarca belirleneceğinin düzenlendiği, bu nedenle sözleşmenin şarta bağlı bir işbirliği niteliğinde olduğu ifade edilmiştir. Davacı tarafından ... Ticaret Ltd. Şti. ve...A.Ş.’nin müvekkil şirkete yönlendirildiği, Ahse ile Temmuz 2024’te, ... ile Eylül 2024’te çalışılmaya başlandığı ve ödeme hizmeti sunulduğu, Temmuz ve Ağustos 2024 dönemlerine ilişkin olarak taraflar arasında mutabakata dayalı şekilde faturalar düzenlendiği ve bu faturaların müvekkil tarafından ödendiği, bu ödemelere ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı belirtilmiştir. Buna karşılık davacı tarafından Ekim 2024 dönemine ilişkin olarak 14.11.2024 tarihli 220.641,50 TL bedelli faturanın mutabakat olmaksızın düzenlendiği ve bu faturaya müvekkil tarafından itiraz edildiği, yine Kasım 2024 dönemine ilişkin 210.572,40 TL bedelli faturanın da mutabakat olmaksızın düzenlendiği ve bu faturaya da itiraz edilerek iade faturası düzenlendiği, ancak iade faturasının ihtarname ile iade edildiği, sözleşmenin feshedilmediği dönemde düzenlenen bu faturaların hukuken geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Davacı tarafından iddia edilen komisyon oranının gerçeği yansıtmadığı, taraflar arasında 0,0015 oranında kesin bir mutabakat bulunmadığı, Temmuz ve Ağustos ayı ödemelerinin fiili mutabakata dayandığı, ancak bunun tüm dönemleri bağlayan bir anlaşma olmadığı, fiili uygulamada değişkenlik bulunduğu ve komisyon oranlarının her müşteri özelinde ayrıca değerlendirildiği belirtilmiştir. Sözleşme hükümleri uyarınca komisyon hakkının doğmasının müvekkil şirketin elde ettiği tahsilat üzerinden gelir elde etmesi şartına bağlandığı, Türk Borçlar Kanunu’nun 170. maddesi kapsamında sözleşmenin geciktirici şarta bağlı olduğu, bu şart gerçekleşmeden davacı lehine alacak doğmayacağı, dolayısıyla davacının Ekim ve Kasım 2024 dönemlerine ilişkin faturalar bakımından herhangi bir hak ediş alacağının bulunmadığı ileri sürülmüştür. Davacı tarafından düzenlenen Ekim ve Kasım 2024 faturalarına süresi içinde itiraz edildiği, bu nedenle faturaların kesinleşmediği, mevcut durumda taraflar arasında muaccel ve likit bir alacak bulunmadığı, bu sebeple faiz ve icra inkâr tazminatı koşullarının da oluşmadığı belirtilmiştir. Ayrıca sözleşme uyarınca fesih halinde komisyon hakkının yalnızca üç ay ile sınırlı olduğu, bu sürenin aşılması halinde herhangi bir hak ediş talep edilemeyeceği, davacının taleplerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu ifade edilmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın reddi gerektiği, davacı tarafından kötü niyetli şekilde icra takibi başlatıldığı ileri sürülerek davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir.Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;taraflar arasında imzalanan iş birliği sözleşmesinden kaynaklı, davacı tarafça davalıya yönlendirilen dava dışı ... ve ... şirketlerinden davalının banka komisyonları mahsubundan sonra elde ettiği ciro üzerinden belirlenecek olan 2024 Ekim ve 2024 Kasım aylarına ilişkin bedel için davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, davacının sözleşme gereği hakettiği tutarın tespitinden ibaret olduğu anlaşıldı. DELİLLER... 29. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Taraflar arasındaki █████/2024 tarihli İş Birliği Sözleşmesi, davacı tarafından kesilen Temmuz, Ağustos, Ekim ve Kasım 2024 dönemlerine ilişkin faturalar ve ödeme dekontları, davalının Ekim ve Kasım 2024 faturalarına ilişkin itiraz ihtarnameleri (... 