Banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesi ve müteselsil kefaletten kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, tarafların usuli ve esasa ilişkin savunmalarının değerlendirilmesiyle verilen karar.
Özet: Davacı banka, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen borç nedeniyle asıl borçlu şirket ile müteselsil kefiller aleyhine başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalılar, davanın süresinde açılmadığı, dava şartı arabuluculuğun eksik olduğu, borcun ve kefaletin geçersizliği, sözleşmenin genel işlem koşulları nedeniyle hükümsüzlüğü, hesap kat ihtarnamesinin ve faiz hesaplamalarının usulsüzlüğü gibi birçok savunma ileri sürerek davanın reddini ve kendilerine kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... Şubesi tarafından davalı ... Şirketi ile Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalılar ... ve ...'ın da işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi/kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine ... 8. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile hesabın... tarihinde 494.588,00 TL bakiye üzerinden kat edildiğini, keşide edilen kat ihtarnamesinin taraflara tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalılar aleyhine █████/2025 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiğini, davalıların takibe süresinde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiklerini, itirazın haksız ve kötüniyetli olup yalnızca takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek, .. Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, hükmedilecek alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davanın süresinde ikame edilmediği, bu nedenle süresi içinde açılmayan davanın usulden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Ayrıca dava şartı arabuluculuğa ilişkin tutanağın incelenmesinde, başvurunun yalnızca şeklen yapıldığı, uyuşmazlığın esasına ilişkin müzakerelerin usulüne uygun şekilde yürütülmediği, bu haliyle HMK m.115 anlamında dava şartı noksanlığı bulunduğu ve davanın usulden reddinin gerektiği belirtilmiştir. Esasa ilişkin açıklamalarda ise, müvekkillerin davacı banka ile iddia edilen kredi sözleşmesi kapsamında herhangi bir borcunun bulunmadığı, müvekkillere sözleşme hakkında yeterli bilgi verilmediği ve sözleşmenin içeriğinin sağlıklı biçimde incelenmesine imkân tanınmadığı ifade edilmiştir. Takip dayanağı belgelerin gerçeği yansıtmadığı, borcun varlığının tartışmalı olduğu, imzalı belgelerin matbu nitelikte olup bankanın tek taraflı genel işlem koşullarına dayandığı, bu nedenle Türk Borçlar Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca genel işlem koşullarının yazılmamış sayılması gerektiği ileri sürülmüştür. Müvekkillerin sözleşme şartları hakkında bilgilendirilmediği, bu nedenle sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğu savunulmuştur. Davacı tarafından gönderilen hesap kat ihtarnamesinde yalnızca bir günlük ödeme süresi tanınmasının TMK m.2 ve TBK m.97’ye aykırı olduğu, borcun ifası için makul süre verilmeden icra takibine geçildiği, bu nedenle muacceliyet koşullarının oluşmadığı ve takibin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Ayrıca faiz, masraf, BSMV ve diğer fer’ilerin dayanağının bulunmadığı, faiz oranlarının belirli olmadığı ve geriye dönük şekilde keyfi uygulandığı, bu nedenle alacak miktarının da denetlenebilir olmadığı ifade edilmiştir. Kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu nedenle tüm icra sürecinin usulsüz yürütüldüğü savunulmuştur. Müvekkiller ... ve ... yönünden ise kefaletin TBK m.583’te öngörülen şekil şartlarını taşımadığı, azami sorumluluk tutarının el yazısıyla yazılmadığı, kefalet tarihinin ve “müteselsil kefil” ibaresinin el yazısıyla belirtilmediği, bu nedenle kefaletin geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Kefalet hükümlerinin lehe yorum ilkesi gereği değerlendirilmesi gerektiği, bu şartlar altında kefaletin hüküm doğuramayacağı belirtilmiştir. Ayrıca icra dosyasındaki sözleşme örneklerinin okunaklı olmaması nedeniyle müvekkillerin hak kaybına uğradığı, bu nedenle icra inkâr tazminatı talebinin de hukuka aykırı olduğu savunulmuş ve sonuç olarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine ve davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı asıl borçlu ve kefiller aleyhine alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olduğu anlaşıldı.
