3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda hükmen ifraz kaynaklı parsel sınır ve yüzölçümü hatalarına ilişkin itiraz davası.
Özet: Bu hukuki belge, davacının, uygulama kadastrosu sonucu eski parselinin yüzölçümünün haksız yere azaltıldığı ve sınırlarının komşu taşınmaz lehine değiştirildiği iddiasıyla açtığı kadastro tespitine itiraz davasını konu almakta olup, ilk derece mahkemesi, eski tesis kadastrosu ile hükmen ifraz haritasında hata bulunmamasına rağmen, davacıya ait taşınmazın 1990 tarihli hükmen ifrazla oluşan sınırının yenileme kadastro haritasına hatalı aktarılması sonucu tecviz sınırını aşan bir yüzölçümü farkı oluştuğunu bilirkişi raporlarıyla tespit etmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro MahkemesiSAYISI : ███████ E., 2021/7 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 743 parsel sayılı 20.025 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 60... parsel numarasıyla ve 19.051,02 m² yüzölçümlü olarak; dahili davalılar adına kayıtlı bulunan eski 90 parsel sayılı 22.975,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 60... parsel numarasıyla ve 23.832,65 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uygulama kadastrosu ile sınırlarının komşu taşınmazlar lehine olacak şekilde değiştirildiğini belirterek, kadastro tespitinin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili ve dahili davalılardan ... vekili; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu işlemine itiraz istemidir. Mahkememizce dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 60... ve 22 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak asılları, tüm tedavülleri ile tapu kayıtları, tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosuna ilişkin sayısal veriler ilgili kurumlardan celbedilmiş, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 60... parsel sayılı taşınmazın ... Milli Emlak Müdürlüğüne 21 parsel sayılı taşınmazın dahili davalılara ait olduğu, 22 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosunda tarla vasfı ile 19.051,02 m², 21 parsel sayılı taşınmazın ise yine tarla vasfı ile 23.832,65 m² yüzölçümü ile tespit edildiği, taşınmazların tapulama işleminin 1970 yılında yapıldığı, 22 parselin evveliyatının 743 parsel sayılı taşınmaz olduğu, bu taşınmazın da 90 parsel sayılı taşınmazdan hükmen ifraz olduğu, bilirkişi kök raporunda davaya konu her iki taşınmazın aynı parselden ifraz sonucu ayrıldıkları, ifraz sınırının ifraz haritasına uygun olarak yenileme kadastro haritasında doğru olarak gösterilmediği, tecviz hata sınırını aşan 973,98 m²lik yüzölçümü farkının bu şeklide oluştuğunun belirtildiği, infaza elverişlilik açısından aldırılan 09.04.2019 tarihli ek raporda 1 60... parsel sayılı taşınmazın ifraz haritasına uygun olarak zemine tatbiki halinde uygulama kadastrosundan kaynaklanan hatanın düzeltilmiş şekli ile 19.770,91 m², davalı 1 60... parselin ise 23.112,76 m² olması gerektiği görüşünün belirtildiği, Mahkememizden verilen kararın istinaf edilmesi sonrası kararın infaza elverişliliği yönünde bilirkişilerden ek rapor alınması gereği bildirilmesi üzerine dosyanın yeniden bilirkişilere tevdii edildiği, bilirkişilerin 06.04.2021 tarihli 2. ek raporları ile dava konusu parselin yer aldığı bölgede tesis kadastrosunun 1970 yılında yapıldığı, taşınmazın 90 numaralı kök parselden geldiği, 90 numaralı parselin bulunduğu ... köyü 1 pafta, 1/5000 ölçekli mevzi koordinatlarla üretilen karelajlı altlık üzerine oluşturulan pafta olduğu, tesis kadastrosu çalışmalarının mevzi koordinatlı poligonlara dayalı olarak takeometrik yöntemle yapıldığı ve alan hesaplarında planimetre kullanıldığı, 90 numaralı kök parsel üzerinde dava konusu 743 parselin ifraz hattının pafta 1 de işlendiği, 90 numaralı parselin yer aldığı tesis kadastrosu ve bu kadastro sonrası oluşturulan pafta da hata payı içerisinde tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunmadığı, ifraz işlemi ile oluşan dava konusu 743 parselin ifraz haritası ve işlemlerinde payı içerisinde tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunmadığı, 743 parselin 90 parselden 31.01.1990 tarihli ve 5224 yevmiye