Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklı itirazın iptali davasında mahkemenin görev yetkisinin incelenmesi.
Özet: Bu hukuki metin, ticari bir satıştan kaynaklanan, ön ödemesi yapılmış aydınlatma ürünlerinin teslim edilmemesi ve bedel iadesi yapılmaması üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı, malların teslim edilmemesi, bedelin iadesinden kaçınılması ve davalının takibe haksız itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin devamını ve inkar tazminatı talep ederken, mahkeme davanın ticari mi yoksa tüketici hukuku kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların tacir niteliği ve işlemin mahiyetine göre görev hususunu incelemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilisi tarafından müvekkiline 05.05.2025 tarihli bir teklif formu iletilmiş olduğunu, söz konusu teklifte 100 metre ... marka 50*70 linear aydınlatma ürününün KDV dahil toplam 3.600,00 USD bedelle satışı kararlaştırılmış ve ticari şartlar bölümünde siparişte yüzde 50 nakit, kalanın ise teslimatta ödeneceği hususunda mutabakata varılmış olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan ön ödeme şartı gereğince, müvekkilinin .... tarihinde ... hesabı üzerinden davalı şirketin .... nezdindeki ... numaralı IBAN hesabına 50.000,00 TL tutarında ödeme yapmış olduğunu, bu işlem dekontunda açıklama olarak Lineer aydınlatma ön ödeme ibaresi açıkça belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü ifa etmesine rağmen, davalı şirket satım konusu malları teslim etmemiş olduğunu, ekli ... yazışmalarından da açıkça görüleceğini, müvekkilinin aylarca davalı şirket yetkilisi Yasin Bey ile iletişime geçmeye çalışmış olduğunu, ürünlerin akıbetini sormuş ve teslimat yapılmayacaksa ücretin iadesini talep etmiş olduğunu, davalı taraf ise sürekli olarak oyalama taktikleri gütmüş olduğunu, telefonları açmamış ve teslimat yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, davalının edimini ifa etmemesi ve bedel iadesinden kaçınması üzerine, müvekkili tarafından Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı taraf, takibi durdurmak ve zaman kazanmak maksadıyla 05.09.2025 tarihinde borca haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz etmiş olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinde de davalının hukuka aykırı ve uzlaşmaz tavrı devam etmiş olduğunu, 08.10.2025 tarihli arabuluculuk toplantısına telefonla katılan şirket yetkilisi, şirketi temsile yetkili olduğuna dair belgeleri sunmaktan imtina etmiş ve makul süre beklenmesine rağmen son tutanağı imzalamaya dahi gelmemiş olduğunu, bu durum, davalının borcu ödememek kastıyla hareket ettiğinin ve itirazında haksız olduğunun en açık göstergesi olduğunu, müvekkilinin banka yoluyla yaptığı ön ödeme dekontla sabit olup, malların teslim edildiğini veya bedelin iade edildiğini ispat yükü tamamen davalı tarafta olduğunu, davalı borçlunun Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin aynen devamını, alacağın likit olması ve davalının itirazında haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle, 2004 sayılı İİK madde 67/2 uyarınca davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. " hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir.
TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/1-k maddesinde tüketicinin " ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlanmıştır.
Aynı yasanın 3/1-ı maddesinde tüketici işleminin ise " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere, her türlü sözleşme ve hukuki işlem " olarak tanımlanmış olduğu anlaşılmıştır.
Tüketici Mahkemelerinin görevini düzenleyen 73/1 maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. "
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 83/2 maddesinde Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve, bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verildiği anlaşılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri somut olayla birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava aydınlatma ürününün satım sözleşmesi kapsamında satıcının ürünü teslim etmemesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olup Davacı taraf Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Esnaf ve Sanatkarlar Odası kayıtları ile sabit olduğu üzere tacir olmayıp satın alınan aydınlatma ürününün ticari işletme faaliyeti kapsamında olmadığı, Davacının tüketici sıfatına haiz olup yapılan satış sözleşmesinin tüketici işlemi olması nedeniyle açılan davaya Tüketici Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
Görevli mahkemenin BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ gönderilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!