Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap ve fatura borcuna itirazın iptali davasında, alacak ve faiz hesaplamaları ile ilgili gerekçeli kararını yayımladı.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan vadesi geçmiş fatura alacakları nedeniyle davacı şirketin davalı şirket aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını özetlemektedir; davacı, toplam 46.955,43 TL anapara ve 4.362,03 TL işlemiş faiz alacağının tahsili ile icra inkar tazminatı ve ihtiyati haciz talep ederken, davalı zamanaşımı, cari hesap ilişkisi içinde yapılan ödemeler ve alacağın likit olmaması gibi gerekçelerle davanın reddini istemekte, uyuşmazlık ise üçüncü şahıslarca davacıya yapılan ödemelerin davalı borcundan mahsubu ve faiz hesaplamalarının doğruluğu etrafında odaklanmaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: ████████ Esas - ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AYargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.ANKARA7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████KARAR NO : ████████...DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025G.K. YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan, Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari satım sözleşmesine dayalı (cari hesap ve fatura) bir ticari ilişki bulunduğu; davalının, vadesi gelmiş █████/2021 tarihli 25.601,48.-TL, █████/2021 tarihli 283,20.-TL ve █████/2021 tarihli 34.115,89.-TL bedelli faturalardan kaynaklanan toplam 46.955,43.-TL cari hesap borcunu ödemediği; bu durum üzerine ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya borcunu ödemesi için ihtar gönderildiği ancak ödeme yapılmadığı; alacağın tahsili amacıyla ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı; davalının haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğu; davalı şirketin ...Holding grup şirketlerinden olduğu ve borca itirazının kötü niyetli olduğu; arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığı beyan edilmiş olup; davalının ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline; davalının mal kaçırma ihtimaline binaen menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine; takip konusu alacağa temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine; takibe haksız itiraz eden davalı aleyhine, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.II) CEVAP :Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; öncelikle dava ve talep edilen alacak kalemleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunulduğu ve itirazın iptali davasının süresinde açılmadığı; taraflar arasındaki ticari ilişkide cari hesap kullanıldığı, tekil faturalar üzerinden değil dönem sonu bakiyesi üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği; faturanın tebliğ edilmesinin tek başına ticari ilişkinin veya mal tesliminin kanıtı olmadığı; davalı şirket tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapıldığı ve bu ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olduğu; davacının munzam zarar talebinin yasal şartlarının oluşmadığı ve ispatlanamadığı; alacağın likit olmadığı, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğu; ihtiyati haciz koşullarının (İİK m. 257/II) oluşmadığı beyan edilmiş olup; davanın reddine; ihtiyati haciz talebinin reddine; davacı aleyhine, alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.III) DELİLLER : .... (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya,.... Esas numarasını almıştır) Esas Sayılı Dosyası Sureti..... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.... yevmiye numaralı ihtarnamesi.Cari Hesap Ekstreleri (... Makine - ......E-İrsaliye Suretleri.Banka Dekontları (... üzerinden ... .... tarafından yapılan ödemeler)....tarafından Mahkememize Sunulan █████/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu.... tarafından Mahkememize Sunulan █████/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu.IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ...("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, ... ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında; "dava konusu ticari satım sözleşmesinin akdedilmiş olduğu ve faturaların düzenlendiği" hususlarında, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; dava dışı ....... tarafından davacıya yapılan ödemelerin, davalı şirketin borcundan mahsup edilip edilmeyeceği; bu doğrultuda, ... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya,... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedilmiş bulunan ticari satım sözleşmesi uyarınca davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 46.955,43.