İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, online satış platformunda sahte ürünlerle marka hakkına tecavüz ve maddi manevi tazminat istemine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacının tescilli "..." markasının, davalı tarafından izinsiz kullanılarak sahte ürünlerin diğer davalıya ait online satış platformu üzerinden satıldığı iddiasıyla açılan marka tecavüzü davasında, davacı tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile birlikte 1.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminat talep ederken; davalı platform ise şikayet üzerine ilgili ürünleri satıştan kaldırdığını, satıcının hesabını askıya aldığını ve yer sağlayıcı olarak hukuka aykırılıktan haberdar edildiğinde sorumluluğunun içeriği yayından kaldırmakla sınırlı olduğunu savunmuştur.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████ KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ:█████/2024NUMARASI:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)KARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin "..." markasının Türk Patent Kurumu nezdinde 3. sınıf kapsamındaki ürünler için ... tescil numarası ile davacı adına tescilli bir marka olduğunu, davalı taraflardan ...’in diğer davalı tarafa ait ... adresli web sitesinde davacı adına tescilli "..." markasını izinsiz olarak kullandığını ve markanın birebir aynısı kullanıp taklit ederek sahte ... ürünleri sattığını, müşterilerinden gelen ihbarlar ile tescilli markasının taklit edildiğinden haberdar olan davacının delil elde etmek ve sahte ürünleri incelemek adına ... web sitesinde satılan taklit ürünlerden sipariş ederek faturasını temin ettikleri, █████/2021 tarihli ... tarafından düzenlenen e-arşiv faturasının ...’dan istenerek alındığı ve bu faturanın delil listelerinde bulunduğunu, davalılardan ...'in (...) ürünlerin satış fiyatından (yaklaşık onda biri fiyatla) sahte olduğunu anlayarak satışını yapmaması gerektiği, taraflarınca 21.09.2021 tarihi itibariyle neredeyse her gün yapılan müşteri hizmetleri şikayetlerini de hiçbir şekilde dikkate almadığını ve 6 Aralık 2021 tarihinde dahi halen ... satış linklerinin ... sitesinde yer aldığını, Google aramasında da çıktığını, arabuluculuk sürecine rağmen kullanımın devam ettiğini belirterek, tüm bu nedenlerle, davalı taraflardan ...' in "..." markasını birebir taklit etmek suretiyle satışa sunduğu sahte ürünlerin diğer davalı ... online satış platformu üzerinden satılması ile gerçekleşen,... numarası ile tescilli "..." markasına vaki tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, fazlaya dair talep ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile davalı tarafların bu eylemi davacı şirketin ve "..." markasının ticari itibarı da zedelediğinden 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVAYA CEVAP:Davalı ... AŞ cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirkete bir e-posta göndererek "..." markalı ürünlerin tescilli marka sahibi olduğunu, bu ürünün tek satıcısı olduğunu, davalı müvekkiline ait ilgili internet sitesi ... üzerinden satış yapan diğer davalı ...’in sahte "..." markalı ürünler sattığını ve marka görsellerini kullandığını ve markaya gelen şikayetler neticesinde davalının mağazasını keşfettiğini iddia ettiğini, davacı şirketin şikayeti üzerine yapmış oldukları kontrolde diğer davalı ...’e ait ... adlı mağazadaki "..." markası altında listelenmekte olan 6 adet ürün olduğunu ve bunlardan bir kısmının davacının şikayetinden önce sipariş iptaline istinaden otomatik olarak satışa kilitlendiğini tespit ettiğini, kalan ürünlerin ise davacının şikayetine istinaden satıştan kaldırıldığını, dilekçelerinde ürünlerin kilitlenme tarihlerinin yer aldığını, ayrıca yine diğer davalı ...’in, ... adlı mağazasında sadece 6 adet davacı şirkete ait sahte