DELİLLER
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dava konusu genel kredi sözleşmesi ile tebliğ şerhleri ve taraflara ait talep edilen tüm belge asıllarının davacı tarafından dosyaya sunulduğu ve kasaya alındığı görülmüştür.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Takipte talep edilen alacak kalemlerine ilişkin olarak; asıl alacak 334.429,36 TL olarak belirtilmiş olup hesaplanan tutar 334.229,96 TL, talep edilebilecek alacak 334.429,36 TL ve fazla talep edilen tutar 0,00 TL olarak tespit edilmiştir. İşlemiş faiz yönünden 13.014,21 TL talep edilmiş, hesaplanan tutar 13.842,17 TL olmakla birlikte talep edilebilecek tutar 13.014,21 TL olarak belirlenmiş ve fazla talep bulunmadığı anlaşılmıştır. BSMV yönünden 650,71 TL talep edilmiş, 692,11 TL hesaplanmış, talep edilebilecek tutar 650,71 TL olup fazla talep 0,00 TL olarak değerlendirilmiştir. Toplam alacak bakımından 348.094,28 TL talep edilmiş, 348.964,24 TL hesaplanmış, talep edilebilecek toplam alacak 348.094,28 TL olarak belirlenmiş ve fazla talep bulunmadığı görülmüştür. Buna göre davacı banka kredi alacağına ilişkin olarak, davalıların ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itiraz nedeniyle, davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibarıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 348.094,28 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 334.429,36 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %60,60 oranında ve TCMB tarafından deklare edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ile bu faize ilişkin %5 BSMV’nin davalılardan talep edilebileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı asıl borçlu ve kefiller aleyhine alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davaya konu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalılar aleyhinde dayanak 494.588,00 TL bakiye alacağın tahsili için █████/2025 tarihinde ilamsız icra takibine geçtiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların süresinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi'nde asıl borçlu sıfatıyla ... Şirketi'nin, müteselsil kefil sıfatıyla ise ... ile ...'ın yer aldığı ve sözleşmenin bu sıfatlarla ilgili taraflarca imzalandığı anlaşılmıştır.
TBK'nın 583. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Bilirkişi raporunda, davalı kefillerin sözleşmeyi TBK'nın 583. maddesindeki şekil şartlarına (azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin kendi el yazılarıyla belirtilmiş olması) uygun şekilde imzaladıklarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
TBK'nın 589. maddesi hükmü uyarınca; müteselsil kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumludur. Hesaplanan asıl alacağın kefalet limitinden düşük olması halinde kefil, kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumludur; hesaplanan asıl alacağın kefalet limitini aşması halinde ise kefilin sorumluluğu kefalet limiti ile sınırlı kalır. Somut olayda davalıların kefaletinin 1.150.000,00 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmakla asıl alacağın kefalet limitinden düşük olması sebebiyle kefillerin borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi'nin 'Faiz, Temerrüt Faizi, Vergi ve Masraflar, Komisyon' başlıklı maddesinde, limiti belirlenen kredilerde Kredi Kullanım Talep Formu'nda aksi kararlaştırılmadıkça müşterinin temerrüde düşmesi halinde temerrüt faizinin akdi faiz oranına azami %100 oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edileceği, bankanın kullandırılacak kredinin türüne göre sabit faiz uygulamasının kararlaştırılmadığı hallerde cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışları müşteriye aynen yansıtabileceği kararlaştırılmış ve davalı yanca kabul ve taahhüt edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle; ... 8. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile hesabın 494.588,00 TL bakiye üzerinden kat edildiği; davalı asıl borçluya gönderilen bu ihtarnamenin █████/2025 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğe çıkarıldığı ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9/6. maddesi uyarınca 5 günlük sürenin sonunda █████/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, buna göre asıl borçlunun ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda █████/2025 tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edildiği; davalı kefil ...'a gönderilen ihtarnamenin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve kefilin asıl borçludan önce tebliğ almış olması nedeniyle temerrüdünün takip tarihi (█████/2025) itibariyle başlatıldığı; davalı kefil ...'a çıkarılan tebligatın ise █████/2025 tarihinde iade döndüğü, bu nedenle bu kefil yönünden de temerrüdün takip tarihiyle başladığının kabul edildiği bildirilmiştir. Faiz hesaplaması yönünden; davacı bankanın... tarihinde hesabı 494.588,00 TL bakiye üzerinden kat ettiği, █████/2025 tarihinde davalılar lehine olacak şekilde ana paradan mahsup edilmek üzere 160.158,20 TL tahsilat yapıldığı, kat tarihi ile takip tarihi (█████/2025) arasındaki döneme TCMB tarafından deklare edilen %57 oranında akdi faiz işletilerek işlemiş faizin 13.842,17 TL, BSMV'nin 692,11 TL olarak hesaplandığı, buna göre takip tarihi itibariyle borcun toplam 348.964,24 TL olarak tespit edildiği; ancak icra takip talebindeki tutarla bağlı kalınması gerektiğinden talep edilebilecek alacağın 348.094,28 TL (334.429,36 TL asıl alacak + 13.014,21 TL işlemiş faiz + 650,71 TL BSMV) olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi raporuna karşı süresinde sunduğu beyan ve itiraz dilekçesinde özetle; raporda tespit edilen alacak miktarının takip talebiyle örtüştüğünü, ancak temerrüt tarihlerinin tespitinde hataya düşüldüğünü, zira asıl borçlu şirkete kat ihtarnamesinin... tarihinde UETS yolu ile ve ayrıca fiziki olarak da (PTT'nin ... numaralı gönderisi ile) tebliğe çıkarıldığını, fiziki tebligatın █████/2025 tarihinde tebliğ edildiğini; müteselsil kefiller ... ve ...'a... adresine gönderilen ihtarnamelerin (PTT'nin ... ve ... numaralı gönderileri ile) her iki kefile de █████/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, dolayısıyla kefillerin temerrüdünün asıl borçludan önce gerçekleşmediğini, bu itibarla hem asıl borçlu hem de kefiller yönünden bilirkişi raporundaki temerrüt tarihi tespitlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek bu hususta ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Mahkememizce davacı vekilinin itirazı ve dosya kapsamındaki tebligat belgeleri (PTT gönderi/teslim kayıtları) resen incelenmiş; davalı asıl borçlu şirkete kat ihtarnamesinin PTT'nin ... numaralı gönderisi ile █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre asıl borçlunun ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda █████/2025 tarihinde temerrüde düştüğü; davalı kefil ...'a PTT'nin ... numaralı gönderisi ile, davalı kefil ...'a ise PTT'nin ... numaralı gönderisi ile ihtarnamenin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, kefillerin izleyen hafta sonu/resmî tatili müteakip █████/2025 tarihinde temerrüde düştükleri mahkememizce tespit edilmiştir. Bu tespit sonrasında mahkememizce yapılan yeniden hesaplamada dahi ulaşılan tutarın gerek bilirkişi tarafından kök raporda hesaplanan 348.964,24 TL'lik tutardan gerekse davacının icra takip talebinde talep ettiği 348.094,28 TL'lik tutardan yüksek çıktığı anlaşılmakla temerrüt tarihi tespitindeki düzeltmenin nihai sonucu değiştirmediği ve bu hususta ayrıca ek rapor alınmasının dosyaya bir yenilik katmayacağı kanaatine varılarak █████/2026 tarihli celsede, ek rapor alınmasına yer olmadığına karar verilmiş, taraflara tefhim olunmuştur.
