Orman İdaresinin, 2/b uygulamalarıyla vasfı değiştirilen taşınmazın orman olarak tescili talepli tapu iptal ve tescil davasında, Yargıtay bozma kararına uyularak verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Orman İdaresinin, 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılarak davalılar adına tescil edilen bir taşınmazın tapusunun iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle açtığı davada, davalılar taşınmazın 2/b niteliğini ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi davayı reddederken, Yargıtay bu kararı, yapılan araştırma ve bilirkişi incelemesinin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, dava konusu yerin orman niteliği ve itiraz sürelerine ilişkin eksik incelemeler bulunduğu, ayrıca davacının dayandığı önceki bir Kadastro Mahkemesi kararının ilgili taşınmazla alakalı olmadığı gerekçesiyle bozmuştur.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 30... parsel sayılı 125,43 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davalı ...'un kullanımında olduğu şerhi yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleştiği, daha sonra 1976 yılında aplikasyon, orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesi uygulamasının, 1981 yılında arazi kadastrosunun, 1989 yılında aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulamasının, 2007 yılında 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca fennî hataların düzeltilmesi işleminin yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; .. Kadastro Mahkemesinin █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı ile .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde bulunan 397 sayılı parselin tespit gibi orman niteliğiyle Hazine adına hükmen tescil edildiğini, Mahkeme kararı uyarınca 1 30... parsel sayılı taşınmazın anılan orman parseli içinde kaldığını, ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesi kapsamında yapılan çalışmalar sonucu 397 parselin içerisinde yer alan 1 30... parsel sayılı taşınmazın kullanıcı tespitinin yapılarak Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, 1 30... sayılı parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, davalıların müdahalelerinin men'ine, muarazanın giderilmesine, parsel üzerindeki muhdesatların kal'ine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinden feragat etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı .. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 1 30... parsel numaralı taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğunu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi ve 11. maddesi gereği fiilen orman olduğu tespit edilen yerlerin talep üzerine Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceğini, davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tamamının 3 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulamaları neticesinde orman sınırları dışına çıkarılarak 18.04.1990 tarihinde ilan edildiğini ve ilanın da kesinleştiğini, davacının kesinleşmiş komisyon kararlarını aksini iddia eder biçimde dava açmasının düşünülemeyeceğini, zira komisyon kararlarına karşı dava açma süresinin ilan tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre ile kısıtlandığını, kanunda yer alan 10 yıllık istisnai dava açma hakkının da sadece tapulu gayrimenkul sahiplerine tanındığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.01.2016 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurul raporunda; dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılan orman tahdidi içinde iken 1976 yılında yapılıp kesinleşen 2. madde uygulaması sırasında IV poligon numarasıyla Hazine adına çıkarıldığının, 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4999 sayılı Kanun) ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan fennî hataları düzeltme işlemiyle, 1744 tahdit haritasındaki hatanın çalışma tutanaklarına göre düzeltildiğinin, önceki bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda düzeltme öncesi 2. madde haritasının esas alındığının, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait düzeltme işlemine Orman İdaresi tarafından itiraz edilmediğinin, .. Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının dava konusu yerle ilgili olmayıp, 3302 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan yerle ilgili olduğunun, dava konusu yerin 2. madde ile çıkarıldığından anılan Mahkeme kararının kapsamı dışında bulunduğunun belirtildiği, raporu hükme dayanak yapılmayan orman ve fen bilirkişisi tarafından ortak düzenlenen ilk raporda ise; dava konusu taşınmazın 3116 tahdidi içinde iken 1976 yılında yapılıp kesinleşen 2. madde uygulaması sırasında IV poligon numarasıyla Hazine adına çıkarıldığının, taşınmazın .. Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilâmıyla orman yapılan 397 sayılı parsel içinde kaldığının belirtildiği, Dairede, temyiz incelemesi yapılan dava konusu taşınmaz ile aynı konumda bulunan 1 37... sayılı parsele ilişkin İlk Derece Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında Orman İdaresinin sunduğu 05.06.2014 tarihli inceleme tutanağı ve ekli krokide IV numaralı 2. madde poligonunda 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan düzeltme işleminin Kemer Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar ile ████████ Esas ve ███████ Karar ve ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı ilâmlarıyla iptal edildiğinin belirtildiği, bu durumda taşınmazın 2. madde alanında kalıp kalmadığı yönünde duraksama olduğu, diğer taraftan Orman İdaresinin; dava konusu taşınmazın Kemer Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilâmıyla orman niteliğiyle Hazine adına tescile karar verilen 