Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshinden kaynaklanan kar kaybı, kira yardımı ve emlak vergisi iadesi taleplerinin bozmaya uyularak verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Yüklenici ile arsa sahipleri arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshinden kaynaklanan uyuşmazlıkta, Yargıtayın önceki bozma ilamında, sözleşmenin geriye etkili feshinde yüklenicinin kar kaybı talep edemeyeceği, ispatlayamadığı kira ödemelerini geri alamayacağı ancak davalılar adına ödediği 28.872,78 TL emlak vergisi bedelini sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde geri alabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmesi gerektiğini belirtmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi bozmaya uyarak sadece emlak vergisi ödemelerinin iadesine hükmetmiş; davacı vekili ise bu kararı, sözleşme feshinde irade birleşimi olmadığını ve kar kaybı ile kira taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini ileri sürerek temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin, davalı arsa sahiplerince haksız olarak feshedildiğini belirterek, sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespiti ile kâr kaybı zararının tazmini ve sözleşme gereğince davalılara ödenen kira yardımı ve emlâk vergisi ödemelerinin iadesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin 10. maddesine göre parseldeki diğer hissedarlarla arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak veya ... varislerinin hisselerinin ifrazı için 3 aylık süre tanındığını, davacının 03.02.2015 tarihine kadar bu edimini yerine getirmediğini, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli kararı ile tüm arsa sahipleri ile sözleşme yapılmadığından sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmede tarafların verdiklerini geri alabileceği gerekçesiyle; davacı tarafça ödendiği ispatlanan 28.872,78 TL yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.1. maddesi gereğince sözleşmenin geciktirici şarta bağlı olduğu, geciktirici şartın (yüklenicinin diğer arsa sahipleri ile 3 ay içinde sözleşme yapması veya hisselerini satın alması veya ifrazın gerçekleştirilmesi) gerçekleşmediği, bu nedenle sözleşmenin arsa sahipleri tarafından haklı nedenle feshedildiği, şartın gerçekleşmemesi halinde yüklenicinin her ne adla olursa olsun maddi-manevi talepte bulunamayacağının belirtildiği, bu nedenle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında, davanın reddine dair karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ve 26.12.2024 tarihli ilamı ile davacı yüklenici ile davalılar bir kısım arsa sahipleri arasında imzalanan 03.11.2014 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin davalı arsa sahipleri tarafından davacı yükleniciye gönderilen 10.03.2017 tarihli ihtarname ile feshedildiği, davacı tarafından da iş bu dava açılmak suretiyle fesih hususunda taraf iradelerinin birleştiği, bu açıklamalardan sonra davacının talepleri değerlendirildiğinde, sözleşmenin geriye etkili feshinde taraflar menfi zararlarını sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde isteyebileceğinden, davacının kâr kaybı talebinde bulunamayacağı, ancak davalılara ödediği bedelin iadesini talep etme hakkı olduğu, davacı, davalılara kira yardımı yaptığını öne sürerek bunun iadesini istemiş ise de, yaptığı ödemeleri ispat edemediğinden davacının kira ödemelerinin iadesine ilişkin taleplerinin reddine, davacının davalılar adına her bir davalı için 4.812,13 TL emlâk vergisi ödediği anlaşıldığından davanın her bir davalı için 4.812,13 TL olmak üzere toplam 28.872,78 TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, her iki taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile davacının kâr kaybı ve kira alacağı talebinin reddine, davacı tarafça ödendiği ispatlanan toplam 28.872,78 TL emlâk vergisi ödemeleri yönünden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde:a) Taraflarınca iş bu davada sözleşmenin feshinin talep edilmediğini, davalılar tarafından da sözleşmenin feshine yönelik açılan bir dava olmadığını, bozma ilamında kabul edildiği üzere sözleşmenin feshinde taraf iradelerinin birleşmediğini, hatalı yorumlama yapıldığını, b) Kira yardımı ve kâr kaybı taleplerine yönelik tüm delillerin mahkemece değerlendirilmediğini,c)Vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan etmektedir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde:Davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, sözleşmenin 10. maddesinin ihlal edildiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davanın tümden reddinin gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin davalı arsa sahiplerince haksız feshedildiğinin tespiti, kâr kaybı zararının tazmini ile sözleşme gereğince davalılara ödenen kira yardımı ve emlak vergisi ödemelerinin iadesi istemine ilişkindir.1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, reddine karar vermek gerekmiştir.2. Davacı dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 253.684,91 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yine davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalılar lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 35.200,00 TL olduğunu beyan etmiştir.Bu durumda, mahkemece davanın kabul edilen kısmı 28.872,78 TL, reddedilen kısmı 224,812,13 TL olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümleri uyarınca, davalılar lehine reddedilen kısım üzerinden 35.970,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, davalılar yararına 40.589,44 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden taleple bağlı kalınarak düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi’nin 29.05.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının (6) no.lu bendinden “40.589,44” ibaresinin çıkarılarak yerine “35.970,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.