Danıştay, maden ruhsatı süre uzatım talebinin, vadesi geçmiş borçlar nedeniyle, idarenin bildirim ve ek süre verme yükümlülüğünü yerine getirmeksizin reddedilmesi kararını inceledi.
Özet: Bir maden ruhsatı sahibinin süre uzatım talebinin, Maden Kanununa göre vadesi geçmiş borç bulunmaması şartına rağmen, idarece Maden Yönetmeliğinin gerektirdiği şekilde borç durumuna ilişkin araştırma yapılmadan ve eksik belgelerin tamamlanması için ruhsat sahibine üç aylık süre verilmeden doğrudan reddedilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin bu ret işlemini hukuka aykırı bularak iptal ettiği; davalı idarenin ise davacının ruhsatla doğrudan ilgili olmayan vadesi geçmiş başka borçları olduğunu ileri sürerek bu iptal kararını temyiz ettiği bu içtihat, ruhsat uzatım başvurularında idarenin bildirim ve süre verme yükümlülüğünün sınırlarını ele almaktadır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) :... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... Cevher Madencilik Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesini... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, uhdesinde bulunan Isparta ili Keçiborlu ilçesi dahilinde Sicil:... sayılı IV (a,c) grubu (limonit, kükürt, diyatomit) işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak yapılan süre uzatım talebinin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 2. fıkrası uyarınca reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 2. fıkrasında, ruhsat uzatım talepleri için 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmamasının şart koşulduğu ve aksi durumda süre uzatım talebinin reddedileceği, öte taraftan, anılan fıkranın devamında, süre uzatım talebinde bulunulan ruhsata ilişkin vadesi geçmiş ruhsat harcı, ruhsat bedeli, çevre ile uyum teminatı ve Devlet hakkı gibi mali eksikliklerin 2 ay içerisinde ruhsat sahibine bildirileceği, bildirimden itibaren 3 ay içerinde eksiklikler tamamlanmaz ise ruhsat süresinin uzatılmayacağının düzenlendiği, buna göre, 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcu bulunanların süre uzatım taleplerinin reddedileceği ve ruhsata ilişkin vadesi geçmiş borcu bulunan ruhsat sahiplerine mali eksikliklerin giderilmesi için 3 aylık süre verileceği; ancak mali eksikliklerin tamamlanması amacıyla 3 aylık süre verilebilmesi için söz konusu mali eksikliklerin (vadesi geçmiş borçların) süre uzatım talebinde bulunan ruhsata ilişkin mali eksiklikler olması gerektiği, ruhsata ilişkin olmayan vadesi geçmiş borçlar nedeniyle 3 aylık süre verilmesine gerek olmadığı, davacının süre uzatım talebi ekinde yer alan vadesi geçmiş borç durumunu gösterir █████/2019 tarihli belgenin incelenmesinden, davacının Devlet hakkı haricinde 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında iki adet daha vadesi geçmiş borcunun bulunduğu ve bu borçların da süre uzatım talebinde bulunan ruhsata ilişkin olmadığından 3213 sayılı Kanun'un 24/2 maddesi uyarınca davacının süre uzatım talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: davacı şirketin, ruhsat süresinin uzatılmasına yönelik başvuru dilekçesi ekinde 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair belgenin bulunmaması ve ruhsat süre bitim tarihine kadar da davalı idareye sunulmaması nedeniyle süre uzatım talebi reddedilerek ruhsat iptal edilmiş ise de, işleme dayanak gösterilen 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/2. maddesinde, ruhsat süresinin uzatılması için vadesi geçmiş borcun bulunmamasının şart koşulduğu, ancak borcun bulunmadığına dair belgenin idareye sunulması bakımından ruhsat sahibine herhangi bir yükümlülük getirildiğine ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmediği, fakat Maden Yönetmeliği'nin 39. maddesinde bu hususa ilişkin yapılan düzenlemede, söz konusu belgenin eksik olduğunun anlaşılması halinde, idare tarafından ruhsat sahibine bildirim yapılarak eksikliğin üç ay içerisinde tamamlanmasının istenilmesi gerektiği hüküm altına alınmış olup, davalı idarece bu yönde bir araştırma yapılmadığı gibi vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair belgenin tamamlatılmasına yönelik davacı şirkete herhangi bir bildirimde de bulunulmadığı, bu durumda, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın ve süre verilmeksizin, salt vadesi geçmiş borcu bulunduğu gerekçesiyle süre uzatım talebinin reddine ve ruhsatın iptaline yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık, aksi yönde verilen Mahkeme Kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının süre uzatım talep dilekçesi ekindeki belgelerin incelenmesinden davacının Devlet hakkı borcu dışında 11.041,29-TL daha vadesi geçmiş borcu bulunduğunun görüldüğü, bu nedenle 3213 sayılı Kanun'un 24/2 maddesi uyarınca işlem tesis edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ruhsat iptali işleminin bir idari para ceza işlemi olduğu, idari cezaların suç ve cezaların kanuniliği ilkesine tabi olduğu, Maden Kanunu'nun 24/2. maddesi uyarınca yapılan ruhsat iptalinin de bir idari ceza olduğu, burada eksikliklerinin tamamlanması için Devlet Hakkı ödenmemesi için tanınan 3 aylık ek sürenin vadesi geçmiş borçlar için de tanınmadığı, buradaki 3 aylık sürenin vadesi geçmiş borçlar içinde tanınması gerektiği, idari cezai hükümlerde kıyas yasağı ve genişletici yorum yasağı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!