İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, kambiyo senedinin bedelsizliği iddiasına dayalı menfi tespit davasında ilk derece mahkemesi kararını onayan istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki belge, davacının hileyle alındığını veya bedelsiz olduğunu iddia ettiği bir kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti amacıyla açtığı menfi tespit davasıyla ilgilidir; davalı, senedin kendi babası tarafından davacıya verilen bir borcun karşılığı olduğunu ve kendi adına düzenlendiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, daha önce verdiği ret kararının istinaf tarafından bozulması üzerine yaptığı yeni yargılamada, davalının kendi beyanlarıyla borç ilişkisinin taraflar arasında değil, davacının davalının babasıyla arasında kurulduğunu ikrar etmesi ve davacı ile kendi arasında bir hukuki ilişkiyi ispatlayamaması nedeniyle davanın kabulüne karar vermiştir. İstinaf mahkemesi ise, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olmasına rağmen, davalının çelişkili ifadeleri ve senedin bedelsizliğine ilişkin ilk derece mahkemesi tespitinde usul ve esasa aykırılık bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2025NUMARASI:████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kendisi aleyhinde Bursa 5. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibine konu senedin davalının erkek kardeşisi ... tarafından hile ile korkutulup ölümle tehdit edilerek ve boş olarak izmalatılan 80.000,00 TL tutarındaki senet olduğunu, aleyhinde yapılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, kendisinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek, dava konusu icra takibine dayanak senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının babasının sağlığında evinde hizmetlerini yerine getirmek üzere çalışan bir kişi olduğunu, babasından borç para istediğini, babasının kendisinden istediği, 80.000-TL'yi parayı babasına verdiğini, bu paranın verilmesi karşılığında kendi aralarında senet yaptıklarını, senedi kendi lehine düzenlediklerini bundan kendisinin de haberinin olmadığını, senetten babasının 2010 yılında ölüm tarihinden 3 ay önce kadar haberim olduğunu, davacıya verilen borç para ile Küçükbalıklı'da bir ev satın alındığını öğrendiğini, zaten para da bu ev satın alınsın diye verildiğini, borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin ████████ E. ███████ K. sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davalının icra takibine konu senette taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi de ispatlaması gerektiği, dosya kapsamında davacının davalının babasına bu senedin verilmesini gerektirecek hukuki ilişki olduğu konusunda ispat külfetinin yerine getirmediği, davalının cevap dilekçesindeki ikrarı ile borç ilişkisinin kendisi ile davalı arasında değil kendisi ile babası arasında kurulduğunu beyan ettiği, bunun aksine olacak şekilde davalının kardeşleri olduğunu beyan eden ... ve ... tarafından davacının davalıya borçlu olduğunu ve senedin bu borca karşılık verildiği yönündeki iddialarına da itibar edilmediği, icra takibine konu senedin bedelsiz olduğu anlaşılmakla gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davalı istinaf dilekçesinde; kambiyo senedine dayalı alacakların sebepten mücerret olduğundan taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kanıtlanmasına gerek olmadığını, emsal yüksek mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu, mahkemece re'sen bedelsizlik iddiasından bahsedilerek davanın kabulüne karar verildiğini, bunun kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkeme kararının usul yönünden de bir çok bakımdan hukuka aykırı olduğunu, hüküm kısmında zorunlu arabuluculuk ödeneğinin kendisine yüklendiğini,davacı adına barodan yetkili avukat görevlendirilmediğini, yerel mahkemeye sundukları beyan dilekçelerinin dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE:Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu senette davacının keşideci, davalının lehdar olarak yer aldığı, davacının dava dilekçesinde davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek bedelsizlik def'ini ileri sürdüğü, senedin lehdarı olan davalı ...'nun, mücerretlik ilkesi gereğince beyanda bulunma zorunluluğu bulunmamasına rağmen cevap dilekçesinde; babasının davacıya verdiği 80.000-TL para karşılığı davaya konu senedin alınarak, lehdar hanesine kendi isminin yazıldığını, babasının 2010 yılında ölüm tarihinden 3 ay önce senetten haberinin olduğunu, senedin verilmesine ilişkin 80.000-TL paranın da davacıya kendisinin değil, babasının verdiği yönündeki beyanları ile, keşideci ile aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığını ikrar ettiği, böylece senedi düzenleyenin, senet lehtarına herhangi bir temel borç ilişkisinin bulunmadığının ispat edildiği, (Emsal Yargıtay 11.HD'nin █████████ E., █████████K.sayılı kararı) bu durumda ispat yükün kendisine geçen davalının, ispat külfetini yerine getirmediği, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin ve davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı aleyhine yargılama giderlerine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalının yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 3.068,27 TL harçtan, peşin alınan 767,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.301,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026