Rıza dışı elden çıkan ve ödeme yasağı bulunan kambiyo senetlerine ilişkin menfi tespit davası, tarafların sulh protokolü doğrultusunda davacının feragatı nedeniyle reddedilmiştir.
Özet: Davacı, rızası dışında elinden çıktığını, haklarında ödeme yasağı ve ihtiyati tedbir kararı bulunduğunu iddia ettiği çekler nedeniyle meşru hamil olmayan davalılara karşı menfi tespit davası açarak, çeklerin hukuken tedavül kabiliyetini yitirdiğini ve icra takibi halinde ticari itibarının zarar göreceğini ileri sürmüş; ancak yargılama aşamasında taraflar arasında imzalanan sulh ve ibra protokolü neticesinde davasından kayıtsız şartsız feragat etmesi üzerine, mahkeme de bu feragati kabul ederek, davanın reddine karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: █████/2025
KARAR TARİHİ: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu çeklerin davacının rızası dışında elinden çıkmış olup, haklarında halen yürürlükte olan ödeme yasağı ve ihtiyati tedbir kararı bulunduğunu, dava konusu çeklerin, davacının açık iradesi dışında elinden çıkmış (zayi) olup, bu durum üzerine ---------- Esas sayılı dosyasında çek iptali (zayi) davasının açıldığını, anılan dosyada, çekler hakkında ihtiyati tedbir ve ödeme yasağı kararı verilmiş olup, bu kararın halen yürürlükte olduğunu, söz konusu ödeme yasağının, çekin bankaca ödenmesini yasaklamakta olup, çek üzerinde de bu durumun açıkça şerh edildiğini, bu haliyle çekin, ciro silsilesindeki yasaya açıkça aykırı devir-ciro nedeniyle hukuken tedavül kabiliyetini yitirdiğini, ödeme yasağı ve ihtiyati tedbir altında bulunan bir çekin, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine konu edilmesinin de mümkün olmadığını, bu hususun davacının sübjektif iddiası olmayıp, kamu düzenine yönelik usul ve yasa gereği re’sen gözetilmesi gereken ön sorun niteliğinde olduğunu, TTK m.763 kapsamında 19.01.2026 tarihinde tebliğ edilmiş sayılan ara karar ile hasımlı ve tedbir talepli dava açılmasının zorunlu hale geldiğini, --------- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin █████/2026 tarihli ara kararı ile, dava konusu çeklerin meşru hamili olduğu iddiasıyla ibraz edildiğinin tespit edildiğini, çek hamillerinin ortaya çıktığını ve davacıya TTK m.763 uyarınca hasımlı ve ihtiyati tedbir talepli istirdat davası açması yönünde tarafına kesin süre verildiğini, işbu davanın, anılan karar gereği, yasal süresi içinde ve usulüne uygun şekilde açıldığını, esasen yargılama sürecinde yasa dışı edinilen çek nedeniyle çeki ibraz edenlerin yasal hamil olmadıkları, çekleri yasal ciro silsilesi ile elde etmedikleri ve nihayet bir borcumuz bulunmadığının anlaşılacağını, davalıların meşru hamil olmadığını, ciro silsilesinin hukuka aykırı olduğunu, davalıların, çekin davacıdan rıza dışı şekilde çıkmasından sonra ciro silsilesine dahil olduğunu, davacı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmayan kişiler olduğunu, bu haliyle davalıların, çekten doğan hakları iyiniyetle iktisap ettiklerini ileri sürmelerinin mümkün olmadığını, çekin çalınmış olması, ödeme yasağı ve ihtiyati tedbir altında bulunması karşısında, davalıların meşru hamil sıfatının bulunmadığını, bu hususun çek iptali davası kapsamında da değerlendirilmekte olup, çekin tedavül kabiliyetinin fiilen ve hukuken ortadan kalktığını, icra takibi veya olması veya haksız cirolar ile sübut bulması halinde; davacının ticari itibarı, bankalar nezdindeki sicili, çek düzenleme ve kredi kullanma kabiliyeti, mevcut ve devam eden ticari ilişkileri; geri dönülmesi mümkün olmayacak şekilde zarar göreceğini, henüz fiili bir ödeme yapılmamış olmasının, tedbir ihtiyacını ortadan kaldırmamakta; aksine tedbir verilmediği takdirde, mahkemece verilen ödeme yasağı kararının fiilen etkisiz kalmasına yol açacağını, HMK m.389 kapsamında aranan telafisi güç veya imkânsız zarar koşulu somut olayda açıkça gerçekleştiğini beyanla işbu davayı açmıştır.
Davacı vekili 07.07.2026 tarihli feragat dilekçesinde özetle; Taraflar arasında görülen işbu davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalana 29.06.2026 tarihli sulh ve ibra protokolü kapsamında sulhen çözüme kavuşturulduğunu beyan ederek, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmişlerdir
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasıdır.Dava dilekçesi, davacı vekilinin feragat beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın davasından feragat ettiği, 6100 sayılı HMK 307 ve devamı maddeleri gereği feragatın hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı ve feragatin kayıtsız ve şartsız yapılmış olduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Öte yandan, sunulan sulh protokolü uyarınca tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından, yargılama giderleri yapan üzerinde bırakılmış, vekille temsil edilen davalı ... lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Ayrıca davacı feragati dava henüz ön inceleme aşamasında iken yapmış olduğundan Harçlar Kanunu 22.maddesi gereği karar ve ilam harcının 1/3'ü alınmıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 244,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.269,38 TL harçtan mahsubuyla arta kalan 4.025,38 TL harcın dosyanın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Gerekçede açıklanan sebeple davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının dosyanın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!