Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında ciro zinciri kopukluğu, teminat senedi niteliği ve gerçek ticari ilişki olmaması iddialarıyla borçlu olunmadığının tespiti talebi.
Özet: Mevcut hukuki uyuşmazlık, davacı şirketin, hakkında kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takibine itirazla açtığı menfi tespit davasıdır; davacı, takibe konu 675.000 USD bedelli poliçede davalı alacaklının ciro zincirindeki kopukluk nedeniyle yetkili hamil olmadığını, senedin gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayıp borç ödeme sözleşmesi kapsamında teminat amacıyla verildiğini öne sürerken, davalı ise hamil sıfatının geçerliliğini, bankaya yapılan cironun tahsil cirosu olduğunu ve borcun gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak 17.01.2019 tanzim ve 20.01.2020 vade tarihli, 675.000 USD bedelli poliçenin ciro silsilesi incelendiğinde lehtar ...'nın poliçeyi ...Bank emrine, onun da ... A.Ş. emrine temlik cirosuyla devrettiğini, ciro zincirinin ... A.Ş. üzerinde kesintisiz ilerleyerek son bulduğunu, bu haliyle poliçeyi takibe koyan davalı ...A.’nın ciro zincirinde mülkiyet devrini sağlayan son ciro halkasına sahip olmadığı ve poliçe arkasında kendisine yönelik herhangi bir geri temlik ya da tahsil şerhi bulunmadığından TTK m. 686/1 uyarınca yetkili hamil sıfatını taşımadığını, takibe konu poliçenin taraflar arasında akdedilen 07.02.2019 tarihli "Borçların Ödenmesi Sözleşmesi" kapsamında "borcun teminatı" amacıyla verildiğini, sözleşmede yer alan yetki şartı uyarınca İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı ancak icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığı, öte yandan taraflar arasında poliçenin düzenlenmesine dayanak teşkil edecek gerçek bir ticari ilişki ve mal sevkiyatının bulunmadığını, bu durumun gümrük ve ithalat kayıtlarının yokluğuyla da sabit olduğunu ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri ileri sürerek müvekkili şirketin icra takibine dayanak poliçe nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, yetkisiz icra dairesinde yürütülen takibin iptaline ve teminat karşılığında icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının hukuki ve maddi temelden yoksun olduğunu, takibe konu poliçedeki ciro silsilesine göre müvekkilinin TTK m. 686/1 uyarınca yetkili hamil konumunda bulunduğunu, bankaya yapılan cironun temlik cirosu değil tahsil cirosu niteliğinde olduğunu ve bu hususun dosyaya sunulan ödeme protestosu, Yargıtay içtihatları ve somut olayın özellikleri ile sabit olduğunu, takibe dayanak poliçelerin teminat senedi vasfını haiz olmadığını, taraflar arasında akdedilen 07.01.2019 tarihli sözleşmenin borcun tasfiyesi amacıyla düzenlendiğini ve davacının sözleşmedeki imzayı ikrar ederek borç kaynağını kabul ettiğini, bu kapsamda taraflar arasında gerçek bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacının İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkisine yönelik itirazlarının ise İİK m. 168/5 uyarınca yasal 5 günlük süre içinde ileri sürülmediğinden yetkinin kesinleştiğini ve ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 3.4.maddesinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Dava; davalı tarafından İstanbul...