Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyet kararının, Bylock tespiti araştırmasındaki eksiklikler ve önemli tanığın usulüne uygun dinlenmemesi nedenleriyle bozulması.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararının, ByLock kullanımına dair savunmasının denetlenmesi için teknik verilerdeki ekleyen/eklenen şahısların ve veri inceleme raporundaki zümre başkanının kimlik tespiti ile UYAP bilgi havuzundaki beyanların araştırılmasına yönelik eksik inceleme ve soruşturma yapılması; ayrıca mahkûmiyete esas alınan tek tanık olan Şefika S.nin doğrudan sanık huzurunda veya usulüne uygun SEGBİS/yazılı prosedürle dinlenerek tanık sorgulama hakkının sağlanmaması nedenleriyle hukuka aykırı bulunarak temyiz merciince bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E., ████████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti ve savunmasının denetlenmesi bakımından, hükümden sonra gelen 276843 user id numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar ile sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda zümre başkanı "Hatice Hanım" şeklinde kayıtlı kişinin kimlik tespitine çalışılıp, haklarında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığının, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında herhangi bir sanık/şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı da araştırılarak, varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca tüm bilgi ve belgelerin duruşmada okunup tartışılmasından ve ilgili kişilerin tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tek tanık Şefika S. doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; 5271 sayılı CMK'nın 210. maddesine muhalefet edilmesi,Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.