Taşeronluk sözleşmesinden doğan alacak davasında, davalının yetkisiz imza ve yetkisizlik iddiaları reddedilerek, bölge adliye mahkemesinin davacı lehine verdiği kararın Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Taşeron şirket, ana yüklenici şirkete karşı, Göle-Selim il yolunda gerçekleştirdiği bordür, kilit taş duvar ve kazı işlerinden kaynaklanan ödenmemiş alacaklarının tahsilini talep etmiş; ana yüklenici ise sözleşmenin yetkisiz kişi tarafından imzalandığını ve borcun bulunmadığını savunmuş; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalının imzalayan kişiye vekaletname ile yetki verdiğini ve işin davacı tarafından yapıldığını tespit ederek davanın kabulüne karar vermiş, bu karar temyiz incelemesinde de usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 06.04.2016 tarihinde taşeron sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre müvekkilinin taşeron olarak Göle-Selim il yolunda bordür, kilit taş duvar ve kazı işleri yapma borcu altına girdiğini, müvekkilinin sözleşmede belirtilen şartlarda ve sürede işini yapmasına rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.11.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle; davayı 333.661,18 TL üzerinden ıslah ettiklerini, 10.000,00 TL’nin dava, 323.661,18 TL’nin ıslah tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu sözleşmenin müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, müvekkili şirketi bağlamadığından yetkiye ilişkin hükmün de geçersiz olacağını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin resmi taşeron .... San. ve Tic. Ltd. Şti’ye taşeron sözleşmesi gereği yapmış olduğu tüm işlerin bedelini ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmeyi yüklenici adına dava dışı alt yüklenici temsilcisi ...’in imzaladığı, davalı şirket vekaletname ile dava dışı alt yüklenici temsilcisine dava konusu işle ilgili taşeron sözleşmesi yapma yetkisi verdiğinden sözleşmenin geçerli olduğu, yüklenicinin işi bırakmadığı, iş yerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalâtların yüklenici tarafından gerçekleştirildiğinin karine olarak kabul edildiği, işin yapılmadığı ya da eksik yapıldığı iddiasının davalı tarafça kanıtlanması gerektiği, yapılan işlerin sözleşme ile uyumlu olduğu, hükme esas alınan raporlara göre dava konusu iş bakımından davacının davalıdan 403.487,81 TL alacaklı olduğu, 26.12.2017 günlü ilk hükmü ve 06.11.2020 günlü ikinci hükmü yalnızca davalı taraf istinaf etmiş olup davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek ilk hükümdeki miktar ve dava değeri aşılmaksızın toplam 333.661,18 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, sözleşmeyi müvekkili şirket adına imzalayan ...'in yetkisiz olduğunu, müvekkili şirketin bu sözleşmeye hiçbir zaman muvafakat vermediğini, sözleşmenin müvekkili şirketi bağlamadığını, sözleşmenin yetkiye ilişkin maddesi de geçersiz olduğundan davanın açıldığı ve kararın verildiği yerel mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının bu işi kendisinin yaptığı yönünde hiçbir delil dosyaya sunmadığını, tüm yapı ve kazıların davacı tarafından yapıldığı şeklinde tanzim edilen rapora dayanılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile resmi taşeron . .. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki taşeron sözleşmesi gereği alt yüklenicinin bu sıfatla yapmış olduğu tüm işlerin bedelinin ödendiğini, sözleşme ... San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından imzalandığından davanın da bu şirkete ve yetkilisine karşı açılması gerekirken müvekkili şirkete karşı açılması nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.