67. Noterliği ... tarih ... yevmiye no'lu ve ... tarih ... yevmiye no'lu), ... sayılı arabuluculuk son tutanağı ile davalı firmadan celp edilen ticari defter kayıtları ve ... ile ... firmalarına ilişkin işlem/ciro ekstreleri dosyaya sunulmuş ve celp edilmiştir.Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı firmanın kanuni defter kayıtlarında davacının cari hesap kaydının bulunduğu, davacıya █████/2024 tarihli Temmuz/2024 ve █████/2024 tarihli Ağustos/2024 hak edişlerinin ödendiği, davacının █████/2024 tarihli 262.188,36 TL'lik faturasının davalı firma tarafından █████/2024 tarihinde, █████/2024 tarihli 220.641,50 TL'lik ve █████/2024 tarihli 210.572,40 TL'lik faturalarının ise █████/2024 ve █████/2024 tarihlerinde iade edildiği, cari hesap kayıtlarında davacı lehine bir alacak bakiyesi görünmediği; ... firmasıyla çalışmanın Temmuz/2024'te, ... firmasıyla çalışmanın ise Eylül/2024'te başladığı; davalı kayıtlarına göre Temmuz/2024'te 13.396.401,79 TL ciro karşılığı 2.482.646,06 TL, Ağustos/2024'te 27.278.483,69 TL ciro karşılığı 3.895.112,75 TL banka komisyonu ödendiği ve bu iki aya ilişkin olarak taraflarca ihtilaf konusu edilmeyen 13.396,40 TL ve 38.458,43 TL tutarlarının davacıya ödendiği; Ekim/2024'te ... ve ... firmalarının toplam cirosunun 378.192.145,78 TL, ödenen banka komisyonunun 11.879.858,16 TL, net cironun 366.312.287,62 TL; Kasım/2024'te toplam cironun 60.153.955,04 TL, ödenen banka komisyonunun 3.235.296,12 TL, net cironun 56.918.658,92 TL olduğu; mahkemenin verdiği görev doğrultusunda, ihtilafsız Temmuz/2024 (net ciro 10.913.755,73 TL karşılığı 13.396,40 TL ödeme) ve Ağustos/2024 (net ciro 23.383.370,94 TL karşılığı 38.458,43 TL ödeme) dönemlerindeki fiili ödeme/net ciro oranlarının sırasıyla %0,12 ve %0,16 olduğu, bu iki oranın ortalamasının %0,14 olarak hesaplandığı; bu ortalama oranın Ekim/2024 net cirosuna (366.312.287,62 TL) uygulanması halinde 512.837,20 TL, Kasım/2024 net cirosuna (56.918.658,92 TL) uygulanması halinde 79.686,12 TL hak ediş tutarına ulaşıldığı; ancak icra takip talebinde Ekim/2024 hak edişi için 220.641,50 TL talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak, takip tarihi itibariyle 220.641,50 TL Ekim/2024 hak ediş alacağı ile 79.686,12 TL Kasım/2024 hak ediş alacağı olmak üzere toplam 300.327,62 TL alacak bulunduğunun değerlendirildiği; nihai hukuki takdirin sayın mahkemeye ait olduğu belirtilerek rapor tanzim edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasındaki İş Birliği Sözleşmesi'nden kaynaklanan hak ediş komisyonu alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.... 29. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı sıfatıyla davacı ... tarafından, borçlu sıfatıyla davalı ...A.