Danıştay 8. Daire, Konyadaki maden sahasında ruhsat dışı üretim usulsüzlüğüyle verilen idari para cezası iptali temyizini reddederek kararı onadı.
Özet: Davacı maden işletmesi tarafından, ruhsat sahasında yapılan denetimlerde tespit edilen usulsüzlükler ve ruhsat dışı kil üretimi nedeniyle uygulanan idari para cezasının iptali talebiyle açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri cezanın hukuka uygun olduğuna hükmederek davanın reddine karar vermiş; bunun üzerine davacının, kendi ruhsat alanında üretim yaptığı, kilin kalker çıkarılması esnasında çıkan ve sahada dağıtılan bir yan ürün olduğu, bilirkişi raporunun hatalı olduğu iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle oyçokluğuyla reddedilerek idari para cezası onanmış, bir üye ise Maden Kanununun yan ürün değerlendirmesi hükümlerini işaret ederek karşı oy kullanmıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Konya ili, Selçuklu ilçesi sınırları dahilinde olup davacı tarafından işletilmekte olan maden sahasında yapılan denetimler neticesinde tespit edilen usulsüzlüklerden dolayı Maden Kanunu'nun 12/5. maddesi gereğince 466.045,10-TL idari para cezası verilmesine ilişkin davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; Konya ili, Selçuklu ilçesi sınırları dahilinde olup davacı tarafından işletilmekte olan maden sahasından alınan kil miktarının sahada görülmediği, stokta olmadığı ve genel müdürlüğe de beyan edilmediği, herhangi bir izin alınmadığının anlaşıldığı, her ne kadar davacıya ait maden işletme alanında ayrı iki ruhsatın üst üste verildiği, bir madenin alınması için diğerinin kaldırılmasının gerekmekte olduğu ve söz konusu ruhsat dışı madenin çıkarıldığı görülmekte ise de, ruhsat grubu dışında çıkarılan madenin depolanmadığı, stoklanmadığı, sahada görülmediği ve buna ilişkin yasal mevzuat gereği alınması gereken izin ve onayların dahi alınmadığı anlaşılarak, tüm bu veriler ışığında davacının ruhsat dışı maden üretimi yaptığı sonuç ve kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, cezanın gerekçesinin başkasına ait ruhsat alanında üretim yapıldığına dayandığı ancak davacı kendi ruhsat sahasında üretim yaptığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığı kalkeri çıkarmak için alınan kilin maden sahası içinde bulunan kademelere yayıldığı bu kilin satılmadığı, bilirkişilece kilin kademelere dağıtılmış olup olmadığı hususuna bakılmaksızın yalnızca stokta kil malzemesi olup olmadığına bakılarak görüş verilmesinin hatalı olduğu, yapılan hesabında yanlış olduğu ocak başı satış fiyatı araşıtırılmadan ceza uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; Konya ili, Selçuklu ilçesi sınırları dahilinde olup davacı tarafından işletilmekte olan maden sahasında yapılan denetimler neticesinde tespit edilen usulsüzlüklerden dolayı Maden Kanunu'nun 12/5. maddesi gereğince 466.045,10-TL idari para cezası verilmesine ilişkin davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Maden Kanunu'nun 16. maddesinin 10. fıkrasında “Bir grup için verilen ruhsat, diğer gruptaki madenler için hak sağlamaz. Ancak ruhsata konu madenin üretilmesi için, işletme faaliyetinin zaruri neticesi olarak çıkarılan diğer grup madenler Genel Müdürlükten izin alınmak sureti ile değerlendirilebilir.." hükmüne, aynı maddenin 11. fıkrasında ise "Aynı grup ruhsatlar birbiri üzerine verilemez. Kazanılmış haklar korunmak kaydı ile ayrı grup ruhsatların birbiri üzerine verilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir..” hükmüne yer verilmiştir.
Maden Yönetmeliğinin "Ruhsatların üst üste verilmesi" başlıklı 34. maddesinde "(1) Aynı grup ruhsatlar birbiri üzerine verilemez. Farklı grup ruhsatlar ise üst üste verilebilir. Aynı veya farklı grup maden ruhsatlarının işletme izin alanlarının üst üste talep edilmesi durumunda, Genel Müdürlükçe projeler üzerinde ve/veya yerinde sahanın jeolojik yapısı, cevherleşmenin özellikleri, maden rezervleri, yatırım ve tesisler göz önünde bulundurularak inceleme yapılır. İnceleme sonucunda, kazanılmış haklar korunmak kaydı ile kaynak kaybına neden olmayacak, maden işletmeciliğini ve işletme güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, ayrı ayrı çalışma imkânının tespiti halinde, çalışma esasları Bakanlıkça belirlenerek, bu alanda ayrı gruplarda işletme izinleri verilebilir. Bu mümkün değilse öncelik hakkı esas alınarak faaliyete izin verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Konya ili, Selçuklu ilçesi sınırları dahilinde olup davacı tarafından işletilmekte olan maden sahasında yapılan denetimler neticesinde, ruhsat alanında kalker üretimine yönelik ocak ilerleme yönünde ve kalkeri üzerleyen kil tabakası ruhsat alanı ile girişimli Bezirciler uhdesindeki S:... sayılı I (b) grubu işletme izinli ruhsat sahası olduğu, tetkik alanında yapılan incelemede ocağın ilerleme yönünde üretime esas kalkeri üzerinde yer alan kil tabakasının alındığı, alınan kilin miktarının sahada görülmediği, stokta olmadığı ve Genel Müdürlüğe beyan edilmediğinin tespit edildiği, bu durumda grubu dışında yapılan faaliyet olduğu, Total Station cihazı ile ölçüm yapıldığı, ölçümler sonucu 9.411,22 m³ ruhsat dışı hacmin boşaltıldığının tespit edildiği, S:... sayılı I b grubu ruhsatın işletme projesinde beyan edilen %80 ocak verimliliği ve 2 gr/ cm³ yoğunluğa göre (9.411,22 x 0.8) x 2 = 15.058 ton grup dışı kil üretimi yapıldığının tespit edildiği, bunun üzerine davacı hakkında Maden Kanunu'nun 12/5. maddesi gereğince 466.045,10-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin olarak tesis edilen davalı idarenin...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda farklı grup iki ruhsatın üst üste verildiği anlaşılmakla birlikte davalı idarece, davacının ruhsatı kapsamında üretmesi gereken maden ile aynı sahada yer alan dava dışı diğer ruhsata tabi üretilecek maden arasında yönetmelikte belirtilen şekilde bir çalışma esası belirlenmeden, davacı adına idari para cezası verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda davalı idarece üzerine düşen inceleme yapılmadan ve çalışma esasları belirlenmeden davacı adına doğrudan idari para cezası verilmesine yönelik işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı düşüncesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!