Vakıflar Bölge Müdürlüğünün cami onarımı ihalesinde iddia ettiği fazla ödeme ve idare zararı talebiyle açtığı davada, Yargıtayın kesin hesap ve bilirkişi incelemesi gerektiği yönündeki bozma kararı.
Özet: Bu dava, bir mescit onarım işinde idarenin zarara uğradığı ve yüklenici ile ilgili kamu görevlilerine 15.755,16 TL fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla açılmış olup, davacılar yapılan imalatlardaki eksiklikler nedeniyle bu bedelin tahsilini talep ederken, davalılar işin sözleşmeye uygun yapıldığını ve müfettiş raporlarının hatalı olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine Yargıtay, kesin kabul ve kesin hesap yapılmadığı halde iddia edilen fazla ödemenin ve zararın tespiti için sözleşme ve ihale evraklarının incelenerek bir tasfiye kesin hesabı çıkartılması ve davalıların hukuki sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün kararı doğrultusunda ... ve ... tarafından ... Mescidi'nin onarımı için 98.417,60 TL tutarında yaklaşık maliyet hazırlandığını, yaklaşık maliyetin dönemin bölge müdürü ... tarafından onaylandığını, 10.08.2007 tarihinde söz konusu yaklaşık maliyet üzerinden çıkılan ihalede, İhale Komisyonunun kararı ile onarım işinin 66.760,00 TL bedelle ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ihale edilmesinin uygun görüldüğünü, 17.12.2007 tarihinde 1 no.lu hakediş raporu ile yüklenici firmaya sözleşme bedelinin emanette tutulan tutarı dışında KDV dahil 60.766,80 TL'lik kısmının ödendiğini, 04.04.2008 tarihinde yapılan geçici kabulde geçici kabul heyeti tarafından yerinde yapılan incelemede işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığı belirtilerek onarım işinin geçici kabulünün yapıldığını, 02.05.2008 tarihinde yüklenici firmanın eksikliklerin tamamlandığını belirttiğini ve bunun üzerine yapılan incelemelerde eksik ve kusurların tamamlandığı kanaatine varıldığını, 28.05.2009 tarihinde yapıda inceleme yapan müfettiş heyetinin, yapılan imalatlarda yaklaşık maliyette hesaplananlara göre pursantajın altında kalan 4 kalem imalat tespit ettiklerini, bu anlamda yapılmayan imalatların bedeli olarak KDV hariç 13.322,46 TL fazla ödemeye yol açtağını hesapladıklarını belirterek, KDV dahil toplam 15.755,16 TL idare zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... San ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; davanın dayanağının teftişte tutulan raporlar olduğunu, müfettiş raporlarının fene ve ilme uygun olmadığını, bilirkişilerin raporlarını ihalenin kanuni dayanağı olmayan yaklaşık maliyet listesi üzerinden değerlendirmiş olduğunu, dolayısı ile iddia edilen eksiklerin bundan ötürü oluştuğunu, mahal listesinin idare tarafından hazırlanmadığını, ihale dosyasında mahal listesinin yer almadığını, işin usulüne ve projesine uygun olarak tamamlandığını, kabul yönetmeliğine göre de işini bitirdiğini, sözleşme ve proje kapsamında olup yapılmayan tek kalem iş kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; geçici kabul komisyonu üyesi olarak hiçbir ödemeyi yapmada yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle zaten geçici hakedişlerle gerekli görülen ödemeler yapılmış olan işte idareyi maddi olarak zarara uğratması mümkün olmadığından herhangi bir maddi bedelle de sorumlu tutulmasının yasal olmadığını, işin sözleşmesine ve kabul yönetmeliğine uygun olarak yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olan uygulama işinde idari zararın söz konusu olmadığını, anahtar teslimi götürü bedel sözleşmesinde belirtilen bedelin esas proje kapsamında yapılması gereken tüm imalatlara ilişkin toplam bedel olduğunu, ödeme şeklinin ilerleme yüzdesi olduğunu, müfettişlerin gerçek olmayan bilgiler doğrultusunda değerlendirme yaptıklarını, davalının yüklenici tarafından düzenlenen geçici hakedişleri, işin ilerlemesine göre değerlendirdiğini ve imzaladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.03.2014 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkemenin 20.03.2014 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nce, "... Dosya kapsamından kesin kabul ve kesin hesap işlemlerinin yapılmadığı anlaşılmakta ise de; yüklenici tarafından onarım işinin bitirildiği, yapılan işin, iş sahibine teslim edildiği ve bir adet hakediş belgesi düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı idare tarafından fazla ödeme yapıldığı ve idarenin