İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinden, mezuniyet projesi lavabo tasarımına tecavüz, tasarımın hükümsüzlüğü ve maddi tazminat talepli istinaf kararı.
Özet: Bir ürün tasarımcısı ve öğretim görevlisi olan davacı, 2005 yılında mezuniyet projesi olarak geliştirdiği çok seviyeli lavabo tasarımının, davalı şirket tarafından kendi adına tescil edilip seri üretime sokulduğunu, davalıya ait tescilli tasarımın, kendisinin orijinal eserinden "küçük farklılıklar" dışında bir yenilik taşımadığını ve gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu ileri sürerek, söz konusu tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne, ürünün üretim ve satışının yasaklanmasına, gerçek tasarımcının tespitiyle maddi tazminata hükmedilmesini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2024
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Tasarıma Tecavüz, Tasarımın Hükümsüzlüğü, Maddi Tazminat İstemli
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Anadolu Üniversitesi, ...bölümünden mezun olduğunu, öğrenci iken tasarım alanında büyük bir yeteneğe sahip olduğunun anlaşıldığını, staj yaptığı ülkemizin en büyük firmalarından iş teklifleri aldığını, halen ... A.Ş.'de ürün tasarım şefi olarak görev yaptığını ve ... Fakültesinde öğretim görevlisi olarak cam tasarımı dersleri verdiğini, mezun olduğu 2005 yılından beri yaptığı bir çok çalışma ile Türkiye'de ve dünyada bir çok ödül aldığını, kendi alanında otuzdan fazla ödülünün bulunduğunu, Anadolu Üniversitesinin ilk mezunlarından olduğunu, bitirme projesi olarak hem ebevenlerin hem de küçük aile fertlerinin aynı anda kullanabilecekleri lavabo tasarladığını, bu tasarımının beğenildiğini ve ilk prototipinin ... A.Ş tarafından ...markası ile üretildiğini, kendisine ait olan bu tasarımın yıllar sonra davalı ... A.Ş. adına tescil edildiğini ve seri üretime geçildiğini tesadüf eseri öğrendiğini, kendisine ait olan tasarımın tescil belgesinde tasarımcı olarak ...’nun gösterildiğini, oysa kendisine ait olan tasarımın Kartal'daki ... fabrikasında hazırlanan prototipinin o dönemde ... tasarım müdürü olarak görev yapan ... tarafından ... Üniversitesi'ne bizzat getirildiğini, bu tasarımın müvekkiline ait olduğunun Üniversite tarafından da bilindiğini, müvekkilinin fikrinden ve emeğinden haksız bir şekilde yararlanılmasından son derece üzüntü duyduğunu, konu ile ilgili ... firmasına e-mail göndererek durumu açıkladığını ve hatanın giderilmesini talep ettiğini ancak bu firmadan herhangi bir dönüş yapılmadığını, müvekkilinin mezuniyet projesi ile davalı ... A.Ş adına ... no ile tescil edilen .... Ve 12. Sıradaki lavabo tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı açısından belirgin bir ayırt ediciliğininin bulunmadığını, ortak özelliklerinin aynı olduğunu, sadece farklı seviyelerdeki lavaboların bağlantı açısının değiştirildiğini, bu farklılığın yasanın andığı anlamda "küçük farklılık" mahiyetinde olduğunu, müvekkilinin 2005 yılındaki mezuniyet projesi olan tasarımın davalının tescil tarihi itibariyle yenilik vasfını kaybettiğini, tasarımın gerçek hak sahibi olan müvekkilinin tasarımı 2005 yılında gerçekleştirdiğini, davalının ise 20.....2009 tarihinde tasarım tescili aldığını, müvekkili açısından yenilik unsurunun kaybedilmiş olup, tasarım hakkı sahipliğinin kendisine devredilmesine ilişkin talep ve dava hakkının da ortadan kalktığını, tescil belgesinde tasarımcı olarak dava dışı ..., tasarım sahibi olarak ise ... A.