-TL asıl alacak ve 4.362,03.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.317,46.-TL alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı; alacağın mevcut bulunmadığının tespiti halinde, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi :İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.(4) ...(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:a) İlamsız takip yapılmış olması,b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı şirketin cari hesap ve fatura alacağına istinaden başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz ettiğinin tespiti ile itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; borcun zamanaşımına uğradığı, davanın süresinde açılmadığı, davacıya ödemeler yapıldığı ve borcun bulunmadığı belirtilerek davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.d.1) Bilirkişi İncelemeleri :Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.i. SMMM, Bağımsız Denetçi ... Tarafından Düzenlenen █████/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu :Anılan bilirkişi kök raporu kapsamında; tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve delil olma vasfına sahip olduğu; davacı ticari defterlerine göre █████/2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 46.965,43.-TL alacaklı olduğu; davalı ticari defterlerine göre ise davalının davacıdan 44.100,57.-TL alacaklı olduğu; taraflar arasındaki uyumsuzluğun, dava dışı ... A.Ş. tarafından... Adına C/H Ödemesi" açıklamasıyla yapılan toplam 91.056,00.-TL tutarındaki ödemelerin (20.000 + 20.000 + 20.000 + 17.056 + 14.000) kayıtlara farklı işlenmesinden kaynaklandığı; davacının bu ödemeleri dava dışı ... A.Ş.'nin cari hesabına kaydettiği, davalının ise kendi borcundan mahsup ettiği; ... A.Ş. tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında davalı şirketin 44.100,57.-TL alacaklı olacağı, dikkate alınmadığında ise davacının 46.965,43.-TL alacaklı olacağı hususları rapor edilmiştir.█████/2023 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından “... tarafından yapılan ödemelerin davalı adına yapıldığının kabul edilemeyeceği, müvekkilinin her iki şirketten de alacaklı olduğu ve seçimlik hakkı bulunduğu, ödemelerin tarihlerinin 2020 yılı olduğu ancak takibe konu faturaların 2021 tarihli olduğu” gerekçeleriyle itiraz edilmiş; davalı vekili tarafından ise rapordaki aleyhe olan tüm hususlara itiraz edilmekle birlikte, "Rasih ve İhsan Maden Adına C/H Ödemesi" ibaresinin açıkça yer aldığı ve ödemelerin davalı şirketin cari hesap borcuna istinaden yapıldığının anlaşıldığı; davacının bu ödemeleri ihtirazi kayıt koymaksızın kabul edildiği; yasal karine gereği havalenin borç ödeme vasıtası olduğu" beyan edilmiş olup; Mahkememizce, “Davacı vekilinin itirazlarının her birinin, ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve cevaplanması (özellikle davacı vekilinin itiraz beyanlarında sunmuş olduğu ... ödemelerinin tarihlerinin, dava konusu faturalar ile ilgisinin ve mahsup edilip edilmeyeceği hususlarının değerlendirilmesi)” gerekçeleriyle ek rapor alınması cihetine gidilmiştir.ii. SMMM, Bağımsız Denetçi ...Tarafından Düzenlenen █████/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu :Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; tarafların defterlerinin usulüne uygun olduğu görüşünün korunduğu; TBK 102. maddesi uyarınca "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır" hükmü ve dekontlarda ...Adına C/H ödemesi" açıklamasının yer alması nedeniyle; dava dışı ... A.Ş. tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında davalı tarafın 44.100,57.-TL alacaklı olacağı; ödemeler dikkate alınmadığında davacının 46.965,43.-TL alacaklı olacağı yönündeki kanaatin değişmediği hususları rapor edilmiştir.█████/2024 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli dilekçe kapsamında, “... ödemelerinin tarihlerinin (2020) dava konusu faturalardan (2021) önce olduğu, bu nedenle mahsup edilemeyeceği, iki ayrı borçlu olduğu ve TBK 101-102 maddelerinin tek borçlu için geçerli olduğu, bilirkişinin hukuki değerlendirme yapamayacağı” gerekçeleriyle itiraz edildiği; davalı vekili tarafından ise █████/2024 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında “ödemelerin davalı şirket adına yapıldığının dekontlarda açıkça belirtildiği, havalenin bir ödeme vasıtası olduğu ve borcun ödendiğini gösterdiği, davacı tarafın ödemelere ihtirazi kayıt koymadan kabul ettiği” beyan edildiği anlaşılmıştır. iii. