12. Ceza Dairesinin, alkollü halde ateşli silahla taksirle ölüme neden olan sanığın eyleminin bilinçli taksir olarak nitelendirilerek artırılan ceza hükmüne yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Alkollü sanığın, araç içerisinde tabancayla havaya ateş açtıktan sonra arıza yapan silahı arkadaşının uyarılarına rağmen yeniden doldurmaya çalışırken, silahın ateş alması ve şoför koltuğundaki müteveffaya isabet etmesi sonucu ölümüne neden olduğu olayda, ilk derece mahkemesince bilinçli taksirle öldürme suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası, bölge adliye mahkemesince sanığın kusur durumu ve neticenin ağırlığı dikkate alınarak 6 yıla çıkarılmış olup, taraflarca eylemin basit taksir, bilinçli taksir ya da olası kasıt olup olmadığına ilişkin temyiz incelemesi sürdürülmektedir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Taksirle öldürmeHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın eylemini olası kasıtla işlediğine ve tayin edilecek temel cezanın üst sınırdan belirlenerek, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin sanık üzerinde bırakılmasına ilişkindir.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminin bilinçli taksir halini değil basit taksir halini oluşturduğuna, temel cezada teşdit uygulanarak, ancak takdiri indirim uygulanmayarak verilen hükmün sanık lehine bozulmasına ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.01.2022 tarihinde, ...'un sanık ...'ı arayarak buluşmak istemesi üzerine, sanık ...'in aracıyla ...'i evinden aldığı, sanık ...'in diğer arkadaşları ile buluşmak için ... ile birlikte yola çıktığı, araçla giderken tekel bayiden alkol aldıkları ve seyir halindeyken araç içerisinde alkol almaya başladıkları, bir müddet sonra arkadaşları ile buluşup alkol almaya devam ettikleri, bir süre arkadaşları ile vakit geçirdikten sonra tekrar araca binerek yola çıktıkları, bu esnada aracı sanık ...'in kullandığı ve seyir halindeyken aracın hakimiyetini kaybederek kaldırıma çıkması üzerine ...'in aracı kullanmak için şoför mahaline geçtiği, sanık ...'in ise aracın sağ arka koltuğuna oturarak aracın sol arka hoparlör kısmında bulunan ... 9x 19... ibareli tabancayı aldığı ve aracın sağ arka camından dışarı çıkarıp 6-7 el havaya ateş etmeye başladığı, şarjörün boşalması üzerine tabancayı aracın içine alıp şarjöre mermi doldurmaya başladığı, ancak silahın takıldığı ve ...'in ''... ağabey ne yapacaksın uğraşma'' uyarısına rağmen uğraşmaya devam ederek ilk mermiyi sürdüğü anda silahın ateşlendiği ve aracın şoför koltuğunda oturan ...'e isabet etmesi neticesinde ölüm olayının gerçekleştiği olayda, yapılan otopsi işleminde ...'in vücuduna en az bir el atış isabet ettiği, sağ hemitoraks orta skapular bölgeden vücuda girdiği, akciğer, aort ve midede yaralanma oluşturarak sol hemitoraksta cilt altında vücut içerisinde kaldığı, atışın sağdan sola, hafif arkadan öne, hafif aşağıdan yukarıya seyir gösterdiği ve ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı multiple kot kırıkları ile müterafik akciğer, mide ve büyük damar yaralanması (aort) ve göğüs içi kanama nedeniyle ...'in vefat ettiğinin tespit edildiği; 09.03.2022 tarihli ... Bölge Kriminal .... Laboratuvarı Müdürlüğü Uzmanlık Raporu'na göre, tabancanın normal çalıştığı, atışına engel mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı, söz konusu tabanca ve fişekler 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğe sahip ateşli silah ve fişeklerden olduğu, ancak bahse konu tabancanın aynı Kanun'un 12/4. maddesinde belirtilen vahim silahlardan olmadığı, gönderilen 3 adet kovan ve 1 adet mermi çekirdeğinin inceleme konusu tabancadan atıldığının tespit edildiği ve sanık ...'in 2.17 promil alkollü bir şekilde olası bir tehlikenin gerçekleşme ihtimalini öngörebilecek nitelikte bir yaşam tecrübesine sahip bulunması sebebiyle eyleminin bilinçli taksir kapsamında bulunduğu kabul edilerek yapılan yargılama sonunda sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde ve kusur izafesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak bilinçli taksirle hareket eden sanığın kusur durumu ve ölümle sonuçlanan neticenin ağırlığı gözönüne alınarak alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesinden dolayı İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden yapılan yargılama sonunda sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARARDosya kapsamına göre, ölen ...'in sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken sanık ...'in aracın sağ arka koltuğuna oturarak aracın sol arka hoparlör kısmında bulunan tabancasını aldığı ve aracın sağ arka camından dışarı çıkarıp 6-7 el havaya ateş etmeye başladığı, şarjörün boşalması üzerine tabancayı aracın içine alıp şarjöre mermi doldurmaya başladığı, ancak silahın takıldığı ve ölen ...'in ''... ağabey ne yapacaksın uğraşma'' uyarısına rağmen uğraşmaya devam ettiği ve ilk mermiyi sürdüğü anda silahın ateşlendiği ve aracın şoför koltuğunda oturan ...'e isabet etmesi neticesinde ölüm olayının gerçekleştiği olayda, sanığın silahı ateşleme yönünde herhangi bir iradi eyleminin söz konusu olmadığı, silahın ateşlenebileceği ve araç içerisinde yakın mesafade bulunan ölene isabet edebileceği sanık tarafından öngörülebilir bir durum olmakla birlikte olası kast için aranan sonucu kabullenme hali değil, bilinçli taksir için söz konusu olan neticenin meydana gelmeyeceğine yönelik inanç halinin bulunduğu değerlendirilmekle, sanığın olursa olsun kastı ile hareket ettiğine ve meydana gelen sonucu kabullendiğine dair somut bulgular bulunmadığından eylemin olası kasıtla değil, bilinçli taksirle işlendiği anlaşıldığından, Tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.KARŞI OY YAZISISanık ile ölenin arkadaş oldukları, ölenin talep etmesi üzerine sanığın öleni aracıyla evinden aldığı, diğer arkadaşlarıyla buluşmaya giderken büfeden alkol aldıkları, aracı sanığın kullandığı, araç hareket halindeyken hem sanığın hem ölenin alkol kulladıkları, sanığın bir ara aracın hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle direksiyona ölenin geçtiği, bunun üzerine sanığın arka koltuğa geçtiği, yolculuk devam ederken sanığın aracında muhafaza ettiği silahını alıp havaya 6 – 7 el ateş ettiği, mermisi bitince silahına mermi doldurmaya çalıştığı, silahın takılması üzerine doldur boşalt yaptığı bu esnada ölenin sanığı “... abi uğraşma” diye uyardığı, sanık silahla oynarken bir anda ateş aldığı ve ölenin isabet aldığı, müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat ettiği olayda, sanığın TCK’nın 85/1, 21/2 ve 63. maddeleri gereğince tecziyesi için Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Asliye Ceza Mahkemesince kasten öldürme suçu olabileceği iddiasıyla görevsizlik kararı verilip Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği izlenmiştir.Yargılamayı yapan Ağır Ceza Mahkemesi ise eylemin oy çokluğu ile bilinçli taksirle öldürme olarak kabul etmiş ve istinaf mahkemesi de aynı nitelemeyi yapıp ceza miktarını arttırmakla yetinmiştir.Taraflar kararı temyiz etmişlerdir. Olayın nasıl meydana geldiği ve sonuçları konusunda mahkemeler arasında hiçbir tartışma bulunmamaktadır. Tartışma eylem sonucu meydana gelen neticenin nitelendirilmesinde ortaya çıkmaktadır.Olayımızda, sanık ile ölen bir otomobilin içinde, sanık 2,17 promil alkollü olmasına karşın aracında bulunan ateşli silahı eline almış, pencereden dışarı çıkartıp 6/7 kez ateş etmiştir. Sanık mermisi bitince eylemini sonlandırmamış, yeniden şarjöre mermi sürmeye çalışmış, doldur boşalt yapmış, ölenin uyarılarını gözardı etmiş, bilirkişi raporuna göre herhangi bir arızası olmayan silahın tetiğine baskı uygulamış ve silahı patlatarak bir insanı öldürmüştür.Yukarıda izah edilen vakıanın tedbirsizlik ve dikkatsizlikle bir alakası bulunmamaktadır, Sanığın cezai ehliyetini engelleyecek bir akıl hastalığı bulunduğuna dair dosyada