Yüklenici şirket ile site arasındaki elektrik işleri sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve temerrüt faizi talebinin, Yargıtayın faiz oranı ve ıslah konularındaki müteaddit bozma kararları sonrası yargılamasına dair temyiz incelemesi.
Özet: Davacı yüklenicinin davalıya yaptığı elektrik işlerine dair 2001 tarihli sözleşmeden kaynaklanan ödenmemiş alacak ve gecikme faizi talebini içeren bu hukuki ihtilaf, aylık %12 oranındaki akdi faiz oranının ve Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesiyle değişen yasal faiz oranlarının nasıl uygulanacağı, yapılan ödemelerin mahsubu ve asıl alacak ile işlemiş faiz arasındaki ayrımın doğru tespiti konularında mahkeme ve Yargıtay arasında birden çok bozma kararıyla karmaşık bir yargılama süreci yaşamış olup, son olarak yerel mahkeme, Yargıtayın sözleşme tarihinden itibaren akdi faizin, Kanunun yürürlük tarihinden sonra ise kademeli yasal faizin uygulanması ve alacağın 10.130 TL asıl alacak ile 19.870 TL işlemiş faizden oluşan 30.000 TL olarak kabul edilmesi yönündeki talimatlarına uyarak karar vermiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı yüklenici ve kısmen alacağı temlik alan vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında 27.09.2001 tarihli sözleşmeye konu elektrik işlerinin yapılıp 20.02.2002 tarihinde düzenlenen tutanak ile teslim edildiğini, sözleşmede iş bedelinin 83.000,00 TL olduğunu, bedelin 150 gün içinde ödeneceğini ve geç ödenen her ay için aylık % 12 oranında vade farkı tahakkuk edeceğinin kararlaştırıldığını, davalının 150 günlük iş süresinde 31.000,00 TL ödeme yaptığını, teslimden sonra ise vade farkına istinaden 40.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı siteye sözleşme haricinde de işler yapıldığını, alacağın dava tarihi itibariyle 250.000,00 TL olduğunu belirterek, fazlaya dair hakkını saklı tutarak 30.000,00 TL’nin aylık % 12 faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 24.10.2024 tarihli ıslah dilekçesinde dava değerini 283.451,04 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işin tamamının davacı tarafından yapılmadığını, buna karşılık davacıya ödeme yapıldığını, iş teslim tutanağının geçerli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.05.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; 10.130,00 TL asıl alacak miktarı, 19.870,00 TL birikmiş temerrüt faizi alacağı olmak üzere toplam 30.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkeme 08.05.2014 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2015 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile mahkemece aylık %12 oranında gecikme faizi isteminin Türk Borçlar Kanununun 88... . maddeleri uyarınca değerlendirmesi yapılarak saptanan faiz oranı üzerinden gecikme faizi hesaplatılarak, vadeden sonraki ödemelerin gecikme faizi olarak mahsubu yapıldıktan sonra kalan alacağa faiz yürütülüp taleple de bağlı kalınarak hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamına karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 16.06.2016 tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin faiz oranına yönelik karar düzeltme istemi yerinde görülerek mahkemece Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sözleşme ile belirlenen faiz oranı, bu tarihten sonra ise 120. maddenin 2. bendindeki sınırlandırılmış temerrüt faizinin uygulanması, faiz oranı yönünden kademeli hüküm kurulması gereğine değinilmiştir.
2.Mahkemenin 24.05.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın davalıdan 51.805,00 TL asıl alacağının bulunduğu, davalı tarafça 24.02.2002-26.10.2005 tarihleri arasında yapılan ödeme tutarı 42.225,00 TL olup BK'nın 100. maddesi gereğince hesaplanan işlemiş faizden düşüldüğü, davacı vekili tarafından ıslah ve bedel arttırım talebinde bulunulmuş ise de ıslah talebi bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağından, bedel arttırım talebi ise davanın belirsiz alacak davası olmaması sebebiyle reddine karar verilerek, 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne, 30.000,00 TL ye dava tarihinden itibaren aylık % 12 orarında faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin 24.05.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15.Hukuk Dairesi'nin 07.11.2019 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu gereği mahkemece taleple bağlı kalınarak "10.130,00 TL asıl alacak ve 19.870,00 TL işlemiş faiz üzerinden davanın kabulü, asıl alacak 10.130,00 TL’ye dava tarihinden Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihine kadar yıllık %144 akdi faiz, 01.07.2012 tarihinden itibaren Türk Borçlar Kanunu'nun 88... . maddelerine göre hesaplanan yıllık %18 ve tahsil tarihine kadar değişen faiz oranlarına göre Türk Borçlar Kanunu'nun 88... . madde hükümleri dikkate alınarak hesaplanacak değişen faiz oranları uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak 22.500,00 / 30.000,00 TL’lik kısmının temlik alan ...’e, 7.500,00 / 30.000,00 TL’lik kısmının davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulması hususunda karar bozulmuştur.