Dava konusu alacağın davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredili mevduat/kredi kartı hesabından kaynaklandığı sabittir. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi ve gecikme (temerrüt) faiz oranlarını belirlemeye Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yetkili olup, T.C. Merkez Bankası bu azami oranları üçer aylık dönemler halinde ilan etmektedir; bankaca uygulanan oranlar bu şekilde deklare edilen azami oranları aşamaz. Bu itibarla, kredi kartı/kredili mevduat borcuna uygulanacak faiz oranının tespitinde ayrıca bankanın fiilen uyguladığı bir orana bakılmasına gerek bulunmayıp, doğrudan TCMB tarafından ilgili döneme ilişkin ilan edilen azami oranların esas alınması gerekmektedir. Bilirkişi raporunda da bu doğrultuda, kat tarihinden temerrüt tarihine kadar TCMB tarafından deklare edilen yıllık %57 oranında akdi faizin, temerrüt tarihinden itibaren ise yıllık %60,60 oranında temerrüt faizinin uygulandığı görülmüş, mahkememizce de TCMB tarafından ilan edilen bu oranların dosyaya uygun şekilde yansıtıldığı anlaşılarak benimsenmiştir.
Yukarıda açıklanan ve mahkememizce resen tespit edilen temerrüt tarihlerine göre yapılan yeniden hesaplamada; davalı asıl borçlu yönünden, 494.588,00 TL bakiyeye kat tarihi (█████/2025) ile temerrüt tarihi (█████/2025) arasındaki 7 günlük süreye yıllık %57, temerrüt tarihi (█████/2025) ile █████/2025 tahsilat tarihi arasındaki 10 günlük süreye ve devamında 160.158,20 TL tahsilatın ana paradan mahsubundan sonra kalan 334.429,80 TL bakiyeye █████/2025-█████/2025 (takip tarihi) arasındaki 1 günlük süreye yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi işletildiğinde işlemiş faizin 14.173,35 TL, BSMV'nin 708,67 TL olduğu, bu durumda takip tarihi itibariyle borcun toplam 349.311,82 TL olduğu; davalı kefiller yönünden ise, kat tarihi (█████/2025) ile kefillerin temerrüt tarihi (█████/2025) arasındaki 11 günlük süreye yıllık %57, temerrüt tarihi ile █████/2025 tahsilat tarihi arasındaki 6 günlük süreye ve tahsilat sonrası kalan bakiyeye █████/2025-█████/2025 arasındaki 1 günlük süreye yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi işletildiğinde işlemiş faizin 13.978,23 TL, BSMV'nin 698,91 TL olduğu, borcun toplam 349.106,94 TL olduğu hesaplanmıştır.
Görüldüğü üzere, gerek asıl borçlu gerekse davalı kefiller yönünden mahkememizce resen düzeltilen temerrüt tarihlerine göre yapılan hesaplamada ulaşılan tutarların, davacının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takip talebinde talep ettiği 348.094,28 TL'lik (334.429,36 TL asıl alacak + 13.014,21 TL işlemiş faiz + 650,71 TL BSMV) tutarın üzerinde kaldığı anlaşılmıştır. HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereğince, hesaplanan tutar davacının talebini aşsa dahi mahkemece davacının talebiyle bağlı kalınması gerektiğinden, davacı tarafça takip talebinde belirtilen 348.094,28 TL'nin üzerinde bir tutara hükmedilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, davacının icra takip talebiyle bağlı kalınarak 334.429,36 TL asıl alacak, 13.014,21 TL işlemiş faiz ve 650,71 TL BSMV olmak üzere toplam 348.094,28 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğundan, hüküm altına alınan alacak miktarı bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan, hükmedilen 348.094,28 TL nakdi alacağın %20'si oranında İİK'nın 67. maddesi uyarınca 69.618,85 TL icra inkar tazminatına davacı yararına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalıların itirazının iptali ile takibin 334.429,36 TL asıl alacak, 13.014,21 TL işlemiş faiz ve 650,71 TL BSMV olmak üzere toplam 348.094,28 TL üzerinden aynı koşullarla devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 69.618,85 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 23.778,32 TL nispi karar harcının peşin alınan 4.204,12 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 19.574,20 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 55.695,08-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 4.907,02 TL( 615,40 TL BVH, 87,50TL VSH, 4.204,12 TL peşin harç) harcın davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 10.362,50 TL ( 362,50 TL tebliğler ve posta, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL'nin davalılardan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ( e duruşma ) ve davalılar vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!