Mahkeme, hırsızlık sonucu kaybedildiği iddia edilen ticari defterler için zayi belgesi talebini, gerekli özen gösterilmediği ve inandırıcı delil sunulmadığı gerekçesiyle reddetti.
Özet: Bir şirketin imza sirküleri yenileme sürecinde talep edilen pay ve karar defterlerinin hırsızlık sonucu zayi olduğu iddiasıyla açtığı zayi belgesi davasında, mahkeme, davacının defterlerin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, ayrıca defterlerin kaybına ilişkin kesin ve inandırıcı delil sunamadığını belirterek, tacirlerin zayi belgesi alabilmesi için kaybolmanın iradeleri dışında gerçekleşmesi ve defterlerin korunmasında titizlik gösterilmesi gerektiği hükmü doğrultusunda talebin reddine karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı/Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ticaret siciline kayıtlı olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, imza sirkülerinin yenilenmesi amacıyla notere yapılan müracaat sırasında Pay ve Karar Defterlerinin ibrazının istendiğini, yapılan tüm aramalara rağmen söz konusu defterlere ulaşılamadığını, defterlerin şirket merkezi olan ---------- Mah. ---------- Bulvarı -------- Sitesi ---------- adresinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde çalındığının anlaşıldığını, aynı hırsızlık olayı nedeniyle-------- Soruşturma sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını, faillerin bulunamaması sebebiyle dosyanın daimi arama bürosuna nakledildiğini, 01.03.2017 tarihli olay yeri tutanağında hırsızlık olayının gerçekleştiğinin sabit olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterlerin zıyaı halinde belge talep etme hakkının bulunduğunu, müvekkil şirket yetkilisinin noterin talebi üzerine defterlerin mevcut olmadığını öğrendiğini, bu nedenle yasal süresi içerisinde başvurunun yapıldığını, hırsızlık olayı gözetilerek müvekkil şirkete ait Pay ve Karar Defterlerinin zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP : Talep HMK'nin 382(2)-e.6 maddesi gereği çekişmesiz yargıya tabidir.
DELİLLER:Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür."
Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede; dava konusu taşınma sırasında kaybolduğunun belirtildiği, dava dilekçesinde belirtilen oluş şeklinin dahi başlı başına defterlerin gerekli hassasiyetle korunmadığını ortaya koyduğu, davacının ticari defterlerinin zayi olmasını önlemek için gerekli tedbirleri almadığı açıktır. Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.Somut olayda davacı tacir, defterlerin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden ve söz konusu ticari defterlerin kayıp olduğu hususunda kesin ve inandırıcı delil ibraz edilmediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken harç tam ve peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!