Yargıtay 5. Ceza Dairesi, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasıyla verilen görevi kötüye kullanma mahkumiyetini zamanaşımı nedeniyle bozarak kamu davasını düşürdü.
Özet: Bu kararda, savcının temyiz başvurusu yasal süreyi kaçırdığı için reddedilmiş, ancak sanığın temyiz incelemesinde, sanığa isnat edilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun, suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanununda öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlemden itibaren hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) süresi de eklendiğinde dahi dolduğu tespit edilerek, yerel mahkemenin hatalı mahkumiyet hükmü bozulmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar.
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Üst Cumhuriyet savcısının 26.05.2022 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/3. maddesinde yer alan 1 aylık yasal süreden sonra 05.07.2022 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin sanığın temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı suçun, suç tarihi itibariyle yürürlükte olan ve zamanaşımı bakımından lehe hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 240. maddesinde ön görülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 19.09.2006 tarihli mahkumiyet ile hüküm tarihi arasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili durma süresi eklendiğinde dahi, bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazının bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilerek 1412 sayılı Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!