Yargıtay, muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında davacıların ispat yükünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Miras bırakanın muvazaalı şekilde taşınmazı torununa devrederek mirasçılardan mal kaçırdığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi muvazaanın varlığına hükmederek davayı kabul etse de, istinaf mahkemesi, miras bırakanın mal kaçırma amacı taşıdığına dair yeterli kanıt bulunmadığını, tek başına satış bedeli farkı veya alıcının satın alma gücünün olmamasının muvazaayı ispatlamaya yetmeyeceğini ve miras bırakanın başkaca taşınmazlarının da kaldığını tespit ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp davayı reddetmiş; Yargıtay da istinaf mahkemesinin bu kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar; muris babaları ...'ün 181 85... parseldeki 6 nolu meskenini torunu olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı; taşınmazın gerçek malikinin muris ... değil, babası ... olduğunu, geleneksel aile yapısından dolayı taşınmazın başta muris adına temlik alındığını, taşınmazın alınmasında ve üzerine yapılan inşaatta, emekli maaşından başka geliri bulunmayan murisin bir katkısının olmadığını, babasının talebi ile murisin taşınmazı kendisine devrettiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin dava konusu taşınmazı satmasını gerektirir bir durumunun bulunmadığı, satış tarihinde 14 yaşında olan davalının taşınmazı satın alabilecek durumda olmadığı, taşınmazın satın alındığının davalı tarafça iddia ve ispat edilemediği, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin tüm mirasçılarla sosyal ve beşeri ilişkilerinin kötü olduğuna dair bir iddia ileri sürülüp ispatlanmadığı, gerçek değer arasındaki farkın veya taşınmazı tapuda satış suretiyle devralanın o tarihte taşınmazı alım gücünün bulunmamasının tek başına muvazaa olgusunu kanıtlamaya yeterli olmadığı, murisin mal kaçırması için herhangi bir sebebinin bulunmadığı, dinlenen davacı tanıklarının beyanında temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığı yönünde bir açıklama yer almadığı, murisin geride pek çok taşınmazının kaldığı, davacılar tarafından ispat yükü yerine getirilemediğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL
bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!