Yargıtay 5. Ceza Dairesi, zimmet, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma ve Kooperatifler Kanununa muhalefet gibi suçlardan sanıklar hakkındaki temyiz incelemesinde zamanaşımı ve ölüm nedeniyle düşme ile HAGBnin itiraz yolunu değerlendirdi.
Özet: Yargıtay, Ağır Ceza Mahkemesinin zimmet, dolandırıcılık, sahtecilik, iftira ve Kooperatifler Kanununa muhalefet gibi suçlara ilişkin kararlarını incelerken, bir sanık hakkındaki denetim görevini ihmalle zimmete neden olma ve Kooperatifler Kanununa muhalefet mahkumiyetlerini dava zamanaşımı nedeniyle bozup düşürdü, ölen sanık hakkındaki kamu davalarının düşürülmesi kararını onayladı, diğer sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının temyize değil itiraza tabi olduğunu belirterek ilgili temyiz istemlerini reddetti, ayrıca iftira suçundan doğrudan zarar görmeyen Bakanlığın katılma talebini geçersiz sayarak temyiz yetkisinin olmadığını hükmetti.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ███████ Karar SUÇLAR : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, iftira (sanık ... hakkında), 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet (tüm sanıklar hakkında), denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma (sanıklar ..., ... ve ... hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ... ve ... hakkında), ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (sanık ... hakkında) HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanık ... hakkında), kamu davalarının ölüm nedeniyle düşürülmesine (sanık ... hakkında), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (diğer sanıklar hakkında)TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozmaMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;Sanıklar ..., ..., , ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na (5271 sayılı Kanun) 7499 sayılı Kanun ile eklenen geçici madde 6/2-b hükmünde yer alan "01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231. maddenin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır." şeklindeki düzenleme gereği itiraz kanun yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek, katılan vekilinin bu husustaki temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile dosyanın söz konusu kararlar yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık ... hakkında iftira suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının katılma hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin, sanık ...'ün hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan vekilinin ise sanıklardan ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile ... hakkında açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle düşürülmesi hükmüne yönelik vekalet ücretine münhasır temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Sanık ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan da kamu davası açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşıldığından bu hususta mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.1.) Sanık ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Sanığın üzerine atılı 1163 sayılı Kanun'a muhalefet ve denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarının 1163 sayılı Kanun'un ek 2/3. ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 251/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 05.03.2015 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,2.) Sanık ... hakkında açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle düşürülmesine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davalarının ölüm nedeniyle düşmesine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA , 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.