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında takibe konu poliçenin, davalının yetkili hamil olmaması, poliçenin teminat senedi olması, ciro zincirinde kopukluk olması, gerçek bir ticari ilişkiye dayalı olarak verilmemiş olması nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ve icra müdürlüğü'nün yetkili olmadığına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağı olarak █████/2019 Keşide Tarihli, █████/2020 Vade Tarihli 675.000,00 USD bedelli poliçenin gösterildiği anlaşılmaktadır.Davalı tarafından İcra Müdürlüğü ve İcra Mahkemelerinin yetkisine itiraz edilmiş ise de; taraflar arasındaki borç ödeme sözleşmesinin 3/4.maddesinde yetkili İcra Müdürlüğü ve Mahkemelerinin İstanbul olarak belirlenmiş olması nedeni ile yetkiye yönelik itirazın oy birliğiyle reddine karar verilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile toplanıp değerlendirilen delillere göre; Dava, davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü... sayılı dosya kapsamında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte ciro zincirindeki kopukluk sebebiyle davalının yetkili hamil sıfatını taşımaması, takibe dayanak poliçelenin teminat senedi niteliğinde olması, teminat konusu riskin gerçekleşmemesi ve bu sebeple kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibinin mümkün olmaması, gerçek bir mal/hammadde teslimine dayalı ticari ilişki bulunmaması (gümrük/ithalat kayıtlarının yokluğu) sebeplerine dayanılarak borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.Davacı vekili, takibe dayanak poliçede, hamil gözüken ... lehine yapılan son temlik cirosunun ardından ... lehine herhangi bir yeni temlik cirosu bulunmadığından, ....'nın meşru hamil sıfatına sahip olmadığını, senet üzerindeki ciro silsilesinin kopuk olması, bu nedenle, ...tarafından başlatılan takibin, yetkisiz hamil tarafından yapıldığı ve takibin iptali gerektiğini ifade etmiştir.Dava konusu poliçe incelendiğinde, düzenleyeninin ve lehdarının davalı ...A, muhatabının davacı ...A.Ş, poliçe bedelinin 675.000 ABD Doları, düzenlenme tarihinin █████/2019, düzenlenme yerinin Cenevre, vadesinin █████/2020, muhatap davacı ... A.Ş’nin ticaret unvanın Altında şirket merkezinin adresinin bulunduğu, TTK672 uyarınca ödeme yerinin İstanbul/Türkiye olduğu anlaşılmıştır.Poliçede muhatap olarak gösterilen kişi poliçeyi kabul etmek zorunda değildir. Buna göre poliçede kabul ihtiyaridir. Muhatap poliçeyi kabul ederse poliçenin asıl borçlusu durumuna gelir. TTK m. 767/1’in “Poliçe ile yapılan borçlanmaların şekli, bu borçlanmaların imzalandığı ülkenin hukukuna tabidir” hükmü uyarınca muhatabın poliçeyi kabul etmek suretiyle yaptığı borçlanmanın şekli, bu borçlanmanın imzalandığı ülke kanuna tabidir. Somut olayda poliçenin muhatabı olan davacı ... A.Ş, poliçedeki “Kabul Eden” (...by) kısmını, Türkiye’deki adresini içeren kaşenin üstünü imzalayarak kabul etmiştir. Bu durumda davacı muhatabın poliçeyi bu şekilde kabul ederek yapmış olduğu borçlanma işlemini Türkiye’de imzaladığının kabulü gerekir. Bu durumda bu borçlanmanın şekline TTK m. 767/1 uyarınca Türk Hukuku’nun uygulanması gerekmektedir. Taraflar arasında imzalanan █████/2019 tarihli, borçların ödenmesi sözleşmesi isimli sözleşme incelendiğinde, ... S.A'nın, ...'ya ham madde ürünleri sattığı, ...'nın, ...'ya borçlarını zamanında ödeyemediği, tarafların, ...'nın işbu Sözleşmeyle ...S.A'ya borçlarını ödemeyi taahhüt edeceği bir ödeme planı üzerinde anlaşmaya karar verdikleri; sözleşmenin ikinci maddesinde ödeme planının ayrıntılı şekilde düzenlendiği, ...A.Ş tarafından ...S.A'ya nakden ve defaten ödenmesi gereken tutarları; 20.03.2019 335.000 USD, 18.04.2019 650.000 USD, 20.05.2019 750.000 USD, 20.06.2019 750.000 USD, 18.07.2019 750.000 USD, 20.08.2019 750.000 USD,20.09.2019 750.000 USD, 20.10.2019 750.000 USD, 20.11.2019 750.000 USD, 20.12.2019 750.000 USD, 20.01.2020 675.000 USD, 20.02.2020 500.000 USD şeklinde kararlaştırdıkları, davacı ...A.