İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ticari satıştan kaynaklanan alacak ve icra takibine itirazın iptali davasında davalının yetki ile ödeme iddialarına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesi kararı.
Özet: Bu hukuki metin, ticari saat satışlarından kaynaklanan 93.555,36 TL alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin davacının talebini kabul ederek itirazı iptal etmesi, asıl alacağa değişen oranlarda avans faizle takibin devamına karar vermesi ve %20 icra inkar tazminatına hükmetmesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesini konu almaktadır; davalı, istinaf başvurusunda yetki itirazını, mali güçlüklerini, icra takibinin usulüne aykırı olduğunu ve başka bir firmaya kredi kartı veya elden ödeme yaptığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava şartı gereği olan Arabuluculuğa (İstanbul Arabuluculuk Merkezi ... Nolu Anlaşmama Tutanağı) başvurulmuş olmasına ragmen anlaşma sağlanamadığı, Davalı/borçlunun İcra dosyasına her ne kadar Aksaray İcra Md. yetkili olduğu iddia edilerek yetki itirazında bulunmuş ise de TBK89 maddesi kapsamında İstanbul İcra Daire ve Mahkemelerinin yetkili olup, yetki itirazın reddi gerektiği,
Esasa İLişkin Açıklamalar : İcra Takinine konu borç taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı, taraflar arasındaki ticari alım/satım faaliyetlerinden kaynaklı, nihai olarak davalı taraf müvekkile 93.555,36 TL borçlu bulunduğu, işbu hususu müvekkilin ticari defter kayıtları ve muavin defter kayıtları ile sabit olduğu, Müvekkil ürün teslim etme yükümlülüğünü yerine getirdiği, buna karşın davalı ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, Müvekkil davalıya SAAT satışı gerçekleştirdiği ve davalıya en son 2 adet fatura konusu ...;- ... gönderi kodu ile 12.01.2024 tarihinde,- ... gönderi kodu ile 06.02.2024 tarihinde,- ... gönderi kodu ile 02.07.2024 tarihinde,- ... gönderi kodu ile 03.07.2024 tarihinde teslim edildiği (Ek gönderi Bilgileri veTeslim evrakları — ...) Ürünlerin teslimi akabinde davalıya mal satış faturaları düzenlendiği ve tebliğ edildiği, TTK m.21/2 uyarınca davalı adına kesilen faturalara her hangi bir itiraz edilmediği ve içeriğinin Kabul edildiği, davalının E.Faturaya konu parar ödemekle mükellef olduğu, borçlu açıkça temerrüde düştüğü, Takip ile asıl alacağa işletilen Faiz TTK hükümleri gereği olduğu, davalının faize itirazlarının reddi gerektiği, davalının İstanbul ....İcra Md. ...E Sayılı dosyasına yapılan haksız İtirazların İptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine, Arabuluculuk süreci nedeniyle lehe avukatlık ücretine hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği ve açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı tarafça takipte talep edilen alacak için borca itiraz edilmiş ise de işbu davaya süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı bunun sonucu olarak HMK 128. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayıldığı ancak davalının inkara yönelik herhangi bir delili ve defterlerini incelemeye sunmadığı görülmüştür. Tahkikat esnasında alınan hukuki denetime elverişli █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitler uyarınca HMK 222.maddesi gereği davacının davalıdan 93.555,36 TL asıl alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; alacağın varlık ve miktarı likit olduğundan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 18.711,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; davacının işlemiş faiz talebi bulunmamakta olup takibin asıl alacağa değişen oranlarda avans faiz uygulanması suretiyle aynen devamına karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile, .... İcra Dairesi'nin ...esas sayılı takip dosyasına yönelik davalının itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz uygulanması suretiyle takibin aynen devamına, alacağın varlık ve miktarı likit olduğundan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 18.711,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Aksaray'da açılması gereken icra dosyasının İstanbul ilinde açıldığını, bu nedenle kararın bozulması gerektiğini, ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü, bu nedenle borçlarını süresinde ödeyemediğini, borcunu en kısa zamanda ödemeye çalışacağını, ancak borcun ödenmesi için süre veremediğini, davacı tarafın icra talebinin usule aykırı olduğunu, ... firmasına kredi kartı veya elden ödeme yaptığını, bu nedenle açılan icra takibini kabul etmediğini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretini ve uzlaşma masrafını kabul etmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; delillerin takdirinde hata edilip edilmediği noktasındadır. Davacı tarafça davalı hakkında, .... İcra müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası ile "taraflar arasındaki fatura, açık hesap ve ticari ilişkiye dayanan alacak" borcun sebebi gösterilerek 93.555,36 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine takibin durduğu ve itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir.
Davacı davalıya satılıp teslim edilen mallar nedeniyle alacaklı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı taraf icra dairesine sunduğu itirazında icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmekle yetinmiş herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Davaya da süresinde cevap vermemiş olmakla HMK 128. maddesi gereği davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır.
Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ███████-915 Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil edecek olup, bu ticari defter kayıtlarının aksinin aynı nitelikte yazılı delil ile ispatlanması gerekmektedir.
Somut olayda: ilk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı tarafın hazır bulunmadığı duruşmada ticari defterlerin sunulması için kesin süre verilerek HMK hükümlerince usulüne uygun ihtarat yapılmasına, ihtarın duruşma zabtının tebliği ile yapılmış sayılmasına karar verilmiş duruşma zabtı davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmemiştir.
Davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine sadece davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu; davacı ticari defterlerinin sahibi ve halefleri lehine delil olma niteliğinde bulunduğu, davacının düzenlediği fatura içeriği malların ... tarafından davalıya teslim edildiği, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 93.555,36 TL alacağı olduğu tespit edilmiştir.
Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun ve birbirini doğrular nitelikte tutulduğu, davalı tarafın ticari defterlerin ibrazından kaçındığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 220/3 maddesi gereği sahibi ve halefleri lehine delil olma niteliğine sahip davacı ticari defterleri ile davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 93.555,36 TL alacağı bulunduğu ispatlanmış durumdadır.
Davalının davacı defter kayıtları dışında ödeme yaptığına dair bir delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. Yine taraflar arasında sözleşmeden kaynaklanan bir alacak bulunmakla TBK 89 ve İİK 50 ve HMK 10 hükümlerince davacı yerleşim yeri icra daireleri ile mahkemeleri yetkili bulunmakla davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.597,69 TL harcın, alınması gerekli olan ‭6.390,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.793,08 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!