Eski şirket ortakları kardeşler arasında vekalet görevinin kötüye kullanılarak banka hesabından çekilen paraların iadesi talepli icra takibine itirazın iptali davasının temyiz incelemesi ve inkar tazminatı talebi.
Özet: Kardeş ve eski iş ortakları olan taraflardan davalı, davacının kendisine verdiği genel vekaletnameyi kötüye kullanarak banka hesaplarından toplam 500.000 TL çektiği ve bu parayı iade etmediği iddiasıyla açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesince davalının itirazının kısmen iptali ile söz konusu meblağ ve işlemiş faizi ile birlikte inkar tazminatı ödemesine karar verilmiştir; davalı, çekilen paraların davacının borcuna karşılık veya bilgisi dahilinde olduğunu savunsa da, iddialarını ispatlayamaması üzerine bölge adliye mahkemesi kararı onamış ve davalı kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 4. Asliye Hukuk (Ticaret) MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tarafların kardeş ve ... Petrol Ltd. Şti.'nin eski ortakları olduğunu, müvekkili tarafından 27.07.2010 tarihli (Banka kredi - Banka işlemleri genel yetki içeren) vekaletname ile davalının vekil tayin edildiğini, müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasından sonra 12.07.2016 tarihinde davalının vekillikten azledildiğini, şirket ortaklığından ayrıldığı gün olan 20.05.2016 tarihinde 4 ayrı işlemde toplam 400.000,00 TL ve ardından 30.05.2016 tarihinde 250.000,00 TL olmak üzere davalı tarafından toplam 650.000,00 TL kredi çekilip borçlandırıldığını, vekaleten yapılan bu işlemlerden hiçbir bilgi verilmediğini, paralar müvekkiline iade edilmediği gibi müvekkilinin bu durumu 20.01.2021 tarihinde öğrendiğini, bunun üzerine 30.03.2021 tarihli ihtarname gönderilerek paraların iadesinin talep edildiğini, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek; icra takibine vaki itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının yapılan işlemlerden haberdar olduğunu, paraların çekildiği tarih itibariyle davacının resmi defterlerine işlendiğini, davacının müvekkilinin abisi olması nedeniyle taraflar arasında zaman zaman ödünç para alışverişleri olduğunu, davacının müvekkiline olan borcunu ödemek amacıyla müvekkiline verdiği yetki ve talimatla paraların hesaptan çekildiğini, bu nedenle müvekkilinin kendi hesabından çektiği paraları davacının hesabına yatırdığını, davacının ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini savunarak; davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporları ile davacının hesabından 20.05.20 16... .05.2016 tarihlerinde toplam 500.000,00 TL çekilen para olduğunun tespit edildiği, davalının davacıya 500.000,00 TL bedeli iade ettiğinin ispat yükü altında bulunduğu, vekalet görevinin kötüye kullanılması bir nevi haksız fiil olarak nitelendirildiğinden kredilerin çekildiği tarih haksız fiil tarihi olarak kabul edilip icra takip tarihine kadar yasal faiz işletildiği, davacıya borç olarak para verildiğinin, davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 500.000,00 TL asıl alacak ve 224.085,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 724.085,60 TL alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık %9 faiz oranı üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si olan 100.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, özellikle davalının iddiaların ispat edememesi karşısında,ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; delilleri toplanmadan ve bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacının hesabına müvekkili tarafından yatırılan paraların hangi hukuki sebeple yatırıldığına dair davacı tarafından da bir açıklamada bulunulmadığını, hiç bir itiraz ileri sürülmemiş olmasına rağmen müvekkili tarafından davacının hesabına yatırılan paraların yok sayıldığını, raporda davacının hesabına yattığı belirlenen tutarların aslında müvekkili tarafından davacının hesabına yatırılan ödünç verilen paralar olduğunu, faizin başlangıç tarihinin icra takibin yapıldığı tarih olarak kabul edilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı için yasal şartların oluşmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı tarafça vekaletin kötüye kullanıldığı iddiasıyla alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı tarafından davalıya verilen vekaletname ile davacıya ait hesaptan paralar çekildiği, ispat yükü üzerinde olan davalı vekilin hesaptan çektiği paraların hesabını verdiğine ilişkin hususu ispatlayamamış olduğu anlaşıldığından; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.