Ş tarafından kararlaştırılan bu ödemelerin, belirtilen tarihlerde ve eksiksiz şekilde yerine getireceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Davacı şirket sözleşme altındaki imzalara itiraz etmediği gibi bu sözleşme ile birlikte davacı, davalı şirkete toplam 8.159.734 USD ödeyeceğini kabul etmekte olup, sözleşmede düzenlenen ödeme planı ile borcun hangi tarihlerde ödeneceğinin kararlaştırılması da dikkate alındığında dava konusu alacağın dayandığı poliçenin teminat senedi niteliğinde değil ödeme aracı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.Toplanan delillere göre takibe konulan poliçeden dolayı davacının 675.000 Dolar borcu olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve düzenlenen ödeme planı kapsamında davacının davalı şirkete toplam 8.159.734 USD ödeyeceğini kabul ettiği, dava konusu poliçenin de ödeme protokolünde yer alan ödemelerden biri olduğu, bu sebeple davacı tarafın senedin teminat senedi olduğu ve taraflar arasında gerçek bir mal/hammadde teslimine dayalı ticari ilişki bulunmadığı yönündeki beyanlarına itibar edilmemiştir.Tahsil cirolu senet, temlik cirosunun aksine, bir borcun ödenmesi için veya borç yerine kaim olmak üzere verilmemektedir. Bu bakımdan tahsil cirosunda temlik fonksiyonu bulunmamaktadır. Tahsil cirosunun temlik fonksiyonu olmadığı için ciro edileni senedin ve senette mündemiç hakkın sahibi hâline getirmemekte, onu sadece senet bedelini talep yetkisiyle teçhiz etmektedir. Mülkiyet ciroya rağmen ciro edende kalmıştır. Herhangi bir mülkiyet intikali söz konusu olmadığından ciro edenin senette mündemiç hakkın ödeneceği veya senedin kabul olunacağı konusunda teminat vermesine lüzum yoktur. Yani tahsil cirosunun teminat fonksiyonu da yoktur. Kısacası tahsil cirosunun tek fonksiyonu “teşhis fonksiyonu” olmaktadır. Tahsil cirosu ile senedi verenin, “senet alacaklısı” sıfatı ise aynen devam etmektedir.Senedi tahsil cirosu ile devralan hamilin 6762 sayılı TTK’nın 600. maddesinin ilk cümlesinde genel bir şekilde ve “poliçeden doğan tüm haklar” ibaresi kullanılarak ifade edilen hakları çeşitlidir. Esas itibariyle, ciro edilene poliçe meblağını tahsil hususunda yetki verilir, ancak ciro edilen bu amaca uygun olarak gerekli her işlemi yapabilir. Senedi kabul için muhataba arz edebilir, ödeme nedeniyle makbuz verebilir, ödeme hâlinde senedi teslim edebilir, borçluya mehil verebilir, aynı şekilde vadesi gelmesinden evvel veya sonra müracaat borçlularına karşı temsil olunan adına müracaat hakkını kullanabilir, müracaat hakkı kapsamında gerekli protestoları çektirebilir, borçlunun iflâs etmesi hâlinde senet alacağını masaya kaydettirebilir.Dosya kapsamındaki ödeme protokolü, sözleşme dava dışı bankanın davacı şirkete gönderdiği ödememe protestosu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun █████/2022 tarih, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamında da uygulamada kambiyo senetlerinin tahsili amacıyla yapılan ciro işlemlerinde çoğu zaman tahsil kaydına açıkça yer verilmediği, bu durumda ciro görünüşte temlik cirosu niteliğinde olsa dahi gerçekte tahsil amacı taşıyabileceğinin belirtilmesi, merkezi İsviçre'de bulunan davalı şirketin poliçeyi tahsil etmek amacıyla dava dışı banka vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olmaması n anlaşılmakla dava konusu poliçeyi dava dışı bankaların tahsil cirosu ile teslim aldığı kabul edilerek davanın reddine, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın Reddine,-Kötüniyet tazminatı isteminin reddine,2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 486.899,85 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 486.167,85 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 1.341.111,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.█████/2026Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır lu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.