Ş. hakkında █████/2024 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiği; takip talebinde alacağın iki ayrı fatura kalemi itibariyle ayrı ayrı gösterildiği, şöyle ki █████/2024 tarihli ... numaralı Ekim/2024 hak ediş faturasına dayalı 220.641,50 TL ile █████/2024 tarihli ... numaralı Kasım/2024 hak ediş faturasına dayalı 210.572,40 TL olmak üzere toplam 431.213,90 TL alacağın, yıllık reeskont avans faizi işletilmek üzere talep edildiği; davalı borçlu vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ile borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği ve bu itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, itirazın iptali davasının konusu bu şekilde takip talebinde ayrı ayrı gösterilen iki fatura kalemi ve bunların toplamı olan 431.213,90 TL ile sınırlıdır.Taraflar arasında █████/2024 tarihinde imzalanan İş Birliği Sözleşmesi'nin incelenmesinde; davacının "İş Ortağı" sıfatıyla, kendi ağındaki potansiyel müşterileri davalı "Ödeme Kuruluşu"na yönlendirmesi ve bu yönlendirme sonucunda kurulan ödeme hizmeti ilişkisinden davalının elde ettiği ciro üzerinden komisyon geliri elde etmesi karşılığında davacıya hak ediş komisyonu ödenmesinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Sözleşmenin 4.10. maddesinde "..., İş Ortağı aracılığı ile sisteme dahil olan işyerinin (banka komisyonları mahsubundan sonra) elde ettiği ciro tutarı üzerinden, Ek Protokoller ile belirlenecek hak ediş komisyonu oranında, iş ortağına hak ediş komisyonu ödeyecektir." hükmüne, 4.11. maddesinde ise komisyon oranının tarafların müşterek mutabakatlarıyla değiştirilebileceğine, ...'nin hak ettiği işlem komisyon tutarlarını her ay iş ortağına bildireceğine ve iş ortağının bu doğrultuda fatura düzenleyeceğine yer verilmiştir. Bir başka deyişle sözleşme, sabit bir komisyon oranı öngörmemekte; oranın her bir işyeri/dönem için tarafların fiilen uyguladığı ve mutabık kaldığı şekilde somutlaşacağı bir mekanizma kurmaktadır. Nitekim taraflar, Temmuz ve Ağustos 2024 dönemlerinde bu mekanizmayı fiilen işletmiş; davalının bildirdiği ciro ve banka komisyonu düşüldükten sonraki net ciro üzerinden belirli bir oranda (net ciroya oranla sırasıyla %0,12 ve %0,16) hak ediş faturası kesilmiş ve bu faturalar davalı tarafından itirazsız ödenmiştir. Taraflar arasında Ekim ve Kasım 2024 dönemlerine ilişkin olarak ise 4.11. madde uyarınca yeni bir mutabakat/bildirim sağlanamadığından, bilirkişi tarafından ve mahkememizce de benimsendiği üzere, sözleşmenin bizzat öngördüğü mekanizmanın somut yansıması olan ihtilafsız dönem oranının (ortalama %0,14) dava konusu dönemin net cirosuna uygulanması suretiyle davacının hak edişi tespit edilmiştir; bu yöntem, sözleşmenin 4.10. ve 4.11. maddelerinde öngörülen "tarafların fiilen uyguladığı orana göre belirleme" ilkesiyle örtüşmektedir.Alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı firmanın kanuni defter kayıtlarında davacının cari hesap kaydının bulunduğu, davacıya █████/2024 tarihli Temmuz/2024 ve █████/2024 tarihli Ağustos/2024 hak edişlerinin ödendiği, davacının █████/2024 tarihli 262.188,36 TL'lik faturasının davalı firma tarafından █████/2024 tarihinde, █████/2024 tarihli 220.641,50 TL'lik ve █████/2024 tarihli 210.572,40 TL'lik faturalarının ise █████/2024 ve █████/2024 tarihlerinde iade edildiği, cari hesap kayıtlarında davacı lehine bir alacak bakiyesi görünmediği; ... firmasıyla çalışmanın Temmuz/2024'te, ....firmasıyla çalışmanın ise Eylül/2024'te başladığı; davalı kayıtlarına göre Temmuz/2024'te 13.396.401,79 TL ciro karşılığı 2.482.646,06 TL, Ağustos/2024'te 27.278.483,69 TL ciro karşılığı 3.895.112,75 TL banka komisyonu ödendiği ve bu iki aya ilişkin olarak taraflarca ihtilaf konusu edilmeyen 13.396,40 TL ve 38.458,43 TL tutarlarının davacıya ödendiği; Ekim/2024'te ... ve ... firmalarının toplam cirosunun 