397 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığından özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürdüğü halde İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın anılan Mahkeme kararlarının kapsamı içinde kalıp kalmadığı, dava konusu yerle ilgili 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan fennî hataların düzeltilmesi çalışmasının yerinde olup olmadığının, anılan çalışmanın iptal edilip edilmediğinin usûlünce araştırılmadan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler yöntemince giderilmeden sonuca gidildiği açıklanarak, 397 sayılı parselin tamamına ilişkin kadastro paftası, Kadastro Mahkemesinin █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyası, Kemer Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar, ████████ Esas ve ███████ Karar ile ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyaları, yörede 3116, 1744, 33 02... sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan çalışmalara ilişkin tüm belgeler ve haritalar, eski tarihli memleket haritası ile 31.12.1981 tarihine yakın memleket haritası ve anılan memleket haritalarının yapımında kullanılan hava fotoğrafları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen bilirkişisi yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, aynı iddiayla dava konusu 397 sayılı parselde orman rejimi dışına çıkarıldığına ilişkin çok sayıda dava olduğundan, tüm taşınmazlar ile Kadastro Mahkemesinin █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyası, Kemer Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar, ████████ Esas ve ███████ Karar ile ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyalarına konu taşınmaz bölümlerinin kadastro paftası, orman kadastrosu, aplikasyon, 2. madde, 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalar, düzeltme haritası, memleket haritaları ve hava fotoğrafları ölçekleri (1/5000, 1/100 00... /25000) eşitlenmek suretiyle denetime elverişli olarak ayrı renkli kalemler ile birbirleri üzerinde denetime elverişli şekilde müşterek imzalı rapor ve eki krokide gösterilmesi, 4999 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin, tutanaklarla tahdit haritasının çelişmesi hâlinde, haritanın tutanaklara göre düzeltilmesi işleminden ibaret olduğu ve düzeltme işleminin kesinleşen tahdide aykırı olamayacağı gözetilerek kesinleşen tahdidi hukukî yollar hariç hiçbir merci ve makam değiştiremeyeceğinden, 6831 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi hükümlerine uyulmadan orman kadastro komisyonunun yaptığı düzeltme işleminin geçerli olmayacağının gözetilmesi, Kadastro Mahkemesinin █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyası, Kemer Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar, ████████ Esas ve ███████ Karar ile ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyalarına konu taşınmaz bölümlerinin neresi olduğunun, dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadıklarının, tapuya tescil edilip edilmediklerinin belirlenmesi, varsa tapu kayıt suretlerinin getirtilmesi, mükerrer tespit ve tescil olup olmadığının tespit edilmesi, dava konusu taşınmazın 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığının belirlenmesi halinde taşınmazın eylemli durumunun tespit edilmesi, 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 11/5. maddesinde, 2/B madde uygulamaları sonucu orman rejimi dışına çıkartılan ancak, fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerlerin talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilip orman niteliği ile Hazine adına tescilinin öngörüldüğü, Orman İdaresi ile Hazine arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazın mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olduğu, Orman İdaresinin bu tür yerlerin Hazineden idarî yolla orman olarak tahsisini talep edebileceği gibi bu talebini dava yolu ile de isteyebileceğinin gözetilmesi, dava konusu taşınmazın halen orman niteliği ile 397 parsel numarasıyla tapuda kayıtlı olan ve 2. madde ile 2/B madde uygulamalarına konu edilmeyen bölümünde kaldığının belirlenmesi halinde tapu kaydının iptaline karar verilmesi, tescil yönünde hüküm kurulmaması gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 22.02.2023 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında, dava konusu taşınmazın yörede 1946 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan tahditte orman olarak sınırlandırıldığı, 1976 yılında yapılan aplikasyon, orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesi uygulaması ve 1989 yılında yapılan aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulaması çalışmalarında durumunda değişiklik olmadığı, taşınmaz 397 sayılı orman parseli içinde iken 2007 yılında 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca yapılan fennî hataların düzeltilmesi işlemi ile 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları esnasında 397 parselden P IV poligonu ile çıkarılan bitişik 2/B parseline dahil edildiği, 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulamalarında çizim ve fennî hatanın bulunmadığı, 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemin hatalı olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince tapu kaydının iptali yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu 1 37... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tapuya tesciline, men'i müdahale ve kal talebi yönünden talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; müdahalenin men'i ve kal taleplerinin hala devam ettiğini, yargılama giderleri yönünden de hükmün hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, el atmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!