Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen faturalara itirazın iptali davasında, davalının icra dairesi yetkisizliği itirazının dava şartı olarak incelenmesi gerektiğini belirtti.
Özet: Davacı şirketin, davalıya yönelik ürün satışından kaynaklanan ödenmeyen fatura alacakları için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemiyle açtığı davada, davalının faturaların ve mutabakatın ispatlanmadığı, arabuluculuk şartının eksik olduğu ve özellikle icra takibinin yetkisiz bir icra dairesinde başlatıldığı yönündeki savunmaları üzerine mahkeme, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için geçerli bir icra takibinin zorunlu olduğunu vurgulayarak, Yargıtay içtihatları doğrultusunda öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari ilişkileri kapsamında davalıya çeşitli ürünler sattığını, ancak düzenlenen faturalardan ..... nolu faturanın bakiye 63.412,08 TL, ..... nolu faturanın 180.919,67 TL ve ..... nolu faturanın 113.157,10 TL tutarındaki bedellerinin ödenmediğini, davalının faturalara süresi içinde itiraz etmediği gibi cari hesap mutabakat metnini de kaşe ve imza ile teyit ettiğini, bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı icra takibinin davalının haksız ve tahsili geciktirme amaçlı borca itirazı üzerine durduğunu ve zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile davalının Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit ve imzalı mutabakata dayalı olduğundan davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu faturaların düzenlenmiş olmasının sözleşmesel ilişkinin varlığını ve malın teslim edildiğini ispata yeterli olmadığını, sevk irsaliyesi gibi yazılı delillerle teslim olgusunu kanıtlayamayan davacının bakiye alacak iddialarının asılsız olduğunu ve ispat yükünü yerine getiremediğini belirterek, usule ilişkin olarak davacının dava şartı olan arabuluculuk son tutanağının aslını veya onaylı suretini dosyaya sunmadığını, müvekkili şirketen yerleşim yeri adresi uyarınca yetkili icra dairesinin Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü olduğunu ve usulüne uygun başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığını, itirazın iptali davasında takibin yapıldığı yer mahkemesinin doğrudan yetkili hale gelmeyeceğini ileri sürerek genel yetki kuralları uyarınca Gaziosmanpaşa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, esasa ilişkin olarak da icra takibine ve davaya dayanak gösterilen 31.12.2025 ile 08.01.2026 tarihli cari hesap mutabakat belgelerinin net olmadığını, bu belgelerdeki müvekkil şirket kaşesi üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ve sahte olduğunu, bu hususta resmi kurumlardan emsal imza örnekleri celbedilerek grafolojik imza incelemesi yapılması gerektiğini beyanla, davanın öncelikle arabuluculuk tutanağı eksikliği ile icra dairesinin ve mahkemenin yetkisizliği nedenleriyle usulden reddine, aksi halde haksız, kötü niyetli ve mesnetsiz olan davanın esastan reddi ile davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından icra dairesinin yetkisiz olduğu ve buna göre geçerli icra takibi bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle iş bu husus dava şartı olduğundan öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir.
İtirazın iptali davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir ilamsız genel icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun icra takibi bulunmadıkça itirazın iptali davası açılamaz. İcra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşıldığı için dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi halinde yetkili icra dairesince usulüne uygun ödeme emri düzenlenip borçluya tebliğ edilmeden borçlunun daha önceki itirazına istinaden itirazın iptali davası açılamaz.
Yargıtay ...... Hukuk Dairesi..... Esas, ..... Karar sayılı ilamında da; Davalı ödeme emrine itirazında icra dairesinin yetkisizliğini de ileri sürmüştür. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.11.2002 gün ve ███████–900–994 E.K. sayılı kararında da açıklandığı gibi, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenerek icra dairesinin yetkili olduğunun tesbiti halinde işin esasına girilmek; yetkisizliğinin belirlenmesi halinde ise yetkili bir icra dairesinde usulüne uygun bir takip yapılmadığından davanın reddine karar verilmek gerekirken, mahkemenin kendi yetkisizliğine karar verilmesi doğru değildir. " denmektedir.
HMK'nın 6. Maddesi gereğince kural olarak her dava açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. İcra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmayıp, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması halinde, mahkemece resen icra dairesinin yetkisizliği gözetemeyeceği için, borçlunun itiraz yolu ile bunu ileri sürmesi gerekir. Davalı-borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi durumunda, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması bir dava şartı olduğundan mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenir ve takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılırsa, takibin yetkisiz icra dairesinde yapılmış olması nedeniyle davada dava şartı gerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilir.
Somut olayda icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. Davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazını süresinde sunduğu, taraflar arasında ifa yeri olarak başkaca bir yer belirlenmediği, özel hükümlere göre de dava konusu itibariyle borçlunun yerleşim yeri olan Gaziosmanpaşa İcra Dairelerinin yetkili olduğu değerlendirilmiştir. TBK.nın 89/1. maddesi hükmüne göre, para alacakları, alacaklının yasal ikametgahında ödenir. İlgili maddenin uygulanması için taraflar arasında sözleşme veya ticari ilişkisinin kurulması gerekmektedir. Davacının HMK’nın 10 ve TBK'nın 89/1 maddesi gereğince kendi yerleşim yeri adresinin Başakşehir olması nedeniyle TBK 89. maddesi hükümleri uyarınca davacının icra takibini Küçükçekmece İcra Dairelerinde açabileceği değerlendirilmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nun 6.maddesi genel yetki incelendiğinde: davalının yerleşim yerinin "Sultangazi" olduğu, bu bakımdan yetkili icra dairelerinin Gaziosmanpaşa İcra Daireleri olacağı, davacının icra takibini BK 89 maddesine dayanarak açması halinde de Küçükçekmece İcra Dairelerinin yetkili olacağı, icra takibinin Bakırköy İcra Dairelerinde başlatıldığı, davalının da borca itiraz dilekçesiyle süresinde yetki itirazında bulunduğu, seçimlik hakkın kendisine geçtiği göz önüne alınarak yetkili icra dairelerini Gaziosmanpaşa İcra Daireleri olarak göstermiş olması göz önüne alınarak davacının kanun ile belirlenen yetki kurallarına uymadan kanunen belirlenen yetkili icra dairesinde takip başlatmadığı anlaşıldığından, itirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takip başlatılmasının özel bir dava şartı olduğu da gözetilmek suretiyle ortada geçerli bir icra takibi mevcut olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Usulüne uygun icra takibi bulunmadığından davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 4.317,58 TL'ın mahsubu ile bakiye 3.585,58 TL harcın talep halinde yatırana iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!