numarası ile hükmen ifraz olduğu, ... adına tescil edildiği, 03.10.2001 tarihli ve 1773 yevmiye numarası ile mera olarak tahsis edildiği, ilk tesis kadastrosunda 43.000,00 m² olarak tescil edildiği, iki parçaya ifraz edilerek parsel 90 (22975 m²) ve parsel 743 (20025 m²) olarak hükmen ifraz işlemi ile tescillerinin yapıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereği yapılan uygulama kadastrosunda eski paftası ve yenileme paftası sınırlarının hata sınırları içinde uyumlu olduğu, ilk tesis kadastrosu ile yenileme uygulamasının birbiri ile uyumlu olduğu, ifraz işlemi ile oluşturulan yeni sınır paftasına tersim edilmiş, yapılan kadastro yenilemesinde yenileme paftasına hatalı taşındığı, ifraz haritasında görüldüğü üzere ifraz sınırı kuzeyde 727 parsel köşesine bağlanarak 7 metre kaydırıldığı, bu işlem sonucunda bir bütünün parçaları olan 1 60... (eski 743 parsel) parselin yüzölçümünde azalmaya, 1 60... (eski 90 parsel) parselin yüzölçümünde ise artmaya sebep olduğu, eski pafta ve yeni paftanın ifraz öncesi sınırlar itibariyle çakıştırıldığında uyumlu olduğu ancak eski 743 parsel yeni 1 60... parsel sayılı taşınmazın ifraz işlemi ile oluşturulan yeni sınır hattının yapılan kadastro yenilemesinde hatalı olarak taşındığı,743 parselin komşu parselleri ile 1/25000'lik topografik harita üzerine ve 1968 yılına ait orta foto harita üzerine dönüşümler yapılarak eklenmiş ve uyumlu olduğu tespitinin yapıldığı, raporun 9. sayfasında yenileme haritası ve düzeltme haritasının kroki üzerinde koordinatları ile gösterildiği, böylece davacıya ait ... ili ... ilçesi ... köyü 1 60... parsel sayılı taşınmazın düzeltilmiş şekli ile yüzölçümünün 19.770,91 m², dahili davalılara ait taşınmazın yüzölçümünün ise 23.112,76 m² olması gerektiği, yenileme kadastrosundaki hatanın ifraz haritasının zemine yanlış uygulanmasında kaynaklandığı itibar edilen bilirkişi 2. ek raporu ile tapulama kayıtları, tesis kadastrosu paftası, ifraz haritasına dayalı olarak tespit edildiği..." gerekçesiyle davacının davasının davalı ... yönünden pasif husumet eksikliği sebebiyle reddine, davanın diğer davalılar yönünden kabulü ile ... ili ... ilçesi ... köyü 1 60... ve 22 parsel sayılı taşınmazlar yönünden uygulama kadastro tespitinin iptali ile 1 60... parselin 23.112,76 m², 22 parselin 19.770,91 m² olarak 06.04.2021 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporu 9. sayfasındaki düzeltme haritası doğrultusunda tapuya tesciline, 06.04.2021 tarihli bilirkişi 2. ek raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu işlemine itiraz istemidir. Her ne kadar davacı vekilince yukarıda yazılı nedenlerle istinaf talebinde bulunulmuş ise de celp edilen belgeler ile alınmış olan bilirkişi raporuna istinaden dava konusu parselin yer aldığı bölgede tesis kadastrosunun 1970 yılında yapıldığı, taşınmazın 90 numaralı kök parselden geldiği, tesis kadastrosu çalışmalarının mevzi koordinatlı poligonlara dayalı olarak takeometrik yöntemle yapıldığı ve alan hesaplarında planemetre kullanıldığı, 90 numaralı parselin yer aldığı tesis kadastrosu ve bu kadastro sonrası oluşturulan pafta da hata payı içerisinde tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatasının bulunmadığı, ifraz işlemi ile oluşan dava konusu 743 parselin ifraz haritası ve işlemlerinde de payı içerisinde tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunmadığı, 743 parselin 90 parselden 31.01.1990 tarihli ve 5224 yevmiye numarası ile hükmen ifraz olduğu ancak eski 743 parsel yeni 1 60... parsel sayılı taşınmazın ifraz işlemi ile oluşturulan yeni sınır hattının yapılan kadastro yenilemesinde hatalı olarak taşındığı, davacıya ait ... ili ... ilçesi ... köyü 1 60... parsel sayılı taşınmazın düzeltilmiş şekli ile yüzölçümünün 19.770,91 m², dahili davalılara ait taşınmazın yüzölçümünün ise 23.112,76 m² olması gerektiği, netice itibariyle yenileme kadastrosundaki hatanın ifraz haritasının zemine yanlış uygulanmasından kaynaklandığının anlaşılması nedeniyle, buna göre mahkemece yapılmış olan değerlendirme neticesinde oluşan gerekçeye göre verilmiş olan kararda bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.