delil ya da belge bulunmadığı gibi böyle bir iddia da yoktur. Orta halli, makul ve silah edinmeyi gerçekleştiren birinin silahın ne olduğunu, öldürücü nitelik taşıdığını, hangi hallerde patlayabileceğini, hangi hallerde kullanılacağını, yasal çerçevenin ne olduğunu bilebilecek konumdadır. Aracında taşıdığı silahı hiçbir ihtiyaç ya da saldırıya maruz kalmaksızın önce havaya ateş etmesi, mermi bitiminde silahını eline alıp yeniden mermi yüklemeye çalışması, doldur boşalt yapması, silahın şarjörünü çıkartıp takması, makul bir insandan beklenmeyecek davranışlar olup, sonuçta da gereksiz davranışları sonucu bir insanın hayatına son vermiştir. Bilirkişi raporlarına göre herhangi bir arızası bulunmayan silahın patlaması için ne gibi şartlara ihtiyaç olduğunu, silahın öldürücü olup olmadığını, kısacası silahın bir oyuncak olmayıp insanların eğlence aracı olamayacak kadar tehlikeli bir alet olduğunu sanığın bildiği, bilmesi gerektiği hususlardır. Sanığın bir anlık gösteri yapmak arzusu bir insanın ölümüne yol açmıştır. Ülkemizde düğünlerde, asker uğurlamalarında hatta hiçbir sebep yokken silah patlatılması yadırganmayan bir durum haline gelmiş bundan dolayı da pek çok insan hayatını kaybetmiştir. Erkek vatandaşlarımızın silah sahibi olmayı, teşhir etmeyi bazende silahla bir takım hareketler yapmayı prestij meselesi yaptığı bilinmektedir. Bunun psikolojik ve sosyolojik yönleri pek çok uzman tarafından incelenmiş ama etkili önlemler alınmaması nedeniyle bu davranışlar artarak devam etmektedir.Olası Kast (TCK m. 21/2): Failin, suçun kanuni tanımındaki neticenin meydana gelmesini istememekle birlikte, bu neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesi ve buna rağmen harekete devam etmesi halidir. Bilinçli taksir ise failin öngördüğü ve gerçekleşmesini istemediği bir zararlı neticeyi, şansına veya kendi bilgi/becerisine güvenerek "nasıl olsa gerçekleşmez" düşüncesiyle hareket edip önlem almaması durumudur. Bu durumda fail, sonucu bilerek ve isteyerek hareket eder ancak neticeyi amaçlamaz. Kanun koyucu da madde gerekçesinde; "Olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşeceği öngörülmesine rağmen, kişi fiili işlemektedir. Diğer bir deyişle, fail unsurların meydana gelmesini kabullenmektedir" şeklinde açıklamak suretiyle, olası kastı bilinçli taksirden ayıracak kıstası ortaya koymuştur.Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki ayırıcı ölçüleri ise yargısal kararlar ve öğretideki görüşlerden yararlanmak suretiyle şu şekilde belirlemek mümkündür: Gerek olası kast, gerekse bilinçli taksirde netice fail tarafından öngörülmektedir. Bilinçli taksirde, öngörülen neticenin gerçekleşmeyeceği ümit edilmekte, olası kastta ise bu netice fail tarafından göze alınmakta ve kabullenilmektedir. Olası kastta fail öngördüğü neticenin meydana gelmesini kabullenerek, sonucun meydana gelmemesi için herhangi bir önlem almazken, bilinçli taksirde fail neticeyi öngörmesine rağmen, şansa veya başka etkenlere, hatta kendi bilgi veya becerisine güvenerek öngörülen sonucun gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket etmektedir. Bu tanımlardan sonra, olayın meydana geliş şekline değinilmiştir. Olayımız ile olası kastın kanuni tanımının örtüştüğü de açıkça anlaşılacak netliktedir. Sanık elindeki silahla insan bulunan dar bir ortamda havaya ateş etmiş, mermisi bitince yeni mermi doldurmaya çalışmış, şarjörünü çıkartıp takmış, doldur boşalt yapmış, silahını elindeyken arızası olmayan silahın tetiğine başmış ve bir insanın ölümüne yol açmıştır. Sanık silahın öldürücü özelliğini bilmesine rağmen ölüm olayını önlemeye yönelik bir davranış göstermemiştir. Bu durumda sanığın eyleminin olası kast ile öldürme olarak kabul edilip ilk derece mahkeme kararının bozulması yerine eylemi bilinçli taksirle öldürme olarak değerlendiren ilk derece mahkemesinin kararının onanmasına hükmeden çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 13.04.2026