ürün tespit edildiğini ve dilekçede yer aldığı üzere 6 tanesi için de siteden kaldırılmasına yönelik aksiyon alındığını, ...’e ait ... mağazasında bu 6 ürün dışında farklı bir ürün bulunmadığından ürünlerin tekrar açılmaması için mağazanın kapatıldığını, ...’e ait ... isimli mağazanın hesabının 03.11.2021 tarihinde askıya alındığını, ilgili ekran görüntülerinin de dilekçelerinde yer aldığını, davacı şirketin, davalı şirkete sadece "..." sitesi üzerinden gerçekleştirilen şikayeti ilettiği tek bir e-posta bulunduğunu, başkaca bir uyarıda bulunulmadığını ve davalının ilgili e-posta kapsamında hemen aksiyon aldığını, ancak akabinde davacı şirketin davalı şirket ve diğer davalıya karşı işbu davayı ikame etmeden önce arabuluculuk sürecini başlattığını, arabuluculuk görüşmeleri sırasında davacı şirketin belirttikleri ürünlerin satışa kapatıldığını, ancak ilgili linklere tıklandığında "Bu ürün şu anda satılmamaktadır" şeklinde bir ibare ile ürünlerin görsellerinin göründüğünü belirttiğini, bu görsellerin de çıkmaması yönünde gerekli aksiyonların alınmasını istediğini, ancak davalı şirket ile kaldırılmasını istedikleri URL adreslerini paylaşmadıklarını, bu sebeple arabuluculuk toplantısının ise "anlaşmama" olarak sonuçlandığını ve işbu davanın ikame edildiğini, yasal düzenlemeler karşısında yer sağlayıcının yer sağladığı içerikten dolayı bir sorumluluğu bulunmamakla birlikte, yer sağladığı içeriğin hukuka aykırılığından haberdar edilmesine ve söz konusu içeriği yayından kaldırmakla yükümlü olmasına rağmen, yayından kaldırmaması halinde sorumluluğu doğduğunu, davalı şirketin ise basiretli tacir olarak davacı şirket tarafından bildirilen tüm ihlallere ilişkin kullanımları incelediğini ve ilgili ürünleri satışa kapatmış olduğunu savunarak, davanın reddi gerektiğini bildirmişlerdir. Davalı ...’e usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, açılan davaya cevap vermemiştir.MAHKEME KARARI:İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile "…davalıya ait “..." isimli alışveriş sitesinde davacıya ait olduğu belirtilen “...” ibareli ürünün “...” sayfa linkinde “06.12.2021” tarihinde yayında olduğu, ancak ürünün satın alma butonun olmadığı ve “...” butonunun bulunduğu, yani satışta olmadığı, arabuluculuk görüşme tutanağının düzenlendiği ifade edilen “11.11.2021” tarihinden sonra yayında olduğu ve sonrasında kaldırıldığı ve satışa kapatıldığının anlaşıldığı, Davalı “...” web sitesinin dava konusu “...” markalı ürünlerin satışında yer sağlayıcı konumunda olduğu, ancak her ne kadar sitesinden diğer davalı ...'e ait ''..." isimli mağazası “03.11.2021” tarihinde askıya alınmış olduğunu beyan edilmiş ise de, Google Arama Motorunda dava konusu olarak belirtilen “... ..." kelimesi ile güncel olarak arama yapıldığında 1. Sayfada reklam dışındaki doğal sonuçların 1. ve 2.sırasında davalı tarafa ait (2) adet “...” internet sitesine ait sayfaların çıkmakta olması ve arama sonuçlarında çıkmakta olan (2) iki adet “...” ibareli ürünlere ait URL adresinin güncel olarak yayında olması ancak satışa kapatılmış olması, ilgili linklere giriş yapıldığında ürünlerin görsel ve detaylarının görüntülenmesinden dolayı yer sağlayıcı sorumlu olduğu, zira bilgilendirmeye rağmen görevini tam anlamıyla yerine g getirmediği zira ürünün salt “Satışa Kapatılması”nın hukuki olarak yer sağlayıcı sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, ürünü tamamen sistemden kaldırması gerektiği halde davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak ürünü sistemden tamamen kaldırmadığından dolayı marka ihlalinden dolayı diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, Davalıların davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, İhlal nedeniyle somut olaya uygun olarak talep edilen tazminatın da hakkaniyet ilkelerine göre talep edilmiş olması gözetilerek 1000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek , aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM :1-Davalıların davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2- İhlal nedeniyle 1000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline…" karar verilmiştir.