3.Mahkemenin 10.02.2022 tarihli kararı ile bozma ilamına uyularak 10.130,00 TL asıl alacak ve 19.870,00 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 30.000,00TL alacağın 10.130,00 TL’lik asıl alacağına dava tarihinden Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihine kadar yıllık %144 akdi faiz, 01.07.2012 tarihinden itibaren Türk Borçlar Kanununun 88. ve 120. maddelerine göre hesaplanan yıllık %18 ve tahsil tarihine kadar değişen faiz oranlarına göre Türk Borçlar Kanunu'nun 88. ve 120. maddeleri hükümleri dikkate alınarak hesaplanacak değişen faiz oranları uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak 22.500,00 TL’lik kısmının davacı ... Tic. Ltd. Şti’ne, 7.500,00TL’lik kısmının ise temlik alan davacı ...’e verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin 10.02.2022 tarihli kararına karşı taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairece 08.11.2023 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile davacının bozmadan sonra ıslah yapabileceğinin dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ıslah tarihi itibariyle ıslah ettiği tutarın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile 10.130,00 TL asıl alacak ve 19.870,00 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 30.000,00 TL alacağın 10.130,00 TL’lik asıl alacağına dava tarihinden Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihine kadar yıllık %144 akdi faiz, 01.07.2012 tarihinden itibaren Türk Borçlar Kanunu’nun 88... . maddelerine göre hesaplanan yıllık %18 ve tahsil tarihine kadar değişen faiz oranlarına göre Türk Borçlar Kanunu’nun 88. ve 120. madde hükümleri dikkate alınarak hesaplanacak değişen faiz oranları uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak 22.500,00 TL’lik kısmının davacı ... Tic. Ltd. Şti’ne, 7.500,00 TL’lik kısmının ise temlik alan davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde:
a. Mahkemece talep edilen asıl alacak ve faiz tutarın yanlış değerlendirilerek karar verildiğini,
b. Alacağın zamanaşımına uğramadığını,
c.Faiz başlangıç tarihinin yanlış olduğunu beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Temlik alacağının da zamanaşımına uğradığını ve temlikin geçersiz olduğunu
b. İşin bitirilmediğini ve iş bitirme tutanağının geçersiz olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,29.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
HMK’nın 109. Maddesi gereğince, talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülmesi mümkündür. Kısmi dava açılması durumunda her ne kadar alacağın bir kısmı talep edilse de kalan kısmından vazgeçilmemekte ve yargılama alacağın tümü üzerinden yapılmaktadır. Karar verilince de alacağın tümü dikkate alınarak kanun yolu değerlendirmesi yapılmaktadır. Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.05,2019 tarih ve 2017/8 esas, 2019/3 karar sayılı ilamında da faiz istemi yönünden bu yaklaşım dikkate alınmıştır.
Diğer yönden TBK’nın 154. Maddesinde zamanaşımının kesilmesi sebepleri yer almaktadır. Buna göre dava yoluyla mahkemeye başvurulması halinde zamanaşımı kesilmektedir. Kısmi davada alacağın tümü dikkate alınarak yargılama yapıldığından o alacağa ilişkin dava açılması ile tümü açısından zamanaşımı kesilmiş olacaktır.
Davaya konu olayda da ilk davanın açılması ile zamanaşımı kesildiğinden ve yeni işlemeye başlayan zamanaşımı süresi de henüz dolmamış olduğundan ıslahla artırılan kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerektiği düşüncemizle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayız.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!