Kooperatif aidat alacağı ve gecikme faizi uyuşmazlığında, taleple bağlılık ilkesi gereği itirazın iptali yerine alacak davası olarak incelenmesi gereken davada kanun yararına temyiz.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz incelemesinde, bir kooperatifin üyesinden aidat alacağı talebiyle başlattığı icra takibine yapılan itiraz sonrası açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davayı davacının açıkça alacak davası olduğunu belirtmesine karşın hatalı bir şekilde itirazın iptali davası olarak kabul etmesi ele alınmıştır; bu yanlış tanımlama sonucunda mahkeme, icra inkar tazminatına hükmederek Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesini ihlal etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Mahkemece kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin 30.06.2017 tarihli genel kurul toplantısında ortaklardan 2017 yılı Temmuz ayı son takvim gününe kadar ödenmek üzere 2.000,00 TL, 2017 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarının son takvim gününe kadar ödenmek üzere ise 1.000,00 TL aidat alınmasına dair karar alındığını, yine aidat borcu bulunan üyelerin borçlarını 2017 yılı Temmuz ayı son takvim gününe kadar ödemeleri halinde herhangi bir gecikme zammı alınmaması, bu tarihten sonra yapılan ödemeler için aylık %5 gecikme zammı alınmasının yapılan oylama sonucunda oy birliğiyle kabul edildiğini, kooperatif üyesi olan davalının 2017 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ait kooperatif aidat ödemelerini yapmaması üzerine Kütahya 1.İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı dosyası icra takibine başlandığı, icra takibine haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak itiraz ettiğini belirterek davalı borçlunun asıl borç miktarı olan 7.000,00 TL'nin aidat ödeme tarihlerinden bugüne kadar işleyecek genel kurul kararı ile belirlenen aylık %5 faizi ve tüm ferileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kooperatif alacaklarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğundan davada zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, kooperatif genel kurulun usulüne uygun olarak yapılmadığını, genel kurulda alınan gecikme faizi kararının hukuka aykırı olduğunu, likit bir alacak olmadığı için icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, faize hükmedilecekse dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III.MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın İİK'nın 67 maddesine göre itirazın iptali davası olduğunu, davacı kooperatifin aidat alacaklarından dolayı başlattığı takibe davalı tarafından itiraz edildiği, davacı kooperatifin olağan genel kurul toplantısında aidat ve faiz kararı alındığı, genel kurul kararına karşı açılan iptal davası bulunmadığı, alacağın zamanaşımına uğramadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile asıl alacağın 7.000,00 TL, takip tarihine kadar istenebilecek faizin ise 2.483,51 TL olorak tespit edildiği, alacak likit olduğundan davalı aleyhine asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. KANUN YARARINA TEMYİZA. Kanun Yararına Temyiz Sebepleriİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminde; B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklı aidat alacağı istemine ilişkindir.Somut olayda, kooperatif üyesi olan davalının genel kurul kararlarına istinaden ödenmesi kararlaştırılan üyelik aidatlarını ödememesi üzerine başlatılan ilamsız icra takibine haksız yere itiraz ettiği belirtilerek, icra takibine konu edilen aidat alacağına ilişkin asıl borç miktarı olan 7.000,00 TL'nin aidat ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek genel kurul kararı ile belirlenen aylık %5 faizi ve tüm ferileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalının Kütahya 1. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 7.000,00 TL asıl alacak, 2.483,51 TL faiz yönünden devamına ve icra inkâr tazminatına karar verildiği ve hükmün kesin olduğu anlaşılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinde düzenlenen icra takibine yapılan itirazın iptali davası ile, bir alacağın tahsili amacı ile açılan alacak (tahsil) davası nitelikleri ve sonuçları itibarı ile farklı dava türleridir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesinde yer alan “Taleple bağlılık ilkesi” gereğince, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü emredici olup, hakimin bu konuda takdir yetkisi bulunmamaktadır.Dosya kapsamından, davacının aidat alacağının tahsiline yönelik dava açtığı, cevap dilekçesine karşı cevaplarını içeren 01.02.2023 tarihli dilekçesinde açılan davanın alacak davası olduğunu itirazın iptali davası olmadığını açıkça belirttiği ve davanın tamamen ıslah edilmesine ilişkin bir talebinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak, işbu dava türünün alacak davası olarak açılmış olduğu hususu gözetilmeden, nitelikleri ve sonuçları itibarıyla farklı dava türü olan itirazın iptali davası şeklinde nitelendirilerek yanlış değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 363. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın yukarıda belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Adalet Bakanlığı'nın 6100 sayılı Kanun’un/HMK’nın 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere HMK’nın 363/2 hükmü gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.