İSTİNAF TALEBİ:Davalı ... .... A.Ş. vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 5. maddesine göre yer sağlayıcı, 6563 sayılı Elektronik Ticaret Kanunun 9. maddesine göre "elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı" olarak, elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içeriği kontrol etmek ve bu içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı faaliyet ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığını,Davacının gönderildiği e-posta sonrasında ...’in sahte "..." ürünlerini sattığı ... isimli mağazadaki altı adet ürünün satışının otomatik olarak kilitlendiğini, diğer ürünlerin satıştan kaldırıldığını, ... mağazasında başka ürün bulunmadığından daha sonra mağazanın kapatıldığını, █████/2021 tarihinde kilitlendiğini, Arabuluculuk görüşmeleri sırasına "bu ürün şu anda satılmamaktadır" şeklindeki URL’nin de de müvekkili tarafından kaldırıldığını,Müvekkilinin yer sağlayıcı olarak kendisine yapılan bildirim üzerine yapması gereken her işlemi yaptığını, sorumluluğunu yerine getirdiğini, Google arama motorunda çıkan sonuçların Google arama motorunun politikaları sonucu görüldüğünü,Bu linklerin /URL’lerin halen çalışıyor olmasının müvekkilinin kontrolünde olmadığını ve müvekkilinin sorumlu olduğu internet sitesi kapsamında basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli tüm önlemleri aldığını,Google arama motorunda çıkan bu URL’lere tıklandığında, müvekkilinin sorumluluğunda olan ... sitesinde herhangi bir satışın olmadığı, linklerin/URL’lerin çalışmadığı tespit edilmiş olmasına rağmen Google botlarından bahsedilmediğini,Dolayısı ile ilk derece mahkemesince verilen kararın yer sağlayıcı olan müvekkilinin 5651 sayılı Kanunda belirlenmiş sorumluluğun kapsamını hukuka aykırı olarak genişlettiğini ve kanuna aykırı olduğunu,Davacı şirketin müvekkiline "..." sitesine gönderilen bir şikayeti ilettiğini ve başkaca bir uyarı göndermediğini, yine de müvekkilinin gereğini fazlasıyla yaptığını,Müvekkilinin SMK gereğince davacının markasına tecavüz ettiği iddiasının dayanaksız olduğunu,Davacının müvekkiline sahte ürünlerle ilgili herhangi bir belge iletmediğini, müvekkilinin ciddi bir kanıt sunulması halinde o ürünü satıştan kaldırdığını ve satıcının mağazasını kapattığını,Müvekkilinin sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olduğunun ispat edilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı tutularak, yerel mahkeme tarafından verilmiş olan ████████ E., ████████ K. Sayılı mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; ...tescil numaralı "...+Şekil" markasının 03. sınıfta davacı şirket adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince bilişim uzmanı ..., marka uzmanı ..., mali bilirkişi ... ve kozmetik sektöründen ...’tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "…1. Davacıya ait ... ürünlerinin Davalı ... ... Şirketi‟ne ait ... alışveriş sitesinde şu anda satışının yapılmadığı, ancak Google arama motoru üzerindeki sonuçlardan ulaşılabilen iki adet ... ürününe ait URL adresinin yayında olduğu, ilgili linklere giriş yapıldığında ürünlerin görüntülendiği ancak satışta olmadığı bilgisinin yer aldığı, 2. ... web sitesinde görselleri bulunan ancak satışta olmayan ... markalı iki ürüne ait URL adresleri ... üzerinde incelendiğinde, bu URL adreslerinin arşivlenmediği, dolayısıyla hangi tarihler arasında ilgili ürünlerin satışta olduğunun bu şekilde tespit edilemeyeceği, 3. Davacı tarafından