Haksız fiil kaynaklı tazminat davasında, ticari dava şartı olan arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmemesi nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin karar.
Özet: İki komşu ticari işletme arasında, davacının klimasına ve bahçe eşyalarına davalı tarafından verilen zararlar nedeniyle haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebiyle açılan davada, mahkeme, tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari nitelikli, konusu para olan bir tazminat davası olduğu gerekçesiyle, ilgili kanunlar uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu olduğu halde, dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağının eklenmemesi sebebiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği yönünde karar vermiştir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin .... .... .... ... İstasyon sahasında yer alan açık alanlı çay bahçesi işlettiğini, bu işletmeye bitişik olan İstasyon Lokanta isimli yer de müvekkili tarafından işletildiğini, her iki taşınmaz da Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü'nden kiralanmış olan bitişik nizamdaki bina ve bahçeler olduğunu, davalı tarafından müvekkiline ait eşyalara verilen zarar nedeniyle iş bu haksız fiilden kaynaklanan tazminat ve açık tehlike nedeniyle müdahalenin giderilmesi davasının açılması gerektiğini, müvekkiline ait binanın muhatapların bahçesine bakan duvarında ve yüksekte monteli bulunan klima motoru söküldüğünü, hasarlandırıldığını ve muhatap işletmenin kendi hurdalığına atıldığını, bu durum araştırmayla öğrenildiğini ve ceza hukuku yönünden ayrıca bir suç oluşturduğunu, müvekkilinin fark etmesiyle ve tepkisiyle de muhatap iş yeri elemanları bu klima motorunu müvekkiline ait iş yerine getirerek hasarlı haliyle teslim ettiğini, bu motorun tamir ve montajı için tespit raporunda da belirlenen 40.000 TL nın davalı tarafından ödenmesini talep ettiğini, muhataba ait iş makineleri kendi bahçelerinde çalışırken müvekkile ait bahçede kullanılan demir direklere, çitlere ve elektrik kablosuna zarar verildiğini, çitlere, direklere ve elektirikl boru ve kablolarına verilen zararın tamir bedeli olarak şimdilik davalı tarafından 9.500 TL ödenmesini talep ettiğini, davalının da açıkça kabul ettiği tüm hasar bedellerine karşılık olmak üzere, klimanın tamir ve kullanıma hazır hale getirilme bedeli olan 40.0000 TL'nin, bahçedeki çitler ve elektrik kablolarına verilen hasarın giderilme bedeli olan 9.500 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle görev itirazında bulunduklarını, esas bakımından ise davacının mütecaviz konumu ve komşuluk hukuku yanı sıra kent kimliği ve kültürel miras açısından doğan ortak sorumluluklarından kaçınmak amacıyla açılmış davada haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : █████/2025 tarihli arabuluculuk son tutanağı, ... 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı görevsizlik kararı, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen TTK.nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde tarafların tacir olması nedeni ile davanın ticari mahiyette olduğu, konusunun tazminat talebine ilişkin bulunduğu, dava dilekçesine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın eklenmediği görülmüştür.
Dosyasının mahkememize ... 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2025 tarih ve ████████ esas, ████████ karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderildiği görülmektedir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih ve █████████ esas, ████████ karar sayılı kararında, "Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine giren bir davanın görevli olmayan bir başka mahkemede açılması durumunda da arabuluculuğa başvuru şartının aranması gerektiği, aksi halde taraflarca görevli olmayan bir başka mahkemede arabuluculuk dava şartını aşmak amacıyla dava açılmasına yol açılması durumunun söz konusu olacağı" belirtilmiş, temyiz edilen karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı ile (görevsiz mahkemeye açılan dava tarihi olan) "█████/2019 dava tarihinden önce arabuluculuk sürecinin bitirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin" usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek istinaf mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı kararında da "6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından" istinaf kararının onanmasına karar verilmiştir.
Usul ekonomisi gereğince arabuluculuk dava şartının, davanın görevli mahkemenin esasına kaydından önce giderilebileceğine dair içtihatlar bulunmakta ise de, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan davanın yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğu, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının hükmüne göre arabuluculuk son tutanağın dava dilekçesine eklemesinde zorunluluk bulunduğu, usul ekonomisi ilkesinin kanunun açık hükmünün önüne geçemeyeceği, aksinin kabulünün taraflarca arabuluculuk dava şartını aşmak amacıyla görevli olmayan mahkemede dava açılmasına yol açacağı, kaldı ki arabuluculuk son tutanağının dosyanın mahkememiz esasına kaydedildiği █████/2025 tarihinden de sonra █████/2025 tarihinde düzenlendiği gözetilerek bu dava şartı eksikliğinin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.
HMK'nun 115. maddesinin 2. fıkrasında "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.", 3. fıkrasında "Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." düzenlemeleri yer almakta ise de, davada arabuluculuk müessesesini özel olarak düzenleyen 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinin öncelikle uygulanması gerektiği, eldeki ticari davada ise arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği ve sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle davanın, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrası ile HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 845,34 TL peşin harçtan düşümü ile artan 229,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca, ön şartın yerine getirilmemiş olması halinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nisbi) avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 49.500,00 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 7.920,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!