378.192.145,78 TL, ödenen banka komisyonunun 11.879.858,16 TL, net cironun 366.312.287,62 TL; Kasım/2024'te toplam cironun 60.153.955,04 TL, ödenen banka komisyonunun 3.235.296,12 TL, net cironun 56.918.658,92 TL olduğu; mahkemenin verdiği görev doğrultusunda, ihtilafsız Temmuz/2024 (net ciro 10.913.755,73 TL karşılığı 13.396,40 TL ödeme) ve Ağustos/2024 (net ciro 23.383.370,94 TL karşılığı 38.458,43 TL ödeme) dönemlerindeki fiili ödeme/net ciro oranlarının sırasıyla %0,12 ve %0,16 olduğu, bu iki oranın ortalamasının %0,14 olarak hesaplandığı; bu ortalama oranın Ekim/2024 net cirosuna (366.312.287,62 TL) uygulanması halinde 512.837,20 TL, Kasım/2024 net cirosuna (56.918.658,92 TL) uygulanması halinde 79.686,12 TL hak ediş tutarına ulaşıldığı; ancak icra takip talebinde Ekim/2024 hak edişi için 220.641,50 TL talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak, takip tarihi itibariyle 220.641,50 TL Ekim/2024 hak ediş alacağı ile 79.686,12 TL Kasım/2024 hak ediş alacağı olmak üzere toplam 300.327,62 TL alacak bulunduğunun değerlendirildiği; nihai hukuki takdirin sayın mahkemeye ait olduğu belirtilerek rapor tanzim edilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı sunduğu beyan ve itiraz dilekçesinde; Ekim ve Kasım 2024 aylarına ilişkin net işlem tutarlarının müvekkiline bildirilmediğini ve müvekkilinin işlem tutarlarına eriştiği panelin (esnekpos) davalı tarafça kapatıldığını, bu nedenle müvekkilinin bu aylara ilişkin faturaları yaklaşık tutarlar üzerinden kestiğini, bilirkişinin hesapladığı toplam hak ediş tutarının (592.523,32 TL) icra takibi ile talep edilen toplam tutardan (431.213,90 TL) fazla olduğunu, bu nedenle taleple bağlılık kuralı gözetilse dahi talep edilen tutarın tamamının (fazlalık değil eksiklik bulunduğundan) hüküm altına alınması gerektiğini, TMK m.2 ve HMK m.30 uyarınca itirazın tamamen iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili ise bilirkişi raporuna karşı sunduğu itiraz dilekçesinde; bilirkişinin, sözleşmenin 4.12. maddesindeki '...'nin ciro başına komisyon geliri elde etmesi' şartını (geciktirici şartı) araştırmaksızın, yalnızca işyeri bazlı brüt ciro üzerinden ve ihtilafsız dönemin oranını kıyasen uygulamak suretiyle hesaplama yaptığını, bu yöntemin sözleşme hükümlerine ve ticari gerçekliğe aykırı olduğunu, müvekkilinin Ekim ve Kasım 2024 döneminde kâr elde edip etmediğinin araştırılması ve buna göre yeniden bir hesaplama yapılması için ek rapor alınması gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkememizin █████/2026 tarihli celsesinde, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun ve denetime elverişli olduğu değerlendirilerek taraf vekillerinin ek rapor alınmasına ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazı bakımından; davacı taraf, bilirkişi tarafından ihtilafsız Temmuz-Ağustos 2024 dönemi oranlarının Ekim ve Kasım 2024 net cirolarına uygulanması sonucunda ulaşılan toplam hak ediş tutarının (592.523,32 TL), icra takibi ile talep edilen toplam tutardan (431.213,90 TL) fazla olduğunu, bu nedenle taleple bağlılık kuralının aşılmayarak talep edilen tutarın tamamının hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüş ise de; itirazın iptali davaları, niteliği gereği dayanağını oluşturan icra takibiyle sıkı sıkıya bağlıdır. İcra takip talebinde hangi faturadan kaynaklı hangi