Ş.'nin gözükmesinden dolayı müvekkilinin tasarımın kendisine sağlayabileceği mali hakları (lisans bedeli gibi) kullanamadığını, tasarımı adına tescil ettiren davalının tüm ekonomik getirisinden faydalandığını, beş yıllık süresi dolan tasarımın 1. yenilemesini de yaptırdığını, davalının, ...Firması tarafından "..." adıyla tescil ettirilmek istenen benzer bir tasarımın tescil başvurusuna itiraz ederek, tescilini engellediğini, ayrıca ... Firması'nın tasarım başvurusuna da, kendi tesciline benzer olduğu gerekçesiyle itiraz ettiğini, oysa davalının itirazı üzerine ...Firması'nın reddedilen tescil başvurusuna konu olan ürün ile davalının tescili arasındaki farkın, müvekkilinin proje tasarımı ile davalı adına tescilli tasarım arasındaki farktan daha az olduğunu, tüm bu hususların, tasarımın benzerinin yapılmasını önlemek ve gerçek hak sahibi olmadığı tasarım üzerinden elde ettiği haksız kazancın devamını sağlamak amacı ile yapıldığını, tescilin 1.yenilenmesinin ve yaptırılmasının bu tasarımın halen ekonomik satmış ve getirisinin yüksek olduğunun göstergesi olduğunu, davalıya ait "..." sayfasında dava konusu tasarımı fiyatının 981,00 TL olarak belirtildiğini, davalının kendisine ait olmayan tasarımı bilerek kendi adına tescil ettirmesinin tam bir haksız rekabet hali olup, Türk Ticaret Kanunu’nun 56.maddesi uyarınca zarar ve ziyanın tazmini ile manevi tazminat talep edilmesinin yasaya uygun olduğundan bahisle, davalı adına ... sayılı çoklu tescil belgesindeki ... ve 12 nolu lavabo ürünlerinin 554 Sayılı KHK'nın 43.maddesinin (a) ve (b) bentleri uyarınca hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde davalının bu tasarımı ve benzerlerini üretmesinin, satmasının, ticari alana çıkarmasının yasaklanmasına, tasarımın gerçek hak sahibinin müvekkili ... olduğunun saptanmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve haksız rekabet hükümleri çerçevesinde 10.000,00 TL maddi tazminatın tescil tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekiline ödenmesine, hüküm özetinin ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili, 06.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, davalı adına ... sayılı çoklu tescil belgesi ile tescilli ... ve 12 no’lu lavabo ürünlerinin SMK md. 77 uyarınca hükümsüzlüğüne, davalının bu tasarımı ve benzerlerini üretmesinin, satmasının, ticari alana çıkarmasının yasaklanmasına, tasarımın gerçek hak sahibinin ... olduğunun saptanmasına, 63.883,00 TL maddi tazminatın tescil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmisini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ana iştigal konusu itibarbiyle 1950'li yıllardan beri banyo ve mutfak malzemeleri ve mobilyaları üreten Türkiye'de ve dünyada kendisine yer etmiş, saygın marka sahibi bir şirket olduğunu, ... ve ... markaları ile hem ülkemizde hem de tüm dünyada bilinen, tanınan bir şirket olduğunu, söz konusu markaların hem ülkemizde hem de tüm dünyada son derece meşhur, maruf ve matuf olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu markaları yaratmak için uzun yıllar boyunca emek verdiğini, müvekkili şirketin pazarın ihtiyaçlarını belirleyip her zaman yenilikçi olmak ve yeni ürünler tasarlayıp pazara sunmak zorunda olduğunu, bu çerçevede kendi bünyesinde onlarca tasarımcının çalışmış olduğu bir tasarım birimine sahip olduğunu, bu birimin pazarın ihtiyaçlarını tespit ederek yüzlerce ürün tasarladığını ve ortaya çıkan tasarımlardan uygulanabilir olanlara karar verilerek üretime geçişini sağladığını, müvekkili şirketin dünyaca ünlü yabancı ve Türk tasarımcılarla birlikte çalıştığını, müvekkili şirketin 56 yıllık köklü bir geçmişe sahip, seramik sağlık gereçleri alanında öncü bîr firma olduğunu, bünyesinde yer alan... Merkezi’nde sektörde ilk olan pek çok yenilikçi fikre imza atıldığını, ulusal ve uluslararası pek çok ödüle sahip yirmi kişilik tasarım ekibinin firmanın yenilikçi ve öncü kimliğine katkıda bulunacak ürünler tasarladığını,Yurtdışı ve yurtiçinden tasarımcılar ve akademik kurumlarla iş birlikleri yapıldığını, bugüne kadar pek çok üniversitenin mezuniyet projelerine destek verildiğini, atölye çalışmaları