Belediyenin imar planı değişiklikleri ve mahkeme iptalleri sonrası arazi teslimi yapılamayan tesis sözleşmesinden doğan tazminat davası.
Özet: Bir belediye ile davacı arasında imzalanan, belirli parseller üzerinde otopark, pazar yeri ve kültür sanat eğlence yapısı gibi tesislerin inşa edilerek 30 yıl süreyle işletilmesini öngören sözleşmenin ifası, sözleşme konusu taşınmazların imar planlarının idare mahkemelerince defalarca iptal edilmesi ve fiili yer tesliminin hukuken ve fiziksel olarak imkansız hale gelmesi üzerine, ilk derece mahkemesi, geçerli imar planlarını hazırlama sorumluluğu belediyede olduğundan, sözleşme vaadine güvenen davacının uğradığı müspet zararın 17 milyon TLyi aşan kısmının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmetmiş ve bu karar istinaf aşamasında incelenmektedir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 12.09.2006 tarihinde dört adet parselin kapsadığı alanda tesis yaptırılması ve işletilmesi hususunda sözleşme imzalandığını, ancak yer tesliminin yapılmadığını ileri sürerek, öncelikli olarak yer tesliminin yapılmasına ve müspet zararın yer teslimi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği kanaati varsa belirlenecek tazminatın yer teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 03.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 40.553.201,32 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili idare tarafından yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre, ... ilçesi, ... Mevki, 52,53,66,67 parsellere otopark, açık-kapalı pazar yeri, kültür sanat eğlence yapısı ve park düzenlemesi işinin 30 ay içerisinde davalı tarafından yapılacağı ve 30 yıl süreyle işletileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmeye konu 66... numaralı parsellerin imar uygulaması sonucunda ... numaralı parsellere dönüştüğü, ... numaralı parsellerin dava dışı kişiler adına, ... numaralı parsellerin ise davalı adına kayıtlı olduğu, 17.08.2007 tarihinde yürürlüğe giren nazım ve uygulama imar planlarında taşınmazların özel proje alanı olarak ayrıldığı, ancak uygulama imar planının dört parselin tamamı yönünden, nazım imar planının ise ... numaralı parseller yönünden mahkeme kararı ile iptal edildiği, sonrasında yeni imar planları yapılmış ise de idare mahkemeleri tarafından iptal edilmiş olup, mer'i imar planında ... numaralı parsellerin park ve yol olarak ayrıldığı, ... numaralı parsellerin plansız alanda kaldığı, fiili teslimin mümkün olmadığı, idare mahkemeleri tarafından iptal edilmeyecek biçimde imar planları hazırlamak görevinin belediye başkanlıklarına ait olduğu, imar planının idare mahkemesi tarafından iptali durumunda o plana veya sözleşmedeki plan vaadine güvenen kişilerin uğradıkları zararı belediyenin gidermesi gerektiği gerekçesiyle, yer teslimine ilişkin davanın reddine, alacak davasının kısmen kabulüne, 17.471.356,53 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa 28.09.2006 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme imzalandığı sırada taşınmazların İstanbul 2 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 10.10.2002 tarihli kararı ile 3. derece doğal sit alanı olarak kabul edildiği, davaya konu alana ilişkin projenin kurul arşivinde bulunmadığı, kurula proje sunulmamış olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile davalıya gönderilen İstanbul 5 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 18.07.2007 tarihli yazısında 52,53,67 sayılı parseller için "Kentsel Kuşdili Çayırı Tasarım Projesinin" uygun bulunduğu, bu arada taşınmazın bulunduğu bölgede bir imar planının olmadığı, sözleşmeden sonra 17.08.2007 tarihinde yürürlüğe giren nazım ve uygulama imar planlarında taşınmazların özel proje alanı olarak ayrıldığı, ancak uygulama imar planının dört parselin tamamı yönünden, nazım imar planının ise ... numaralı parseller yönünden mahkeme kararı ile iptal edildiği, sonrasında yeni imar planları yapılmış ise de idare mahkemeleri tarafından iptal edilmiş olup, mer'i imar planında 52... numaralı parsellerin park ve yol olarak ayrıldığı, ... numaralı parsellerin plansız alanda kaldığı, parsellerin kapsadığı alanın fiilen cadde ve otopark olarak kullanıldığı, dosyada bulunan sözleşme yılı olan 2006 hava fotoğraflarında da cadde olarak göründüğü, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, sözleşmenin kurulması aşamasında davacı yüklenicinin davaya konu taşınmazların imar durumunun ihale konusu işi yapmaya müsait olmadığını bilmesi gerektiği ve basiretli bir tacir gibi davranmadığı, bu anlamda sözleşmenin ifasında objektif imkansızlık bulunduğu, sözleşmenin başlangıçtaki imkansızlık hali göz önüne alınarak kesin hükümsüz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak müspet zarar kapsamında kâr kaybı talep edilemeyeceği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebi kabul edildiği halde davanın reddine karar verildiğini, imar planı yapma, yürürlüğe koyma ve planın hukuka uygunluğunu sağlama görevinin davalıya ait olduğunu, sözleşmenin düzenlendiği tarihte edimin ifasının mümkün olduğunu, davalının kusurlu davranışı ile ifayı imkânsız hale getirdiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin dosyadaki somut delilleri tartışmadığını, basiretli tacir ilkesinin yanlış yorumlandığını, sorumsuzluk kaydının geçerli olmadığını, zarar hesabının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, yer teslimi yapılması ve müspet zararın tahsili, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince yer teslimine ilişkin davanın reddine, alacak davasının kısmen kabulüne, 17.471.356,53 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa 28.09.2006 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği halde kararın hüküm kısmında taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne yazılmış olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm kısmının (A) numaralı bendinin birinci fıkrasının çıkartılarak yerine “1-Davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, davalı vekilinin istinaf talebinin "KABULÜNE” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacıya ödenmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!