miktarda alacak talep edildiği açıkça belirtilmiş olup, itirazın iptali davasında inceleme, icra takibinde belirtilen bu bedellerle sınırlı olarak yapılabilir. Davacı tarafça bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen ve icra takip talebindeki tutarları aşan (Ekim ayı için 220.641,50 TL yerine 512.837,20 TL üzerinden değerlendirme yapılması yönündeki) itirazlar, ancak davanın alacak davası olması halinde incelenebilecek hususlar olup, itirazın iptali davasında davacının itirazında belirttiği usulde (icra takip talebini aşan tutarlar üzerinden) bir hesaplama yapılması mümkün değildir. Bu nedenle davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarına itibar edilmemiştir.Davalının, sözleşmenin 4.12. maddesindeki "İş ortağı, hak ediş komisyonuna ancak ...'nin, iş yerine yaptığı tahsilat üzerinden ciro başına komisyon geliri elde etmesi halinde hak kazanacaktır." hükmüne dayanarak, kendisinin Ekim ve Kasım 2024 döneminde kâr elde etmediğini, bu nedenle davacının hak edişinin hiç doğmadığını ileri sürmesi karşısında; sözleşmenin 4.10. maddesinde hak ediş komisyonunun "banka komisyonları mahsubundan sonra elde edilen ciro tutarı" üzerinden hesaplanacağının açıkça düzenlenmiş olması, banka komisyonu mahsubunun sözleşmede zaten öngörülmüş bir gider kalemi olarak hak ediş hesabına dahil edildiğini göstermektedir. Davalının 4.12. madde kapsamında ileri sürdüğü ilave kâr/zarar hesabı (banka komisyonu dışında başkaca maliyet kalemleri, limit aşımı nedeniyle bankalara yapılan ek ödemeler vb.), sözleşmenin 4.10. maddesinde tarif edilen ve banka komisyonu mahsubu ile sınırlı olan hesaplama yönteminin dışında kalmaktadır; davalı bu ilave maliyet kalemlerinin varlığını ve tutarını gösterir herhangi bir ticari kayıt veya belge sunmadığından, 4.12. maddedeki şartın gerçekleşmediği iddiası soyut kalmıştır.Davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazı bakımından; davalı taraf, bilirkişinin, sözleşmenin 4.12. maddesindeki "...'nin ciro başına komisyon geliri elde etmesi" geciktirici şartını araştırmaksızın hesaplama yaptığını, müvekkilinin Ekim ve Kasım 2024 döneminde kâr elde etmediğini ileri sürmüş ise de; bilirkişi tarafından yapılan hesaplama, taraflarca ödemesi yapılan ve ihtilafsız kabul edilen Temmuz-Ağustos 2024 dönemindeki fiili ödeme/net ciro oranı esas alınarak, aynı hesaplama usulünün dava konusu Ekim-Kasım 2024 dönemine uygulanması suretiyle yapılmıştır; bir başka deyişle bilirkişi, tarafların bizzat uyguladığı ve ihtilafsız kabul ettiği yöntemi esas almıştır. Davalı, yeni dönemde cironun yükselmiş olması karşısında banka komisyonlarının da arttığını ve karlılığının azaldığını/ortadan kalktığını iddia etmiş ise de, bu iddiasını ispata yarar somut ve inandırıcı herhangi bir delil (bu dönemlere ilişkin banka komisyon oranlarındaki artışı, ek maliyetleri veya karlılık hesaplarını gösterir kayıt/belge) sunmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarına da itibar edilmemiştir.Dosya kapsamından, davacının sözleşme süresince davalıya yönlendirip çalışmasını sağladığı işyerlerinin ... Ticaret Limited Şirketi (Temmuz/2024 itibariyle) ve ... Şirketi (Eylül/2024 itibariyle) olduğu, dava konusu Ekim ve Kasım 2024 dönemlerine ilişkin cironun da bu iki işyerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki İş Birliği Sözleşmesi'nin, davalı tarafından ... 67. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği görülmektedir. Sözleşmenin "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 5.3. maddesinde "Sözleşmenin feshi halinde, fesih tarihine kadar ...'ye iş ortağı tarafından kazandırılan işyerlerinin aldığı hizmet nedeniyle alınan bedellerden İş ortağı hak ediş almaya devam eder." hükmüne, 4.17. maddesinde ise "İş ortağı ile imzalanan işbu sözleşmenin herhangi bir sebepten dolayı feshi halinde, getirdiği müşterilerden üç (3) ay ile sınırlı olmak üzere hak ediş almaya devam edecektir." hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm, fesih sonrası hak edişin süresi bakımından farklı düzenlemeler içerse de (5.3. madde süre sınırı öngörmezken, 4.17. madde üç aylık bir sınırlama getirmektedir), somut olayda bu farklılığın sonuca bir etkisi bulunmamaktadır; zira davacı, fesih tarihinden (█████/2024) önce kazandırdığı ve fesih tarihinde ve dava konusu edilen dönemlerde davalı ile çalışmakta olan ... ve ...işyerlerine ilişkin Ekim ve Kasım 2024 dönemi hak edişini talep etmekte olup, dava konusu her iki dönem de fesih tarihinden itibaren gerek 5.3. maddedeki süresiz düzenleme gerekse 4.17. maddedeki üç aylık sınır kapsamında kalmaktadır. Bu itibarla, sözleşmenin feshedilmiş olması, davacının fesih tarihine kadar kazandırdığı ve fesihten sonraki üç ay içinde kalan Ekim-Kasım 2024 dönemi hak edişini talep etmesine engel teşkil etmemektedir.Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkememizce de denetlenip usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bulunan ve tarafların ihtilafsız kabul ettiği hesaplama yöntemini esas alan bilirkişi raporundaki tespit ve görüşlere itibar edilerek, davacının Ekim/2024 hak edişi için icra takip talebiyle sınırlı olarak 220.641,50 TL ve Kasım/2024 hak edişi için bilirkişice hesaplanan 79.686,12 TL olmak üzere toplam 300.327,62 TL alacaklı olduğu, icra takip talebinin (431.213,90 TL) bu tutarı aşan kısmı (130.886,28 TL) yönünden ise davacının alacağının sabit olmadığı kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının alacağının likit ve belirli olduğu, davalının icra takibine vaki itirazının kabul edilen 300.327,62 TL'lik kısım yönünden haksız olduğu anlaşılmakla, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca hükmedilen bu alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;Davanın KISMEN KABULÜ İLE;1-... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile; 220.641,50 TL asıl alacak ve 79.686,12 TL asıl alacak olmak üzere toplam 300.327,62 TL alacak üzerinden devamına; asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 60.065,52 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 20.515,38 TL nispi karar harcının, peşin alınan 5.207,99 TL harcın mahsubu ile geri kalan 15.307,39 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 48.052,42 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 5.910,89 TL (615,40 TL BHV, 87,50TL VSH, 5.207,99 TL peşin harç ) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 15.090,00 TL (90,00 TL tebliğler ve posta, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 10.509,73 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 1.396,24TL'sının davacıdan, 3.203,76 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne, ;6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır