Orman vasfındaki taşınmazların tapu iptali ve tescil davasında kesinleşen hükmün infaz sorunları nedeniyle tavzih talebinin kabulüne ilişkin içtihat.
Özet: Bu hukuki evrak, orman vasfıyla hazine adına tesciline karar verilen taşınmazlara ilişkin kesinleşen bir tapu iptali ve tescil hükmünün infazında yaşanan sorunlar üzerine açılan tavzih (hükmün açıklanması/düzeltilmesi) talebini ele almaktadır; davacı orman idaresinin, mahkeme kararında belirtilen parselin ifraz edilmemesi nedeniyle infaz edilemediğini iddia etmesi üzerine, temyiz sürecinde verilen bozma kararıyla mahkeme, gerekli tapu ve bilirkişi incelemelerinin ardından hükmü infaz edilebilir şekilde tavzih etme gerekliliğini vurgulamış ve ilk derece mahkemesi bu doğrultuda kesinleşen hükmün ilgili kısımlarını tavzih ederek infazı mümkün hale getirmiştir.
8. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

EK KARAR TARİHİ : 04.11.2025
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2025 tarihli ek kararıyla, tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; .. Merkez .. köyü 1584, 15 83... kadastro parselinden gelme 73 38... , 73 37... ve 73 34... parsel sayılı taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldıkları iddiasıyla tapu kayıtlarının iptalini, el atmanın önlenmesini ve muhdesatın kaline karar verilmesini talep etmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 05.10.1999 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla 10.11.1995 tarihli bilirkişi raporunda 73 38... parsel sayılı 23.663 m²lik taşınmazın tümünün, 73 34... parselden ifrazen oluşmuş 73 34... parsel sayılı taşınmazın 8.712 m²lik, 73 37... parselden ifrazen oluşmuş 10.901 m²lik yüzölçümlü 12 numaralı parselin davalı kooperatif adına olan tapu kayıtlarının iptaline, bu alanların Devlet ormanı olarak Hazine adına tesciline, el atmanın önlenmesine, muhdesatların kaline ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmeksizin 29.02.2000 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı ... İdaresi vekili tavzih dilekçesinde; davalılar aleyhine açılan tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davası sonunda verilen kararın infazı aşamasında Kadastro Müdürlüğü tarafından verilen cevapta .. köyü 73 34... ve 12 parsellerin kayıtlarının bulunmadığı, 73 34... numaralı parsel imar uygulaması sırasında orman olarak karar verilen kısım ayrılarak 73 34... parselin 7440 m² olarak kaldığını, 73 37... parselin ise ifraz edilmediğinden kararda belirtilen 12 numaralı parselin oluşmadığı, kararın infaz edilebilmesi için 73 37... parselin tamamının tapusunun iptali şeklinde kararın tavzih edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, belirterek, tavzih talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının tapuda infazının sağlanması amacıyla ".. .. köyünde kain ve davalı adına kayıtlı 73 37... numaralı parselin tapusunun iptaline orman vasfıyla Hazine adına tesciline" şeklinde tavzih edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ek kararıyla hükmün tavzih yoluyla istenilen şekilde değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Tavzih talebinin reddine ilişkin hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 08.03.2023 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ek kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Dairemizin 16.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile onama ilamının kaldırılmasına, tavzih talebinin reddine ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle; "dava konusu olup tavzihi talep edilen 73 37... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kesinleşen hükümde bu parseln ifraz edildiği ve 12-13 parsellerin oluştuğu belirtildiyse de; ifraz edilip edilmediğinin araştırılarak tapu kayıtlarının dosya içerisine alınması tapusunun iptaline karar verilen 10901 m²lik kısmın şu an tapuda hangi parsel sınırları içinde kaldığının alınacak bilirkişi raporu ile belirlenmesi raporda belirtilen taşınmaza ait tapu kaydının kontrolü yapılarak infazı mümkün şekilde hükmün tavzihi yoluna gidilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen 04.11.2025 tarihli ek karar ile tavzih talebinin kabulüne, Mahkemenin 05.10.1999 tarihli gerekçeli kararının hüküm fıkrasında yer alan ".. Merkez .. köyünde .. ... imzalı 10.11.1995 tarihli rapor ve krokilerde gösterilen 73 38... parsel sayılı 23663 m²lik taşınmazın tümünün ve 73 34... parselden ifarazen oluşmuş 73 34... parsel sayılı taşınmazın 8712 m²lik, 73 37... parselden ifrazen oluşmuş 10.901 m²lik yüz ölçümlü 12 numaralı parselin davalı kooperatif adına olan tapularının iptaline, bu alanların Devlet ormanı olarak Hazine adına tesciline, bu alanlara davalının el atmasının önlenmesine, bu alanlardaki davalı muhdesatının kaline, artık istemin reddine" şeklindeki hükmün;
.. Merkez .. köyü 73 38... parsel sayılı 23.663 m²lik taşınmazın tümünün ve 73 34... parselden ifrazen oluşmuş 73 34... parsel sayılı taşınmazın 8.712 m²lik kısmının "davalı kooperatif adına olan tapularının iptaline, bu alanların Devlet ormanı olarak Hazine adına tesciline, bu alanlara davalının el atmasının önlenmesine, bu alanlardaki davalı muhdesatının kaline,
73 37... parsel yönünden 16.07.2025 tarihli fen raporunun Ek-2 krokisinde (b) harfiyle 10.435,18 m²lik kısmının davalı kooperatif adına olan tapularının iptaline, bu alanların Devlet ormanı olarak Hazine adına tesciline, bu alanlara davalının el atmasının önlenmesine, bu alanlardaki davalı muhdesatının kaline, artık istemin reddine, şeklinde tavzihine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; verilen ek kararın tavzih sınırlarını aştığını, bozma ilamında infazdaki tereddütün giderilmesinin amaçlandığını ancak Mahkemece bozma gerekçesinin geniş yorumlanarak yeni ve bağlayıcı teknik tespitler yapıldığını, her ne kadar yapılan tespitler kendi lehlerine ise de; ek karar ile birlikte hükmün eki olarak yeni raporun bağlayıcı hale getirilmesinin kesin hüküm ilkesine aykırı olduğunu, hükmün 2000 yılında kesinleşip 2018 yılında tavzih talebinde bulunulduğunu, kesinleşen kararın uygulanması sonucu müvekkile ait inşaatların yıktırıldığını, geçen zaman içinde yeniden kadastro ve imar çalışmaları yapılması neticesinde orman sınırı dışında kalan alanların hüküm tarihinden farklı olduğunu, bu halde ek karar ile hükümde değişikliğe gidilmesi durumunda müvekkili lehine ek kararda belirtilenden daha fazla alan hakkında hüküm kurulması gerektiğini, ancak sadece tavzih talebi yönünden inceleme yapıldığını, tavzihin kanuni sınırları dışına çıkıldığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tavzih istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, temyiz edenin sıfatına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. Maddesi ile 439. Maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen 04.11.2025 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. K A R A R :
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve Kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2025 tarihli ek kararının ONANMASINA,
732,00 TL onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!