Eser sözleşmesinden kaynaklanan, kamyon modifikasyonu işinde dorse teslimi yükümlülüğü nedeniyle kar kaybı ve nakliye bedeli talebinin reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, bir kamyon modifikasyon sözleşmesinde, iş sahibinin (davacı) kamyonu dorseyle göndermesi nedeniyle yüklenicinin (davalı) edimini yerine getirememesi sonucu ortaya çıkan nakliye bedeli ve kar kaybı alacağına ilişkin davayı özetlemektedir; mahkemeler, davacının aracı sözleşmenin gerektirdiği şekilde dorse olmadan ve yüklenicinin adresine teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu durumun yüklenicinin edimini imkansız kıldığını ve sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini kabul ederek davacının tazminat taleplerini reddetmiş; istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda da bu kararların usul ve hukuka uygun olduğuna hükmedilmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 15.12.2022 tarihli sözleşme ile davalının, müvekkiline ait kamyonun araba taşıyabilecek şekilde modifiye edilmesi işini üstlendiğini, modifiye edilecek kamyonun davalının adresine tüm nakliye masrafları ve gümrük vergileri karşılanarak gönderildiğini, avans ödemesi yapıldığını, sözleşmede kamyonun dorsesiz bir şekilde davalıya gönderileceğine dair bir ifadeye yer verilmediğini, buna rağmen davalının kamyonun dorsesiz gönderilmediği ve dorseli şekliyle kamyonun yüksekliği nedeniyle nakliye şirketi tarafından taşınamadığı gerekçesiyle edimini yerine getirmeyip kamyonu işlemsiz iade ederek sözleşmeyi eylemli olarak feshettiğini belirterek, davalının edimini yerine getirmemesi sebebiyle 17.510 Euro nakliye bedeli ile şimdilik 1.000 Euro kâr kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının avans ödemesi yaptığını, ancak kamyonu davalı şirketin adresine getirmesi gerekirken sadece Türkiye'de gümrüğe getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki e-postalarla kurulan ve şekillenen sözleşme gereği davacının aracı kasasız olarak Türkiye'ye getirmek ve davalının adresine ulaştırmak zorunda olduğu, davacının işlem yapılacak aracı davalıya teslim etmeden davalıdan edimin ifasını istemekte ve ifa gerçekleşmediğinden bahisle tazminat talep etmede haklı olmadığı, davalının yükümlülüğü olmamasına rağmen dava konusu kamyonu gümrükten alma ve adresine getirme girişiminde bulunmuş ise de bunun engelle karşılaştığı ve aracın kasalı olması sebebiyle bunun mümkün olmadığının anlaşıldığı, gümrük müdürlüğünden verilen cevapta kasa ile giren kamyonun Türkiye'de kasası söküldükten sonra treyler imalatı yapılıp ülke dışına çıkmasında gümrük yönüyle bir engel olmadığı belirtilmekle beraber, bahsi geçen kasanın Türkiye'de kalacak olması sebebiyle gümrüğe terk, yeniden ihraç edilmesi ya da ithalat risk kriteri yükümlülüklerinin yerine getirilmesi durumunda ithalinin yapılabileceğinin (gümrük vergilerinin ödenmesi, ithalat rejim kararına göre gerekli izinlerinin alınması ve girişi ayniyatlarına uygun olması) bildirildiği, görüldüğü üzere kasanın Türkiye'de bırakılmak istenmesinin sözleşmede öngörülmeyen ek iş ve maliyetlerin ortaya çıkmasına sebep olacağı, davalının sözleşmeden dönmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşme uyarınca modifiye edilecek kamyonu, davalının adresine taşıtmayı müvekkili şirketin üstlendiğini, sözleşmede kamyonun dorsesiz şekilde davalıya gönderileceğine dair bir ifade bulunmadığını, tenteli dorsenin varlığının yapılacak modifiye işlemi için herhangi bir engel teşkil etmeyeceğini, sözleşmenin feshinin önlenmesi için müvekkili firmaca davalıya, çalışanların derhal Türkiye’ye gelerek dorseyi sökebilecekleri ya da dorseyi sökecek bir firma ile anlaşılabileceğinin belirtildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan nakliye bedeli ve kâr kaybı istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada davalı vekille temsil olunduğundan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Hüküm tarihi itibarıyla 3.10.2024 Tarih ve 32681 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi yürürlüktedir. Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret başlığını taşıyan Tarifenin 13. maddesi, maddi tazminat istemli davanın kısmen ve tamamen reddi halinde hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin düzenleme içermektedir.
Bu düzenlemelere göre; maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez (md. 13/3). Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur (md. 13/4).
Bu hükümlerde maddi tazminat talebinin dayandığı hukuki ilişkiye ilişkin bir ayrım yapılmış değildir. Bu nedenle ister haksız fiile dayalı olsun isterse sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle giderim yükümlülüğü hükümlerine dayansın maddi tazminat istemli davalarda vekalet ücreti belirlenirken bu sınırlamalara uyulmalıdır.
Davacı, karşı yanın haklı sebep olmaksızın eylemli olarak sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle nakliye gideri yapmak zorunda kaldığı ve kâr kaybına uğradığını belirterek maddi tazminat talebiyle bu davayı açmış olup, davanın tümüyle reddine karar verilmiştir. Bu durumda Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre 30.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 95.819,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekir ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 370/2. madde gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması mümkündür.
Diğer yönlerden çoğunluk görüşüne katılmakta isem de davacının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazı kabul edilerek düzeltilerek onama kararı verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, temyiz itirazları tümüyle reddedilerek hükmün onanması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!