dosyaya sunulan fatura ve ekran görüntülerine göre ... web sitesinden davacının “21.09.2021” tarihinde satın alma işleminin gerçekleştirildiği, “13 Ekim 2021” tarihinde satın alan kullanıcı olarak ... web sitesi üzerinde ilgili ürünlere yorum yaptığı, ancak hem davalı hem de davacı dilekçelerinde belirtilen şirket yetkilisi tarafından mail yoluyla yapılmış şikayete dair dosya içeriğinde herhangi bir evrak bulunmadığı görülmüş, 4. Davacı tarafından sunulan delil görselleri ve davalı tarafın cevap dilekçesinde sunulan ekran görüntülerine göre dava konusu ... markalı ürünlerin ... web sitesinde “...” isimli mağaza tarafından satışa sunulduğu, 5. Davalı tarafından “...” isimli mağaza sahibinin “...” olduğunun belirtildiği gibi davacı tarafından dosyaya sunulan ... web sitesinden Satın alınan ... markalı ürünlere ait faturada, fatura kesen taraf olarak ...‟in yer aldığı, dolayısıyla ilgili ürünlerin ... tarafından satıldığı, 6. ... web sitesinin dava konusu ... markalı ürünlerin satışında yer sağlayıcı olarak bulunduğu tespit edilmiştir. 7. Davacı adına TPMK‟ nda ...no ile 03 mal sınıfında tescilli “...+şekil” markası ile ... internet sitesinde satışa sunduğu “... + şekil “ markasının da 03 mal sınıfında kullandığı, görsel, anlamsal, fonetik ve bütünsel incelemede her iki markanın da AYNI/ ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, normal tüketici kesiminde ( hatta bilgilenmiş kullanıcı nezdinde de) karıştırılma ( İLTİBAS) durumunun yüksek olduğu ve bu durumun da SMK.m.29 uyarınca marka hakkına tecavüz suçu oluşturduğu…” yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 tarihli ek rapor incelendiğinde; “…1. Davalı ... ... Şirketi’nin sunmuş satış listesi ile Davacı ... Şirketinin sunmuş olduğu ürünlerin birim fiyatları, ilgili ürünün adet bilgisi olmaması nedeniyle eşleştirilemediğinden diğer davalı ...’in satmış olduğu ürünlerdeki davacının maddi kaybının hesaplanmasının olanaksız olduğu, 2. Kök raporda da belirtildiği üzere, Davalı ... ... Şirketi’ne ait olan ... web sitesinin dava konusu ... markalı ürünlerin satışında yer sağlayıcı olarak bulunduğu tespit edilmiştir…" şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince bilişim uzmanı bilirkişi ...’ten alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "…1) Dosyaya sunulan tüm ekran görüntüleri incelendiğinde dava konusu “...” ibareli ürünlerin “...” web sitesinde “...” isimli satıcı tarafından “...” URL adresli mağaza linkinde satışa sunulduğu ve ilgili mağazanın güncel olarak yayında olmadığı, 2) Davacı tarafından dosyaya sunulan fatura ve ekran görüntülerine incelendiğinde “...” web sitesinden “21.09.2021” tarihinde dava konusu “...” ibareli “7” farklı ürünlerin satın alma işleminin gerçekleştirildiği, ürünlere ait faturada, fatura kesen taraf olarak “...” adının yer aldığı, bu veriler ışığında ilgili ürünlerin “...” tarafından satıldığı ve ürünlerin yayınlandığı “...” isimli mağaza sahibinin yine “...” olduğunun belirtildiği, 3) Davacıya ait marka olduğu belirtilen “...” ibareli ürünlerinin Davalı ... ... Şirketi‟ne ait “...” pazaryeri alışveriş sitesinde güncel olarak satışlarının yapılmadığı, ancak Google Arama Motorunda dava konusu olarak belirtilen “...” kelimesi ile güncel olarak arama yapıldığında 1. Sayfada reklam dışındaki doğal sonuçların 1._ve 2. sırasında davalı tarafa ait (2) adet “...” internet sitesine ait sayfaların çıkmakta olduğu ve arama sonuçlarında çıkmakta olan (2) iki adet “...” ibareli ürünlere ait URL adresinin güncel olarak yayında olduğu, ilgili linklere giriş yapıldığında ürünlerin görsel ve detayların görüntülendiği ancak satışta olmadığı bilgisinin yer aldığı, ✓ Dosyaya davacı tarafça sunulan ve güncel olarak arama motorlarında çıkmakta olan “...” internet web sitesinde görselleri