gerçekleştirildiğini, tasarım kültürünü benimsemiş bir firma olarak endüstriyel tasarım öğrencilerine destek vermeyi her zaman önemsediğini ve gelecekte de bu desteğin süreceğini, Tasarım ve ... ciddi anlamda yatırım yapan, akademik kurumlar ve organizasyonları destekleyen, kendi ekibi dışındaki tasarımcılarla iş birliği yapan bir firmada bir öğrenci projesinin bedeli ödenmeden taklit edilmesinin firmalarının köklü değerleri ve çağdaş profili ile hiçbir zaman örtüşmediğini, bilindiği üzere bir tasarımın aynısı, daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edildiğini, yani bir tasarımın yeni olabilmesi için, daha önce aynısının veya ayırt edilemeyecek kadar aynısının dünyada kamuya sunulmamış olması gerektiğini, davacının dava konusu ettiği tasarımının bir mezuniyet projesi olduğunu, bir tasarım olmadığını, bir tasarımın ana unsurlarını hiç bir şekilde taşımadığını, bu projede kanun hükmünde kararnamenin 21. maddesinde belirtildiği şekilde herhangi bir ticari oluşum olmadığını, buradaki amacın proje vasıtasıyla okuldan mezun olmak olduğunu, bu proje oluşturulurken amacın çok net açık ve de özel olduğunu, davacının okuldan mezun olma isteminin birinci ve tek istem olduğunu, bu yüzden bu projeyi bir tasarım olarak nitelendirmenin mümkün olmadığını, KHK’nun 21.maddesinn "a" bendinde belirtildiği gibi özel bir amaçla sınırlı kalan ve ticari olmayan bir durum ve "c" bendinde belirtildiği gibi eğitim amaçlı bir durumun söz konusu olduğunu, bu tip durumları kanunun, koruma kapsamı dışına çıkardığını, dolayısıyla bu projeyi tasarım olarak nitelendirmenin mümkün olmadığını, davacı tarafın tasarım olduğunu iddia ettiği mezuniyet projesini 2005 yılında jüriye sunmuş olmak ile tasarımı kamuya sunduğunu iddia ettiğini, bu proje özel bir amaçla bir jüri heyetine sunulduğu için bu sunumun sadece belirli kişilerin bilgisi dahilinde kalmış olduğunun çok açık olduğunu, bunun bir kamuya sunum olmadığını, davacının kendisinin de dava dilekçesinde mezuniyet projesinin üniversite bünyesinde kaldığını çok net bir şekilde ifade ettiğini, dolayısıyla müvekkili şirkete ait tescilli tasarımın tescil edilmesinden önce, davacı tarafça kamuya sunulmuş bir tasarımdan söz etmenin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde, davacının 2005 yılında öğrenci olduğu dönemde müvekkili şirketin tasarım ile ilgili müdürlerinin gözetiminde çalışmalar da bulunduğu ve hatta tasarım müdürünün mezuniyet sunumunda jüride yer aldığının ifade edildiğini, müvekkili şirketin tasarım ile ilgili yetkililerinin davacı tarafa bir takım yardımlarda bulunduklarını, fikir beyan ettiklerini, kendisini yönlendirdiklerini, kısacası esin kaynağı olduklarını, hiç bir hak tazamnun etmemek kaydıyla bir an için mezuniyet projesini tasarım olarak kabul edilse bile, bunun davacıya ait olduğunun da tartışmalı olduğunu, çünkü mezuniyet projesiyle ilgili olarak dava dosyasına sunulmuş olan fotoğraflarda "..." şeklinde yazıldığını, öncelikli olarak davalıya karşı açılan davanın temelini oluşturan "farklı seviyedeki iki haznenin tek lavaboda birleşme fikrinin endüstriyel tasarım tescilinin koruma kapsamına girmediğini, endüstriyel tasarım tescilinin ürünlerin formunu korumaya yönelik olduğunu, daha önce müvekkili şirketin "...” lavabosuna benzedikleri gerekçesi ile itirazda bulunduğu iki üründen sonuncusu ile ilgili olarak YİDK'den çıkan güncel kararın bunu kanıtlar nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin itiraz konusu ettiği lavabonun müvekkili şirketin ... lavabosu ile olan benzerliğinin, davacının mezuniyet projesine konu lavabodan daha fazla olmasına rağmen itirazlarının kabul edilmediğini, dava konusu mezuniyet projesinin ... desteği ile yapılmış bir öğrenci projesi olduğunu, seramik üretim kriterlerine uymadığını, üretilebilir ve