Mirasçıların kadastro harici bırakılan arazilerin tescili ve kamulaştırmasız elatma tazminatı taleplerinin, eski tapu kayıtlarının hukuken geçersizliği ve orman vasfı nedeniyle reddine dair içtihat metni.
Özet: Mirasçılar tarafından, atalarına ait olup kadastro tespiti dışında bırakılan ve uzun yıllardır kullandıkları taşınmazların adlarına tescili veya kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat talebiyle devlet kurumlarına karşı açılan davada; davacılar eski tapu kayıtlarına dayanarak mülkiyet iddia ederken, davalılar davanın süresinde olmadığını, taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağını, orman vasfında olabileceğini ve devletin hüküm ve tasarrufunda bulunduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi ise, eski tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirmesi, 2/b alanı sonrası zilyetliğin geçersizliği ve hukuki değeri olmayan kayıtlara dayanarak tazminat istenemeyeceği gerekçeleriyle hem tescil hem de tazminat taleplerini reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosya davacıları vekili tarafından duruşma istemli, birleşen dosya davacıları vekili, davalılar .. vekili ve ... vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin masraftan reddine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi ... sınırları içinde bulunan, davacıların murisleri ... ve ..’e ait tapulu taşınmazların kadastro tespitinde kadastro harici bırakıldığını ve tapuya tescil edilmediğini, taşınmazlardan birinin 173 cilt, 89 sayfa ve 106 sıra numarasında 13376 m² olarak tapuda kayıtlı olduğunu, davacıların kullandıkları alanın 100 dönüm kadar olduğunu, diğer taşınmazın aynı köyde .. Dere mevkinde 15 dekar olarak eski tapu kaydında göründüğünü, bu taşınmazın da halen davacıların kullanımında olduğunu beyan ederek, kadastro harici bırakılan bu taşınmazların davacılar adına tespit ve tesciline; mümkün olmadığı takdirde kamulaştırmasız elatma nedeni ile şimdilik 5.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2. Birleşen ████████ Esas sayılı dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların .. oğlu ...'in mirasçıları olduğunu, murisin kardeşleri olan ... ve .. ile birlikte asıl dava dosyasına konu edilen 13785 m² miktarındaki taşınmazın 5/6 oranında maliki olduğunu, bu yerin 1/6 hissesinin ise asıl dava dosyasına konu diğer murisler adına kayıtlı olduğunu, bu yerin çevresindeki tapusuz alanlarla birlikte 50 yıldan bu yana kullanıldığını, asıl dava dosyasına konu olan 15 dekar büyüklüğündeki ikinci taşınmazın ise kök muristen tüm mirasçılara kaldığını beyan ederek, bu taşınmazların veraset ilamındaki payları oranında tüm mirasçılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, taşınmazın tespit harici bırakılmasına gerek davacılar gerekse murisleri tarafından itiraz edilmediğini, taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını, taşınmazın kadastro tespitinde tespit harici bırakılan yer olup, bu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, taşınmazın orman sınırları içinde olduğunun tespiti halinde, özel mülkiyete konu olması mümkün olmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacıların tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacıların uğradıklarını iddia ettiği zararları öncelikle karşılamakla yükümlü olanın taşınmazı satan kişi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; Devlet ormanlarının zilyetlik ve zamanaşımı ile kazanılamayacağını, dava konusu taşınmazların orman olduğunun tespit edilmesi halinde davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, Devlet ormanlarının Anayasa ile korunmakta olup, bir taşınmazın Devlet ormanı olduğunun tespit edilmesi halinde uygulanan işlemin kamulaştırma işlemi olmadığını, tazminata ilişkin talebini kamulaştırmasız elatma eylemine dayandıran davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların tapuda malik olmayan kişilerden taşınmazı satın aldıklarını iddia ettiklerini, davacıların ancak önceki maliklerden zararlarının tahsilini isteyebileceklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zamanaşımı ile kazanılacak yerlerden olmadığını, taşınmazın ihya eden adına tespiti için her şeyden önce Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, orman sayılmayan ve bir kamu hizmetine de tahsis edilmeyen yer olması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, taşınmazın özel mülke konu olup olmayacağının araştırılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile evveliyatı orman olan dava konusu yer için davacıların tutunduğu eski tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği, taşınmazların 2/B alanına alınmasından sonraki zilyetliğe de değer verilemeyeceği, ayrıca hukuki değerini yitiren ve yolsuz tescil niteliğinde bulunan eski tapu kayıtları sebebiyle tazminat istenmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden, tüm davalılar hakkında açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine; tazminat davasının davalılar Orman İdaresi, ... ve ... yönünden husumet nedeniyle reddine, tazminat davasının Hazine yönünden reddine; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davacıları vekili ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığı ve bilahare 2/B olarak orman sınırları dışına çıkarıldığının sabit olduğu, kesinleşen orman kadastrosuna yönelik