bulunan ancak satışta olmayan “...” ibareli ürünlere ait URL adresleri geçmişe dönük internet Arşiv sistemi üzerinde incelendiğinde, bu URL adreslerinin geçmişe dönük hiç arşivlenmediği, dolayısıyla hangi tarihler arasında ilgili ürünlerin satışta olduğunun net bir şekilde tespit edilemediği, ✓ Sayın Mahkemenin 09.11.2023 tarihli görevlendirme duruşma tutanağında alınan kararı gereğince “… içeriğin web arşivleri de incelenerek hangi tarihte kaldırıldığı, davalı ... yönünden ihlal teşkil eden içerikler, reklam satış...Tam olarak hangi olarak kaldırıldıysa buna ilişkin raporda belirleme yapılmasına, arabuluculuk görüşme tutanağı █████/2021 tarihinden sonra davalı ... ihlal teşkil eden içerik kaldırılmış ise tam olarak hangi tarihte kaldırıldığı…” şeklinde karar verilmesi üzerine web arşivlerinde arşiv kayıtlarının olmamasından dolayı dosya üzerinde yapılan detaylı incelemeler neticesinde davacının dilekçesinde sunmuş olduğu görseller incelenmiş olup davalıya ait “...” isimli alışveriş sitesinde davacıya ait olduğu belirtilen “...” ibareli ürünün “...” sayfa linkinde “06.12.2021” tarihinde yayında olduğu, ancak ürünün satın alma butonun olmadığı ve “...” butonunun bulunduğu, yani satışta olmadığı, (Bknz: Resim-2a ekran görüntüsü), bu veriler ışığında arabuluculuk görüşme tutanağının düzenlendiği ifade edilen “11.11.2021” tarihinden sonra yayında olduğu ve sonrasında kaldırıldığı ve satışa kapatıldığı anlaşıldığı, 4-Davalı “...” web sitesinin dava konusu “...” markalı ürünlerin satışında yer sağlayıcı konumunda olduğu, ancak her ne kadar sitesinden diğer davalı ...’e ait “...“ isimli mağazası “03.11.2021” tarihinde askıya alınmış olduğunu beyan edilmiş ise de, Google Arama Motorunda dava konusu olarak belirtilen “... ...” kelimesi ile güncel olarak arama yapıldığında 1. Sayfada reklam dışındaki doğal sonuçların 1._ve 2. sırasında davalı tarafa ait (2) adet “...” internet sitesine ait sayfaların çıkmakta olması ve arama sonuçlarında çıkmakta olan (2) iki adet “...” ibareli ürünlere ait URL adresinin güncel olarak yayında olması ancak satışa kapatılmış olması, ilgili linklere giriş yapıldığında ürünlerin görsel ve detaylarının görüntülenmesinden dolayı yer sağlayıcı sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirip getirmediği hususunda hukuki bir yorum gerektiğinden dolayı iki (2) seçenek sayın mahkemeye aşağıda sunularak takdir mahkemeye bırakılmıştır.1- Dava konusu ürünlerin arabuluculuk görüşme tutanağının düzenlendiği ifade edilen “11.11.2021” tarihinden sonra yayında bırakılarak güncel olarak yayında olması, ancak “Satışa Kapatılması” hukuki olarak yer sağlayıcı sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirdiği anlamına gelmekte ise davalının yer sağlayıcı sorumluluğunu yerine getirdiği, 2- Fakat hukuki olarak sadece “...” yeterli olmayıp ilgili ürünü tamamen sistemden kaldırması gerektiriyorsa yer sağlayıcı sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirmediği ve eksik ifa etmiş olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır…" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.G E R E K Ç E :Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... ... Şirketi vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı ... ... Şirketi’nin ... isimli e-ticaret sitesinin sahibi olup, davaya konu olayda yer sağlayıcı olduğu konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Çözülmesi gereken uyuşmazlık, davacının yer sağlayıcı olan davalı şirkete usulüne uygun ihtar yapıp yapmadığı ve davalı şirketin yer sağlayıcı olarak sorumluluğunu yerine getirip getirmediği noktasındadır.Alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı ile, davacının arabuluculuk sürecine kadar davalı ... şirketine markasının izinsiz kullanıldığına dair usulüne uygun bir bildirim