kullanılabilir bir ürün olmak için gerekenleri sağlamadığını, proje sunumunda teknik ölçüler ve bağlantı ve sifon detayları gibi kritik bilgilerin yer almamasının lavabonun tasarım olgunluğuna erişmediğini gösterdiğini, tamamen farz-ı muhal olarak davacı tarafın iddiaları doğru olsa bile (hiçbir şekilde iddiaların doğruluğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla), davacı tarafın uğramış olduğu zarara ilişkin iddialarının hiçbir hukuki ve maddi temelinin mevcut olmadığını, davacı tarafın uğramış olduğu maddi zararı somut delilleriyle ispat etmesi gerektiğini, bu kapsamda davacı tarafın maddi zararını HMK’ya uygun biçimde somut ve kesin delillerle, kalem kalem ortaya koyması gerektiğini, aynı şekilde manevi tazminat talebinin de hukuki vc maddi temelinin bulunmadığını, manevi tazminat talep edilebilmesi için ağır kusurlu bir davranışın varlığı ve ağır kusurlu davranışın acı, elem, üzüntüye sebebiyet vermesinin gerekli olduğunu, somut olayda ise manevi tazminatı gerektirecek hiçbir maddi vakıanın mevcut olmadığını, davacının ne şekilde manevi zarara uğradığının, acı ve elem duyduğunun meçhul olduğunu, ayrıca davacı tarafın somut olayda ne şekilde haksız ve ağır kusurlu bir davranış olduğunu ve bu davranışın ne şekilde kendisine acı, elem verdiğini somut delillerle ortaya koymak, ispat etmek zorunda olduğunu, davacı tarafın hak iddia ettiği tasarım üzerinde hakkının varlığını gerçeğe yakın biçimde ispat eden vakıaları, şeklen dahi hak sahipliğini gösteren herhangi bir tasarım tescil belgesi ortaya koymadığını, davacının 2005 yılındaki mezuniyet projesinin kendisine hak tanıdığı iddiasıyla bu davayı açtığını, davanın ise █████/2014 tarihinde açıldığını, davanın zaman aşımına uğradığından bahisle, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinlin şartlarının oluşmaması ve yargılamayı gerektirmesi nedeni ile reddine, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmamış olması nedeni ile zamanaşımı yönünden reddine, hukuki ve maddi dayanağı olmayan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu ████████ Esas - ████████ Karar sayılı, █████/2019 tarihli ilamında;"...toplanan deliller, tanık beyanları, alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacının 2005 yılında Anadolu Üniversitesi, ... Bölümünde öğrenci iken bitirme projesi olarak davaya konu hem ebevenlerin hem de küçük aile fertlerinin aynı anda kullanabilecekleri lavabo tasarladığı, davacının 2005 tarihli bitirme projesinin KHK'nın tanımladığı manada tasarım niteliğine sahip olduğu, bu tasarımının staj eğitimi gördüğü davalı ... A.Ş tarafından tasarım üzerinde herhangi bir hak sahipliği bulunmamasına rağmen 2009 yılında tescil edildiği ve seri üretime geçildiği, bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda davalı tarafa ait 20.....2009 başvuru tarihli ve ... sayılı ... ve 12 numaralı tasarım tescilleri ile davacı tarafa ait 2005 tarihli tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, yukarıda izahı yapıldığı üzere tescil tarihi itibarı ile tasarımın yenilik vasfının bulunmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, esasen tasarım sahibinin davacı olduğu davalının bir dönem stajını davalı nezdinde yapmış olmasının davacının tasarım üzerindeki haklarını bertaraf etmeyeceği anlaşılmakla davanın kabulü ile; davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... sayılı tescil belgesinde yer alan ... ve 12 nolu tasarımların (lavabo ürünleri) hükümsüzlüğüne, bu tasarımların davacıya ait olduğunun ve davacının bu tasarımlar üzerinde hak sahibi olduğunun tespitine, bu tasarımların davalı tarafça üretimi ve satışının önlenmesine;Manevi tazminat talebi yönünden dosya kapsamı tasarımın niteliği hak ve nasafet kuralları gözetildiğinde davacının talep etmiş olduğu manevi tazminatın yerinde olduğuna kanaat getirilerek 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine;Maddi tazminat yönünde bilirkişi raporundaki değerlendirmeler gözetilerek yasal şartları oluşan maddi tazminat davasının kabulü ile; net kazanç üzerinden yapılan hesaplamaya göre tespit olunan 63.883,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine;Son olarak KHK 59 maddesi gözetilerek davacının ilan talebi yerinde görülmekle hüküm özetinin karar kesinleştiğinde Türkiye çapında tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına" şeklinde karar vermiştir.