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları İle İlgili Nihai Değerlendirme:Bilirkişi kök ve ek raporlarına yönelik davacı vekili tarafından sunulan itiraz beyanları ve bilirkişi raporlarının niteliği hususunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından sunulan itiraz beyanlarının hukuki değerlendirme kapsamında bulunduğu ve bu doğrultuda Mahkememiz tarafından verilecek nihai karar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; bilirkişi kök ve ek raporlarının herhangi bir çelişki barındırmadığı; kök raporda tespit edilen maddi olguların (ödemeler, defter kayıtları, uyumsuzluk nedeni), ek raporda da teyit edilmiş bulunduğu; tarafların ticari defterlerinin, BA-BS formlarının ve banka dekontlarının incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın kaynağının (dava dışı 3. kişi tarafından yapılan ödemelerin mahsubu meselesi) net bir şekilde tespit edilmiş olduğu; raporlar kapsamında, ödeme dekontlarındaki "... adına" ibaresini tespit edilerek, işbu ödemelerin muhasebeleştirilmesindeki farklılığın (davacının ... hesabına, davalının kendi hesabına işlemesi) açıkça ortaya konulduğu anlaşılmakla, Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak, ek/yeni rapor alınması cihetine gidilmemiştir.d.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme :i. Zamanaşımı İtirazı Hususunda;Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında; dava konusu alacak tarihi dikkate alındığında, 6098 Sayılı TBK.'nın 146. maddesinde belirtilen "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin henüz dolmamış olduğu anlaşıldığından; davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.ii. Dava Konusu Alacağın Varlığı ve Miktarı Hususunda;Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın, davalı taraftan ticari satım sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve Mahkememiz nezdinde, işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık; dava dışı ... Maden Tic. ve San. A.Ş. tarafından davacıya yapılan ödemelerin, davalı şirketin borcundan mahsup edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları kök ve ek raporları kapsamında; tarafların ticari defterlerinde dava konusu faturaların kayıtlı olduğu, ancak dava dışı ... A.Ş. tarafından yapılan toplam 91.056,00.-TL tutarındaki ödemelerin davacı tarafından ... A.Ş.'nin cari hesabına, davalı tarafından ise kendi borcuna mahsuben kaydedildiği tespit edilmiştir. Dosyada mevcut ödeme dekontları incelendiğinde ise; açıklama kısımlarında açıkça "... Ödemesi" ibaresinin yer aldığı tespit edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 102. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca; ödeme yapan tarafın (veya adına ödeme yapılanın) ödemenin hangi borca mahsup edileceğini belirtme hakkı bulunmaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta; dava dışı şirket tarafından yapılan ödemelerin dekontlarında, bu ödemelerin davalı "..." adına ve cari hesap borcuna istinaden yapıldığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtilmiştir. Davacının, bu açıklamalara rağmen ödemeleri dava dışı şirketin kendi borcuna saymasının hukuken himayesi mümkün bulunmamaktadır. Zira ödeme açıklaması bağlayıcıdır ve alacaklı bu ödemeyi kabul ederken açıklamadaki tahsis iradesini de kabul etmiş sayılır. Davacı vekilinin, ödemelerin fatura tarihlerinden önce olduğu yönündeki itirazı da; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin sürekliliği ve ödemelerin "cari hesap ödemesi" açıklamasıyla yapılmış olması karşısında yerinde görülmemiştir. Bu kapsamda, dava dışı ... tarafından davalı adına yapılan 91.056,00.-TL'lik ödemenin davacının takip konusu yaptığı 46.955,43.-TL'lik alacak miktarından mahsup edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yapılan mahsup işlemi neticesinde, davalının davacıya borcunun bulunmadığı, bilakis davalının alacaklı konumda olduğu anlaşıldığından; ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)1) Mahkememiz nezdinde açılan davanın ispatlanamadığı anlaşıldığından DAVANIN REDDİNE;2) Karar ve İlâm Harcı :a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40.-TL peşin harç miktarı ile ilgili olarak; davacı tarafından 618,40.-TL yatırılmış bulunduğu anlaşıldığından; fazla yatırıldığı tespit olunan 3,00.-TL harcın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde yatırana İADESİNE,b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan harcın; davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA,b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,4) Vekâlet Ücreti :Davalı tarafın kendilerini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 51.236,42.-TL üzerinden) takdir edilen 30.000,00.-TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. █████/2025 ...¸ ¸ Gerekçeli Karar