yapılmadığı, ancak, davalı ...’in yine de davaya konu ürünlerle ilgili şikayet ve iadeler nedeniyle diğer davalı ...’in sahibi olduğu ... isimli mağazasındaki "..." markalı kozmetik ürünlerinin satışını durdurduğu, ancak arabuluculuk tarihi olan █████/2021 tarihinden sonra da linklerin halen Google arama motorunda "... ..." kelimeleriyle yapılan aramalarda görüldüğü, ürünlerin satışta olmadığına dair açıklama bulunduğu, daha sonra ise bu linklerin de yayından kaldırıldığı tespit edilmiştir.Davalı şirketin davaya konu ürünlerin satışlarını ne zaman durdurduğu ve davaya konu linkleri ne zaman yayından kaldırdığı kesin olarak tespit edilememiştir. Davacının davalı tarafından dava konusu içeriğin derhal kaldırılmayarak arabuluculuk görüşme tarihi olan █████/2021 tarihinden sonra da satışlara devam ettiğine dair iddiasını ispatlaması gerektiği, dosyada buna ilişkin bir delil ve belge de bulunmadığı, davaya konu ürünlerin taklit ürünler olduğuna dair davalı şirkete bir bildirim yapılmadığı gibi, buna ilişkin bir delil de sunulmadığı, bu durum ve davalı şirketin ticari hacmi de dikkate alındığında, davalı şirketin makul süre içerisinde davaya konu ürünlerin satışını durdurduğunun ve linkleri kaldırdığının kabul edilmesi gerektiğinden, yer sağlayıcı olan davalı şirketin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinde sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, bu nedenle davalı şirket hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde, ilk derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davalı ... ... Şirketi vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, kazanılmış haklar saklı tutularak yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... ... Şirketi hakkında açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı ... .... A.Ş. vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarihli ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davalı ... ... Şirketi hakkında açılan davanın REDDİNE,Davalı ... hakkında açılan davanın KABULÜNE,Davalının davacıya ait marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,İhlal nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile tazminatın davalı ...’ten tahsiline,4-İlk derece yargılaması yönünden; -2.800,71 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 2.100,53 TL eksik harcın davalı ...’ten tahsiline,-Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...’ten alınarak davacıya verilmesine,-Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...’ten alınarak davacıya verilmesine,-Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...’ten alınarak davacıya verilmesine,-Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Şirketi’ne verilmesine,-Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ... ... Şirketi’ne verilmesine,-Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Şirketi’ne verilmesine,-Davalı ... ... Şirketi için yapılan yargılama giderleri ayrık tutulmak suretiyle davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 700,18 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı, 702,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.461,48 TL yargılama giderinin davalı ...’ten alınarak davacıya verilmesine,-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,-Davalı ... ... Şirketi tarafından yapılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 192,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.692,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-İstinaf yargılaması yönünden; -Davalı ... .... A.Ş. vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 1.492,18 TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalı ... .... A.Ş.'ne verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde işbu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.