DAİREMİZİN KARARI:Dairemizin █████/2022 tarih ve █████████ Esas, ████████ karar sayılı ilamı ile; "...Davacı, kendisine ait mezuniyet projesi ile davalı adına ... no ile tescil edilen .... ve 12. sıradaki lavabo tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı açısından belirgin bir ayırt ediciliğininin bulunmadığını, ortak özelliklerinin aynı olduğunu beyanla davalı tasarımının hükümsüzlüğünü ve maddi manevi tazminat talep etmiştir. Davalı ise, kendi şirketlerinde davacının staj yaptığını, davacının mezuniyet projesinin şirketin tasarım portföyü, araç gerekleri ve atölyesi kullanılarak yapıldığını, bu durumun davacının da kabulünde olduğunu, kaldı ki davaya konu tasarım çalışmalarına davacıdan yıllar önce başladıklarını beyanla davanın reddini istemiştir. Mahkemece tasarım uzmanı Yrd.Doç.... ile hukukçu Prof.Dr....'ten rapor aldırıldığı, rapora davalı vekilinin itirazları ve emsal niteliğindeki Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasındaki karar ve bilirkişi raporunun da değerlendirilmesi için 29.09.2017 tarihli ek raporun aldırıldığı; ancak raporların davalı savunmalarını ve itirazlarını karşılamadığı görülmüştür.Davalının özellikle "Davacı tasarımının tescil şartlarının bulunmadığı, davacının davalı şirket nezdindeki staj sırasında oluşturulan proje tasarım olarak kabul edilse dahi 554 Sayılı KHK'nin 14/2, 551 Sayılı KHK'nin 16. ve SMK 73/3 maddeleri gereğince, işyerindeki bilgiler ve araçlardan faydalanmak suretiyle meydana gelen tasarımların sahibinin işveren olduğu" yönündeki savunmalarının ve davalı tarafından istinaf aşamasında sunulan uzman görüşünün de değerlendirilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunlu olduğundan, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2-İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2019 tarih, ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, " şeklinde karar vermiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu ████████, ████████ Karar sayılı, █████/2024 tarihli ilamında; "...Tasarımın hükümsüzlüğü davası bakımından yapılan incelemede; hem istinaf öncesi alınan bilirkişi raporları hem de istinaf ilamı sonrası alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça 2005 yılına ait mezuniyet projesine ilişkin görsellerdeki lavabonun bir tasarım mahiyetinde olduğu ve 2005 yılında üniversite jürisine sunulmakla kamuya duyurulduğu, davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarım altında yer alan ... ve 12 numaralı lavabo tasarımların davacının daha önce kamuya duyurulan tasarımı ile bilirkişi raporlarında ayrıntılı bir şekilde karşılaştırıldığı, seçenek özgürlüğü bakımından yapılan incelemede davalının seçenek özgürlüğünün bulunduğu, 2005 te kamuya duyurulan tasarım ile davalı tasarımı arasında benzerliklerin bulunduğunun alınan bilirkişi raporları ile de sabit olduğu anlaşılmakla davalıya ait tasarım içinde yer alan ... ve 12 numaralı lavabo tasarımlarının yenilik ve ayırt ediciliğinin bulunmadığı kanaatine varılmakla hükümsüzlüğüne karar gerekmiştir.Davacının hak sahipliğinin tespiti, maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından yapılan incelemede ise; davacının davalı yanında staj yaptığı dönemde mezuniyet projesi olarak hazırladığı tasarımın hak sahibinin davacı olmadığı, staj yaptıran kurum yani ... Üniversitesi'nin hak sahibi olduğu, davacının bu kurum nezdinde işçi statüsünde olduğu kanaatine varıldığından Mülga 554 sayılı KHK'nın 14/2; 551 sayıll KHK'nın 16 ve 6769 sayılı SMK'nın 73/3 maddeleri gereğince davacının hak sahipliği bulunmadığından diğer talepler yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli tasarımların hükümsüzlüğüne sair talepler yönünden ise davanın reddine karar vermek gerekmiş;
-Davanın kısmen KABULÜ ile; davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... sayılı tescil belgesinde yer alan ... ve 12 nolu tasarımların (Lavabo ürünleri) hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine,
-Davacının diğer taleplerinin ayrı ayrı reddine," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde;İstinaf aşamasında sunulan uzman mütalaası kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yukarıdaki hususlar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu,Karara karşı ayrıntılı beyanların 14.06.2022 tarihli dilekçe ile sunulduğunu,554 Sayılı KHK’nın 3/c maddesine göre tasarımcı, korumaya konu tasarımı tasarlayan kişiyi ifade ettiğini, tanıklar, dosyaya sunulan fotoğraflar ve bilirkişi raporları ile davalı adına tescilli lavabonun müvekkili tarafından tasarlandığı ortaya konulduğunu, ancak bilirkişi ek raporunda tasarımcıdan ayrı olarak tasarım hakkı sahipliğinin ... Üniversitesi’ne ait olduğu yönünde görüş bildirildiğini, Müvekkilinin lavabo tasarımını 2005 yılında, mezuniyet projesi olarak vücuda getirmiş, tasarım hukuka aykırı olarak davalı tarafından 20.....2009 tarihinde kendi adına tescil ettirilmiş, davanın da 26.12.2014 tarihinde ikame edilmiş olduğunu, gerekçeli kararda SMK md.73/3’e yer verilmiş ise de anılan düzenlemenin tasarımın meydana getirildiği tarihte, tescil ve dava tarihinde yürürlükte olmadığını, Tasarım üzerindeki hak sahipliğinin 2005 yılındaki mevzuata göre belirlenmesi gerektiğini, 551 Sayılı KHK'nın da uygulanamayacağını,554 Sayılı KHK Yönünden: 13. maddesine göre “tasarım hakkı tasarımcıya veya onun haleflerine aittir”. Şeklinde olduğunu 14. maddesi ise;“Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken tasarladıkları tasarımların sahipleri bunları çalıştıranlardır. Sözleşmesi gerektirmediği halde işyerindeki bilgiler ve araçlardan faydalanmak suretiyle bir tasarım yapan memur, hizmetli ve işçinin yaptıkları tasarımın sahipleri bunları çalıştırandır” hükmü olduğunu,Müvekkili ile öğrencisi olduğu... Üniversitesi arasında bu gibi bir hizmet ilişkisi bulunmadığını, rapora itiraz ettiklerini, kararın gerekçesiz olduğunu,Hükmün 8 no’lu bendinde “tespit ve tecavüz davası yönünden” davalı lehine ilam vekalet ücretine hükmedilmiş ise de davalıya karşı ikame edilmiş bir tecavüz davası bulunmadığını, tazminat taleplerinin dayanağının davalı yanın haksız fiil teşkil eden eylemleri olduğunu, TTK uyarınca haksız rekabet ve haksız fiil oluştuğunu, Tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu,gerekçede “müvekkilin, davalı yanında staj yaptığı dönemde mezuniyet projesi olarak hazırladığı tasarımın hak sahibi olmadığı” belirtilmişse de; müvekkilinin2004 yılında henüz üniversitede öğrenci iken, davalı şirkette ... bölümünde 20 gün zorunlu yaz stajı yaptığını, davaya konu lavabo ise bahsi geçen stajdan bir yıl sonra, yani 2005 senesinde müvekkilinin okul bitirme projesi olarak tasarlandığını, davalının kendi elinde bulunan staja ilişkin kayıtları yahut bu iddiasını ispatlar nitelikte başkaca bir delil sunamadığını, mezuniyet projesinin staj döneminde tasarlandığının kabul edilmesi dosya kapsamına aykırı olduğunu,Mahkemece stajı yaptıranın üniversite olduğu gerekçesiyle tasarımın hak sahibinin müvekkil olmadığı görüşüne yer verilmişse de; tasarım staj döneminde