4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden kaynaklanan yangın santralleri kurulumu alacak davasında, davacıların tacir olmaması nedeniyle görevli mahkeme tespitine ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Davacılar, davalılara ait bir fabrika ve lojman alanındaki yangın santrallerinin yenilenmesi ve kurulumu işini bir eser sözleşmesi kapsamında tamamladıklarını, ancak sözleşme kapsamının başlangıçta anlaşılandan daha genişlemesine rağmen, taahhütlerini yerine getirmelerine karşın yalnızca kısmi ödeme aldıklarını ve geri kalan alacaklarının ödenmediğini iddia ederek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmişlerdir; mahkeme ise yapılan yargılamada davacıların ticaret sicil kaydı veya esnaf kaydı bulunmadığını, dolayısıyla tacir sıfatına sahip olmadıklarını tespit ederek, bu durumun davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girip girmediği konusunda yasal gerekçeleri değerlendirmiştir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : ....
KATİP :....
DAVACILAR : 1- ... -...
2- ... - ....
3- ... - ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ... .....
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacılar vekili, Davalılardan ..... adresinde faaliyet gösteren mühimmat fabrikasının bulunduğu şirkete ait fabrika ve lojman olmak üzere tüm alanın eskiyen yangın santrallerinin yenilenmesi, eski santralin demontajı ve yeni yangın santrallerinin yapılması için diğer davalı ... ....... Şti.'nin yapılmasını istediği yangın santrali işinin yapılması konusunda yapılacak işin miktarına göre 100.000,00 TL 'den aşağı olmamak üzere yapılacak işin boyutu ve kapsamı işin sonunda belirlenerek söz konusu iş için piyasa rayici üzerinden ödeme yapmak üzere anlaş yapıldığını, davacılara esasen sök-tak işlemi yapacakları söylenmesine ve lojman ve su deposu gibi kısımlar olmamasına ve konuşulmamasına rağmen müvekkillerinin işin başına geçince işin boyutunun çok daha kapsamlı olduğunu gördüklerini, işi veren davalı tarafça bu kısımların da ilave olarak işe eklendiğini ve işe başlandığını, müvekkillerimin sigortalarının davalı ... ... Grup Elektrik Enerji Sanayii Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması kararlaştırılmış olup işe başladıktan bi hafta sonra sigortalarının yapıldığını ve işin bitişine kadar sigortalarının SGK 'ya bildirildiğini, davacıların işlerini yaparken herhangi bir kimseden talimat ya da emir almadan, üçü birlikte hareket etmek, yapılacak işlere karar vermek sureti ile işi yaptıklarını, davacıların tüm işlemleri yaptıktan sonra yapılan işin davalı... Ltd. Şti.nin Fabrika yetkililerine teslim edildiğini, sorumlulara ve fabrikada çalışanlara yangın santrali ve sistemleri tanıtılarak gerekli eğitimler verildikten sonra15 Kasım 2023 tarihinde başlanılan işin 8 Mart 2024 tarihinde bitirilerek fabrikadan ayrıldıklarını, davalı tarafça müvekkillerine yalnızca 65.000,00 TL ödeme yapıldığını, fabrikadan alacaklarını alamadıklarını ileri sürerek başkaca bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın kabulü ile yapılan işlerin parasal karşılığının tespiti ile müvekkillerine ödenmeyen bedeller nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL‘nin işin teslim edildiği 08.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: :
Davalı... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında yapılan eser sözleşmesinden kaynaklı olarak, davacıların taşeron sıfatı ve konumuyla edimini yerine getirmesine rağmen bakiye bedelin ödenmediği iddiasıyla yüklenici ve iş sahibi aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir.
Celp edilen kayıtların incelemesinde, davacıların ticaret sicil kaydının bulunmadığı, esnaf odasından gelen müzekkere cevabına göre de davacıların esnaf kaydının olmadığı, davacı ... ün işletme hesabına göre defter tuttuğu, diğer davacıların vergi mükellefiyetlerinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bu doğrultuda;
Ticaret sicil, esnaf odası ve vergi dairesinden gelen bilgilere göre davacıların tacir olmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK m. 5/1. fıkra hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir.
A- Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
B- Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6102 sayılı m. TTK 19/2 fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
C- Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda davacı taraf, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talep etmektedir ve taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması zorunludur. Davacı bakımından yapılan araştırmada davacıların tacir olmadığı anlaşılmış, davacı tacir olmadığından görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir (HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115).
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları, ve diğer belgelerin incelenmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın, eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davacıların 6102 sayılı TTK 12 maddesi kapsamında kalan tacir olmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu ve eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da mutlak ticari dava sayılmadığından açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle (HMK 114/1-c, 115/2) davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davaya bakmaya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren tarafların 2 hafta içerisinde müracaatı halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerine görevli mahkemece karar verilmesine,
4- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. md.gereğince bir karar verilmesine,
Dair taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ....
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!