Sistem kullanım anlaşması uyarınca enerji hizmet bedellerindeki fahiş artış iddiasıyla fazla ödenen tutarın iadesi talebinin Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca onanmasıyla reddedilmesi.
Özet: Davacı şirket, elektrik sistem kullanım anlaşması uyarınca 2016 yılında faturaya yansıtılan sistem kullanım ve işletim bedellerindeki enflasyon oranlarını aşan fahiş artışlar nedeniyle ihtirazi kayıtla ödediği fazla bedelin iadesini talep etmiş; davalı, tarifelerin mevzuata uygunluğunu savunmuş; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri talebi reddetmiş; Yargıtay ise davacı vekilinin itirazlarına rağmen, tarafların iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, hukuk kuralları ve karardaki gerekçeler ışığında, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 30.06.2010 revize tarihli sistem kullanım anlaşmasının bulunduğu, bu sözleşmeye istinaden düzenlenen 30.06.2016 tarihli KDV dahil 674.907,84 TL bedelli faturanın sistem kullanım bedeli, sistem işletim bedeli, elektrik kalite hizmet bedeli ve iletim ek ücreti kalemlerini ihtiva ettiğini, davalının sistem kullandırım hizmetine getirdiği olağan dışı fahiş ve dayanıksız artış miktarını kabul etmediklerini, 2016 yılı ile yapılan artışın TÜİK tarafından açıklanan yıllık enflasyon seviyesi ve TEFE -TÜFE oranını aştığını, yıllık yasal artış hesaplandığında tüketim miktarına göre 477.433,00 TL fatura düzenlenmesi gerektiğini, fatura bedelinin ihtirazi kayıt ile ödenmek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 197.464,84 TL’nin ihtar tarihi olan 21.07.2016 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiğini, 2016 yılı iletim sistemi sistem kullanım ve sistem işletim tarifeleri, müvekkili kurum tarafından hazırlanıp EPDK kararı ile onaylanan yöntem bildirimi hükümlerine göre hesaplandığını, faturalardaki bedellerin mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında 30.06.2010 revize tarihli sistem kullanım anlaşması olduğu, buna dayanarak davacının sanayi işlerinde davalının elektrik sistemini kullandığı, davacının istirdat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; Aralık 2015 döneminde Tüfe yıllık %8,81 iken Ocak 2016 ve devam eden dönem faturalarında sistem kullanım bedelinin %36,58, sistem işletim bedelinin ise %1.700 oranında artış gösterdiğini, HGK’nun 2013/7-2454 E., ████████ K. sayılı kararında belirtildiği üzere EPDK’ya sınırsız bir fiyatlandırma belirleme yetkisi ve görevi verilmediğini, mahkemenin yetkisinin sadece faturada yer alan bedellerin EPDK tarafından ilan edilen tarifelere uygun olup olmadığının denetlenmesi ile sınırlı olmadığını, iletim sistemi kullanıcısını %1.700 ve %36,58’e varan oranlarda artışa maruz bırakmanın hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşması gereğince verilen hizmet bedeline 2016 yılı ile yapılan artışın fahiş olduğu gerekçesiyle fazla ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.