Yargıtay, ehliyetsiz ve asli kusurlu sürücünün neden olduğu taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan verilen hükmün onanmasına ilişkin temyizleri reddetti.
Özet: Ehliyetsiz ve tam kusurlu olduğu tespit edilen sanığın, kamyonetiyle kaldırımda bulunan çocuklara çarpıp birinin ölümüne diğerinin yaralanmasına neden olduğu taksirle öldürme suçundan verilen hapis cezasının, sanık müdafii ile katılan vekilinin olası kast uygulanması, ceza indirimi yapılmaması ve suç vasfı gibi çeşitli itirazları dikkate alınarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda, yargılama sürecinde hukuka aykırılık ve usul hatası bulunmadığı gerekçesiyle onanmasına hükmedilmiştir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın olası kast hükümlerine göre cezalandırılması gerektiğine, sanığın en üst hadden cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 03.07.2019 tarihinde saat 20.00 sıralarında, sanık ...'nin sevk ve idaresinde bulunan 34... plaka sayılı kamyonet ile İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi .... Sokağa sağa doğru dönüşü esnasında kaldırımda bulunan ... ve ...'ye çarpması sonucunda ...'ın öldüğü, ...'nin basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek, yüzde sabit iz kalacak nitelikte yaralandığı olayda; 03.07.2019 tarihli kaza tespit tutanağı ve keşif sonucu düzenlenen 04.09.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre sokak dönüşünde hızını koşullara uyarlamayan, dikkatsiz, tedbirsiz ve acemice araç kullanan, birden çok trafik kuralını ihlal eden (KTK m. 84/j, 53/a ve 52/a), sürücü belgesiz araç kullanan sanık ...'nin asli ve tam kusurlu olduğu, 4 yaşındaki ölen ...'ın ve 5 yaşındaki katılan ...'nün ve ebeveynlerinin meydana gelen kazada herhangi bir kural ihlali ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "güven ilkesi" doğrultusunda kazanın önlenebilmesi için yapabilecekleri herhangi bir şey olmadığından her iki çocuk ve ebeveynlerinin kusursuz olduğunun belirtildiği, sonuç olarak sanık asli ve tam kusurlu kabul edilerek, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş; ancak “Sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle karar verilmesi hukuka aykırı görülerek ve açıklanan hukuka aykırılığın kanunî gerekçesiyle düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!