gerçekleştirilmediğinden, bu gerekçenin hukuka ve oluşa aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulü ile davalı adına ... sayılı çoklu tescil belgesi ile tescilli ... ve 12 no’lu lavabo ürünlerinin hükümsüzlüğüne, davalının bu tasarımı ve benzerlerini üretmesinin, satmasının, ticari alana çıkarmasının yasaklanmasına,Tasarımın gerçek hak sahibinin ...olduğunun saptanmasına, 63.883,00 TL maddi tazminatın tescil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, Hüküm özetinin ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına Karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf isteminde;Davacının stajyer olarak müvekkil şirket bünyesinde çalışırken vücuda getirdiği eserin haklarının müvekkili şirkete ait olduğunu,Mütalaada ve beyanlarda da üzerinde durulduğu gibi,554 sayılı KHKda 14.maddenin dikkate alınması gerektiğini, KHK da işletme/işveren adına bir kanuni karine getirilmiş olup söz konusu hükmün uygulama alanı bulabilmesi için işyerindeki bilgiler ve araçlardan faydalanması suretiyle tasarımın vücuda getirilmesinin bu açıdan yeterli olduğu sabit olduğunu, müvekkil şirketin davacıya teknik destek verdiği ve tasarımın müvekkil şirket atölyelerinde oluşturulduğunu,davacı tarafından sunulan ürün fotoğrafında da “...” ibaresi yer aldığını, tasarımın hak sahibinin müvekkili olduğunu, Kararda davacının işvereninin müvekkili şirket değil ... Üniversitesi ... Bölümü olduğu belirtilmişse de, bir üniversite bölümünün bir tüzel kişiliği bulunmadığı ve bulunamayacağı gibi, burada eğitim alan kişinin de üniversiteyle arasında işveren – işçi ilişkisinin bulunması mümkün olmadığını, her ihtimalde davacının tasarım sahibi olmadığının açık olduğunu, davacının dava ehliyeti ve taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini gerektiğini,Taraflara ait ürünlerin iltibas yaratabilecek derecede benzer oldukları yönündeki görüşün kabulü edilemeyeceğini, itirazlar, uzman görüşünün dikkate alınmadığını,uyuşmazlık konusu tasarımın davacı tarafça 2005 yılı itibariyle kamuya sunulmuş, devam eden 12 aylık süredeyse tescil başvurusunda bulunulmamış olduğunu, bu durumda yeniliğini kaybetmiş bir tasarımın gaspından söz edilmesinin mümkün olamayacağını, 2005 yılında davacı tarafından kamuya sunulan lavabo ürününün piyasada kullanıldığına dair hiçbir delil dosyaya ibraz edilmediğini, karıştırılacak iki farklı ürün bulunmdığını, TTK kapsamında düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin ihlalinden de bahsedilemeyeceğini,Hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönündeki bilirkişi heyeti görüşü hem tanzim edilen raporun kendisiyle çeliştiğini , hem de bilirkişilerin görev tanımı dışına çıkarak hukuki görüş vermesi nedeniyle karara esas alınamayacağını, kararın kaldırılması gerektiğini,davacı taraf tasarımını yasal süreler içerisinde tescil ettirmemiş olup bu kapsamda tescilli tasarımın koruma hükümlerinden faydalanması mümkün olmadığını, haksız rekabet hükümleri ihlal edilmemiş olup tasarım gaspından söz edilmesi mümkün olmadığını, gaspa konu olabilecek bir tasarımın bulunmadığı, dolayısıyla 554 sayılı KHK madde 19 uyarınca gasp nedeniyle hükümsüzlük ve madde 48-49 uyarınca tasarım hakkı ihlali nedeniyle tecavüz davası açılmasının mümkün olmadığını, davacının istinaf isteminin reddi ile davanın kısmen kabulüne ilişkin kısım yönünden ise kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Davacı, davalı adına tescilli ...-...,... numaralı tasarımların 554 Sayılı KHK'nın 43.maddesinin (a) ve (b) bentleri uyarınca hükümsüzlüğüne, davalının bu tasarımı ve benzerlerini üretmesinin, satmasının, ticari alana çıkarmasının yasaklanmasını, tasarımın gerçek hak sahibinin davacı olduğunun saptanmasını, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve haksız rekabet hükümleri çerçevesinde maddi ve manevi tazminata hükmedilerek hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi,HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut bilirkişi raporlarında davacı tarafa ait 2005 tarihli mezuniyet projesi lavabo tasarımı ile davalı tarafa ait 20.....2009 başvuru tarihli ...