Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, kırmızı ışık ihlali ve trafik kazası sonucu taksirle öldürme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik kusur, ceza miktarı ve ehliyetin geri alınması konularındaki temyiz incelemesi.
Özet: Hukuki metin, bir çekici sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaparak kavşakta motosikletliye çarpıp ölümüne neden olduğu taksirle öldürme davasına odaklanmaktadır; ilk derece mahkemesi sanığı adli para cezasına ve geçici ehliyet geri alımına mahkum etmişken, bölge adliye mahkemesi kararı bozarak sanığa 3 yıl 4 ay hapis cezası vermiş ve başlangıçta kusursuz bulunan motosiklet sürücüsünü sarı ışıkta kavşağa girdiği için tali kusurlu kabul ederek, sanığın mesleği olan şoförlük nedeniyle ehliyet geri alımında hakkaniyet değerlendirmesi yapılması gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Taksirle öldürmeKARAR : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2, 52/4, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 16.200,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine, 6 ay süreyle (E-D) sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üst hadden cezalandırılarak, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına ve 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi gereği ehliyetine el konulmasına ilişkindir.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın elinde olmayan nedenlerden dolayı kazanın meydana geldiğine, kusurunun bulunmadığına, bilinçli taksir halinin oluşmadığına ve ölenin kusurlu olduğuna ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 03.10.2020 tarihinde gece vakti 20.30 sıralarında, açık havada, aydınlatması bulunan meskun mahalde, sanık ...'ün, sevk ve idaresindeki 42... plakalı çekici ve çekiciye bağlı 42... plakalı yarı römork ile asfalt kaplama, düşeyde eğimsiz, yatayda düz, kuru zeminli, azami hız sınırı 50 km/s. olan bölünmüş yolda 100. Yıl Bulvarı üzerinden ... Kavşağı istikametine seyir halinde iken geldiği dört yönlü sinyalize kavşaktan kırmızı ışıkta geçişi sırasında aracının ön kısımlarıyla solundan ... Caddesi'nden kavşağa giriş yapan ...'un sevk ve idaresindeki 70... plakalı farları yanan motosikletin sarı ışıkta hareket ettiği, ancak çarpışma noktasında yeşil ışık yandığı esnada sağ yan kısmına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ...'un künt beden travmasına dayalı ekstremite kırıkları ile müterafik göğüs içi kanama nedeniyle öldüğü olayda, kaza tespit tutanağı ile aynı doğrultuda düzenlenen 12.10.2020 tarihli Araç Tekniği ve Trafik Kazası Uzmanı'nın raporuna göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-b. maddesindeki kırmızı ışık kuralına riayet etmemekten dolayı asli kusurlu olduğunun; ölenin ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği; hükme esas alınan 30.12.2020 tarihli ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Daire Başkanlığının raporuna göre sanığın sevk ve idaresindeki çekici ile olay mahalli sinyalize kavşağa geldiğinde, kendisine hitaben yanan kırmızı ışığı dikkate alarak durması, yeşil ışık ile birlikte kavşağa girmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kırmızı ışıkta durmadığı, ışık ihlali yaparak kontrolsüz biçimde kavşağa giriş yaptığı sırada, solundan kavşağa giren motosikletin sağ yan kesimine çarpması nedeniyle asli kusurlu; ölenin ise sevk ve idaresindeki motosiklet ile geldiği sinyalize kavşakta kırmızı ışıkta durduktan sonra sarı ışıkla harekete hazırlanarak beklemesi gerekirken aksine hareketle sarı ışıkta kavşağa girdiği esnada kırmızı ışıkta kontrolsüzce kavşağa giren çekicinin aracına çarpması nedeniyle alt düzeyde tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde ve kusur izafesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak sanığın asli kusurlu olarak kabul edilen ölümlü trafik kazası neticesinde meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak temel cezada alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın mesleğinin şoför olması ve geçimini şoförlük yaparak temin ettiği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin kararın hakkaniyete uygun bulunmaması nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden yapılan yargılama sonunda sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARARSanığın mesleğinin şoför olması ve geçimini şoförlük yaparak temin etmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasına yer olmadığına dair verilen kararda dosya kapsamına göre bir isabetsizlik bulunmadığından Tebliğname'deki (2) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Sanığın, bir kişinin ölümüne neden olacak şekilde trafik kazasına karıştığı olayda, hükmün gerekçesinde 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereğince taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği oluşa uygun olarak kabul edilmesine rağmen, hükmün esasını oluşturan kısa kararda taksirle bir kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının temel cezanın belirlenmesine ilişkin bölümünde yazılı olan ''Taksirle bir kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden Olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığından eylemine uyan TCK'nın 85/2. maddesi" ibareleri çıkarılarak yerine ''taksirle öldürme suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığından eylemine uyan TCK'nın 85/1. maddesi'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.