Danıştay 13. Daire tarafından, orman parkı işletme hakkı ihalesinin iptali davasında süre aşımı gerekçesiyle verilen ilk derece mahkemesi kararının temyizen incelenerek onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, bir orman parkındaki gelir getirici tesislerin 20 yıl süreyle kiralanmasına ilişkin ihale sürecinin iptali talebiyle açılan davanın, idare mahkemesince yasal 60 günlük dava açma süresinin aşıldığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusunu ele almaktadır; davacı, ihalenin usulsüz ilan edildiğini ve idareye yaptığı başvuru nedeniyle davasının süresinde olduğunu savunsa da, ilk derece mahkemesi, ihale ilan tarihinden itibaren başlayan ve adli tatil ile hafta sonu dikkate alınarak belirlenen son başvuru tarihinden çok sonra açılan davanın süre aşımına uğradığını ve idareye yapılan başvurunun bitmiş olan süreyi canlandırmayacağını belirtmiş, Danıştay incelemesinde de bu kronoloji ve hukuki esaslar doğrultusunda karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:█████████Karar No:█████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü Tarsus Orman İşletme Müdürlüğü (E-Tebligat)İSTEMİN KONUSU : .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin Orman Bölge Müdürlüğü Tarsus Orman İşletme Müdürlüğü tarafından █████/2024 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile gerçekleştirilen "Okaliptus Konaklamasız Orman Parkındaki Gelir Getirici Tesislerin İşletme Hakkının Kiraya Verilmesi İşi" ihalesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen kararda; Tarsus Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 3,42 hektar ormanlık alandaki Okaliptus Konaklamasız Orman Parkı içerisinde yer alan gelir getirici tesislerin işletme hakkının 20 yıl süreyle kiraya verilmesi işinin 2886 sayılı Kanun uyarınca açık teklif usulüyle ihale edildiği, tahmin edilen yıllık işletme hakkı kira bedelinin 28.000,00-TL olarak belirlendiği, ihalenin █████/2024 tarihinde İmece Gazetesi ile www.imecegazetesi.com adlı internet sitesinde ilan edildiği, ayrıca ilanın ilgili köy muhtarlıklarında ilan panosunda da ilan edildiği, ihaleye iki isteklinin katıldığı, █████/2024 tarihli ihale komisyon kararı ile ihalenin en yüksek teklifi (100.000,00-TL) veren N.O. uhdesinde bırakıldığı, davacı tarafından, Silifke Kaymakamlığına verilen █████/2024 tarihli dilekçe ile ihalenin iptalinin istenildiği, sonrasında da işbu davanın açıldığı; Uyuşmazlığa konu ihalenin usulüne uygun olarak ilan edildiği, ihaleye karşı açılacak davada dava açma süresinin ihalenin ilan edildiği █████/2024 tarihini izleyen günden itibaren başladığının kabulü gerektiği, bu durumda, █████/2024 tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde en geç █████/2024 tarihinde (dava açma süresinin son günü olan █████/2024 tarihinin adli tatile denk gelmesi ve adli tatil nedeniyle uzayan dava açma süresinin de son günü olan █████/2024 tarihinin hafta sonuna denk gelmesinden dolayı) dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra █████/2025 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkan bulunmadığı, diğer yandan, ivedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıkta 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan █████/2024 tarihli başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı, idareye yapılan bu başvurunun sona ermiş olan dava açma süresini ihya etmeyeceğinin açık olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kaymakamlığa █████/2024 tarihinde başvurularak ihalenin iptalinin talep edildiği, ihale ilanının ilgili mevzuata uygun olarak yapılmadığı, bu nedenle davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Mersin Orman Bölge Müdürlüğü Tarsus Orman İşletme Müdürlüğü tarafından, Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 3,42 hektar ormanlık alandaki Okaliptus Konaklamasız Orman Parkı içerisinde yer alan gelir getirici tesislerin işletme hakkının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle 20 yıl süreyle kiraya verilmesine karar verilmiş, █████/2024 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye iki istekli katılmış ve ihale 100.000,00-TL bedelle en yüksek teklifi veren dava dışı N.O.'nun üzerinde bırakılmıştır. Bunun üzerine davacı tarafından, ihale ilanının usulüne uygun olarak ilan edilmediği belirtilerek ihalenin iptali istemiyle Silifke Kaymakamlığı'na █████/2024 tarihli dilekçe ile başvuru yapılmış, sonrasında da █████/2025 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu; (b) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde Kanun'un 11. maddesinin uygulanmayacağı kural altına alınmıştır. Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hallerde davanın reddedileceği kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı Kanun'un aktarılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usule tabi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır. Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamasına ilişkin kural, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan idari davalara yöneliktir. Düzenleyici işlemler dışında kalan birel nitelikteki idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda ise, dava açma sürelerinin hesabında, işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, özellikle idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idari işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Bu durumda, ihale kararı, ilanı gereken düzenleyici işlem olmadığından dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hallerde işlemin bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil, ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından █████/2024 tarihinde Silifke Kaymakamlığına ihalenin iptali istemiyle başvuruda bulunulduğu, bakılan davanın ise █████/2025 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde dava konusu ihalenin öğrenilme tarihine ilişkin bir ifadede bulunulmadığı, ancak en geç Silifke Kaymakamlığına yapılan başvuru tarihinde (█████/2024) işlemden haberdar olunduğunun anlaşıldığı, ivedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıkta 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı da dikkate alındığında, dava açma süresinin █████/2024 tarihinde başladığının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davacı tarafından anılan işleme karşı en geç █████/2024 tarihini izleyen 30 (otuz) gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra █████/2025 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı bulunduğundan, dava açma süresinin en geç ilan tarihi olan █████/2024 tarihinden başlamak suretiyle 60 (altmış) gün olduğu gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi ile devamı maddelerinde “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır. Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda da ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kuralı yer almıştır. Bu durumda, özel yasalarda, genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma süreleri öngörülmüş olan idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri idare tarafından ilgililerine bildirim yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin mevzuattan kaynaklanan bu karışıklık nedeniyle kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresi hesaplanırken öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir. Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun █████/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında, " (...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ihalenin █████/2024 tarihinde yapıldığı, dava konusu ihalenin iptali istemiyle █████/2024 tarihli dilekçe ile Silifke Kaymakamlığı'na başvuruda bulunulduğu, █████/2025 tarihinde ise bakılan davanın açıldığı görülmektedir. Bu itibarla, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda ihale ilanında bir kayıt bulunmayan ve ihalenin hiçbir aşamasında bu konuda kendisine yazılı bildirim yapılmayan davacının, ihalenin iptali istemiyle hangi tarihten itibaren dava açması gerektiği hususunda tereddüt yaşadığı ve yanılgıya düştüğü, mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın davacının özel süresi içerisinde dava açmasını zorlaştırdığı anlaşıldığından, mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi açısından uyuşmazlıkta özel yargılama süresinin değil genel yargılama süresinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda, davacının idareye başvuru tarihi olan █████/2024 tarihinde ihale sonucundan haberdar olduğu dikkate alındığında, öğrenme tarihinden (█████/2024) itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde █████/2024 (█████/2024 tarihinin cumartesi gününe denk gelmesinden) tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra █████/2025 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.