-...,12 numaralı tescilli lavabo tasarımları karşılaştırılmış ve bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde benzer olarak algılandıkları tespit edilmiş olmakla, davalı adına tescilli tasarımın davacı tarafça 2005 yılında kamuya sunulduğu dikkate alındığında tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliği bulunmadığından hükümsüzlük isteminin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı şirket davacıya teknik destek verdiğini ve tasarımın şirket atölyelerinde oluşturulduğunu, davacı tarafından sunulan ürün fotoğrafında da “...” ibaresi yer aldığını, tasarımın hak sahibinin kendisi olduğunu savunmuş ise de; davacı taraf da, üniversitede öğrenci iken, 2004 yılında davalı şirkette ... bölümünde 20 gün zorunlu yaz stajı yaptığını, davaya konu lavabo ise bahsi geçen stajdan bir yıl sonra, yani 2005 senesinde okul bitirme projesi olarak tasarlandığını, tasarım staj döneminde gerçekleştirilmediğini iddia etmiştir. Davalı iddiasını ispatla yükümlü olup mevcut delil durumuna göre 554 sayılı KHK 14. maddesi gereğince; "...işyerindeki bilgiler ve araçlardan faydalanmak suretiyle" tasarımın oluşturulduğunun ispatlandığından söz edilemeyeceği gibi, dosyada █████/2015 Tarihli bilirkişi raporunda da; davalının yönlendirmeye kadar varan katkısının ispat edilemediğinin açıkça belirtildiği dikkate alındığında davalının bu yönlerdeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Davacı, tasarımı 2005 yılında bitirme projesi olarak kamuya sunmuş, bir yıllık süre içinde tasarımı tescil ettirmemiştir. 554 sayılı KHK' nin 1/2 nci maddesinde, "bu KHK tescilli tasarımların korunması ile ilgili esasları, kuralları ve şartları kapsar. Tescilsiz tasarımlar, genel hükümlere tabidir" hükmüne yer verilmiştir. Davacı vekili de, haksız rekabet hükümlerine dayandıklarını açıklamıştır. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ███████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında yer verildiği üzere; tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümlerine göre korunabilmesi için ancak mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletme ile bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özleşmesi öte yandan taklitini üretenlerce işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması orjinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari ekonomik yada işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir.Davacının 2004 yılında davalı şirkette staj yaptığı, 2005 yılında ürünü kamuya sunduğu, davalının 20/.../2009 tarihli başvuruya istinaden tasarımı tescil ettirdiği, davanın ise 26/.../2014 tarihinde açıldığı, davalının kullanılımında kendi markası olan "..." ibaresine de yer vererek bu şekilde kullanımlarını farklılaştırdığı, davacının haksız rekabet korumasından da yararlanamayacağı, dava tarihi itibarı ile hak sahipliğinin tespitine ilişkin talebin neticeten reddinin yerinde olduğu dikkate alındığında mahkemece hükümsüzlük dışındaki taleplerin reddine karar verilmesi yerinde görülmüş, bu yöndeki istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili tecavüzün refi ve tespiti talepleri olmamasına rağmen bu yönden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise; dava dilekçesinin neticei talebinde "gerçek hak sahibinin davacı olduğunun saptanmasına, davalının bu tasarımı ve benzerlerini üretmesinin, satmasının, ticari alana çıkarmasının yasaklanmasına," şeklinde talep bulunduğundan vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!