işbu davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, ormanlık alanda oluşan tapunun herhangi bir hukuki kıymeti bulunmadığı, özel mülkiyete konu olamayacak nitelikte olan orman arazisinde zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın herhangi bir hukuki değeri bulunmadığı, bölgede, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmadığına göre, bu yerlerin 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca tapu kaydına bağlı olarak iadesi gereken yerlerden olup olmadığı hususunun da bu aşamada tartışılamayacağı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesinin tapu iptali ve tescil isteminin reddine yönelik esasa ilişkin gerekçesinin yerinde olduğu; tazminat istemine ilişkin yapılan değerlendirmede ise, ormanlık alanda oluşan tapunun herhangi bir hukuki kıymeti olmadığına göre buna dayalı tazminat talep edilemeyeceği, yine davacı tapusu iskanen verilmiş olup İskan Kanunu'nda orman arazisinin dağıtılabileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, dolayısıyla bu tapu kaydı yolsuz nitelikte olup davacılara herhangi bir hak bahşetmeyeceği, devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitirdiği, hukuki değerini yitiren bir tapuya dayanılarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunulamayacağı; vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurularının değerlendirilmesinde ise Hazine aleyhine açılan maddi tazminat isteminin reddinde tarifenin 13/4. maddesinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; Hazine ve yasal hasım konumundaki diğer davalılara yönelik tapu kaydı ve zilyetliğe dayalı tescil davası yönünden ise bu türden talepli Hazine ve yasal hasım konumundaki davalılar aleyhine açılan davanın reddi durumunda ise Yargıtay İçtihatları gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği karşısında yazılı şekilde tüm davalılar yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmenin doğru olmadığı gerekçesiyle, asıl dosya davacıları vekili ve birleşen dosya davacıları vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin vekalet ücretine hasren kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl dava yönünden; tüm davalılar hakkında açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine, tazminat davasının davalılar Orman İdaresi, ... ve ... yönünden husumet nedeniyle reddine, tazminat davasının Hazine yönünden reddine; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Asıl dosya davacıları vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle davanın tapu iptali ve tescil davası olmadığını, davanın tespit ve tescil, mümkün değilse el atma nedeniyle tazminat davası olduğunu, kadastroca tapuya tescil edilmiş bir tapu kaydı bulunmadığını, dava konusu olan ve kadastro harici bırakılan taşınmazların şuan da orman olmadığını ve 2/B alanında kaldığının sabit olduğunu, taşınmazlardan bir kısmının eski tapu kaydına, bir kısmının zilyetliğe bağlı olarak davacıların fiili hakimiyetinde bulunduğunun tespit edildiğini, bu taşınmazların 6292 sayılı Kanun uyarınca şagillerine verilecek taşınmazlardan olduğunu, taşınmazların orman sınırları içerisine alındığında yani Devletleştirildiğinde bu taşınmazların bedelinin ödenmediğini, dolayısıyla eski tapu kaydında malik olarak görünen kişilere iadesi gerektiğini, mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramayacağını, Anayasa Mahkemesinin ilgili kararında tapulu taşınmazın orman sınırları içerisine alınması halinde Devletin zararı karşılaması gerektiğinin hüküm altına alındığını, 6292 sayılı Kanun'un ilgili hükmünce hak sahibine işgal ettiği alan ve hak sahipliği tespit edilmiş olmasına rağmen kısıntı veya herhangi bir sebeple taşınmaz verilemiyorsa başka bir yerden aynı değerde ve nitelikte başka bir yer verileceğinin düzenlendiğini, Mahkeme kararında buna yer verilmesi gerektiğini, Mahkemece bu kapsamda bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Birleşen dosya davacıları vekili temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesinin ██████████ başvuru numaralı ve 09.06.2021 tarihli kararı ile herhangi bir şerh içermeyen tapu kaydına istinaden bir taşınmaz edinilmiş ve taşınmaz daha sonra idare tarafından orman olarak tespit ve tescil edilmiş ise mülkiyet hakkına yapılan bu ölçüsüz müdahalenin dengelenmesi adına taşınmaz sahibine tazminat ödenmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, Mahkemece tapu kaydı bulunmayan ve zilyetlik sebebiyle kazanımı talep edilen taşınmaza ilişkin olarak tespit kararı verilmemesinin usule aykırılık teşkil ettiğini, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında kaldığı belirtilen taşınmazın, 2/B arazi olarak tespitine ilişkin bir hüküm tesis edilmesinin de doğru olmadığını, asıl dava davacıları ile birleşen dosya davacıları arasında zorunlu dava arkadaşı olduğunu, bu sebeple asıl davadaki miras hisseleri oranındaki tespit, tescil ve tazminat taleplerinin birleşen dosya davacıları bakımından da sonuç doğuracağını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman olup olmadığı ve taşınmazlar üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosya davacıları vekili, birleşen dosya davacıları vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden ..., .. Büyükşehir Başkanlığı ve ...'den ayrı ayrı alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.