zarara uğratıldığı gerekçesiyle kesin kabul ve kesin hesap yapılmayarak eldeki dava açıldığına göre, mahkemece tasfiye kesin hesabı çıkartılarak sonucuna göre fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, davacı idarenin zararı uğrayıp uğramadığı ve davalıların hangi hukuki sebeplerle sorumlu olacaklarının tespiti gerekir. Bu durumda, mahkemece öncelikle sözleşme eki ihale evrakları ve dökümanlarında yapılması kararlaştırılan işlerin dosyada yer alan evraklardan yararlanılarak gerekirse davaya dayanak teşkil eden belgeler bilirkişi kuruluna incelettirilerek yapılması kararlaştırılan işlerde hangi imalâtlarla ilgili fahiş bedel belirlendiği yönünde itirazların bulunduğu da tespit edilip, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca sözleşme tarihi itibariyle gerçek piyasa fiyatlarının ticaret ve sanayi odaları ile ilgili meslek kuruluşlarından sorulup tespit edildikten sonra, bilirkişi kurulundan yaklaşık maliyet cetveli, mahal listesi, ihale evrakları ve sözleşme bedelinin belirlenmesinde davalı idare elemanlarının ihmâl ve kusurları bulunup bulunmadığı, varsa dereceleri ve miktarları ile davalı yüklenicinin sözleşme ile eki ihale dökümanlarına göre yapımını üstlendiği halde hiç yapmadığı ya da eksik yaptığı işler olup olmadığı, bunlar sebebiyle kendisine ne miktarda fazla ödeme yapıldığı, kontrol ile geçici kabul komisyonunda görevli olan davalı idare elemanlarının kontrol ve denetim görevini ihmâl sebebiyle fazla ödemeye neden olup olmadıkları ve miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp, davalı yüklenicinin ihale evraklarında fiyatın yüksek belirlenmesi ya da hayali imalât gösterilmesinde katkısı bulunup bulunmadığı araştırılıp konu ile ilgili olarak Selçuk Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında verilip kesinleşen beraat kararı da değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır" gerekçesi ile kararın davacı iş sahibine yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 27.12.2017 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 27.12.2017 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan)15. Hukuk Dairesi'nin 01.11.2019 tarihli kararı ile, "...mahkemece gerçek piyasa fiyatlarının ticaret ve sanayi odaları ile ilgili meslek kuruluşlarından müzekkere yazılarak sorulmadığı, ek raporda yaklaşık maliyetlerin piyasa rayiçlerine uygun olduğu belirtilmesine rağmen, hangi fiyatlar karşılaştırılarak bu sonuca ulaştığı açıklanmadığı, yüklenicinin sözleşme ile eki ihale dokümanlarına göre yapımını üstlendiği halde hiç yapmadığı ya da eksik yaptığı işler olup olmadığı, bunlar sebebiyle kendisine ne miktarda fazla ödeme yapıldığı, kontrol ile geçici kabul komisyonunda görevli olan davalı idare elemanlarının kontrol ve denetim görevini ihmâl sebebiyle fazla ödemeye neden olup olmadıkları hususlarının incelenmediği, Selçuk Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında verilip kesinleşen beraat kararının da değerlendirilmediği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle rapor bozma ilamına aykırı olarak eksik ile hazırlanmış olup, Yargıtay denetimine elverişli değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı HMK'nın 281/3 maddesi gereğince maddi gerçeğin ortaya çıkması için yeniden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan gerekirse yerinde keşif de yapılarak rapora yapılan itirazlar ile önceki raporlardaki çelişkiler de giderilecek şekilde öncelikle, sözleşme tarihi itibariyle gerçek piyasa fiyatlarının ticaret ve sanayi odaları ile ilgili meslek kuruluşlarından sorulup tespit edildikten sonra, bilirkişi kurulundan yaklaşık maliyet cetveli, mahal listesi, ihale evrakları ve sözleşme bedelinin belirlenmesinde davalı idare elemanlarının ihmâl ve kusurları bulunup bulunmadığı, varsa dereceleri ve miktarları ile davalı yüklenicinin sözleşme ile eki ihale dökümanlarına göre yapımını üstlendiği halde hiç yapmadığı ya da eksik yaptığı işler olup olmadığı, bunlar sebebiyle kendisine ne miktarda fazla ödeme yapıldığı, kontrol ile geçici kabul komisyonunda görevli olan davalı idare elemanlarının kontrol ve denetim görevini ihmâl sebebiyle fazla ödemeye neden olup olmadıkları ve miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, davalı yüklenicinin ihale evraklarında fiyatın yüksek belirlenmesi ya da hayali imalât gösterilmesinde katkısı bulunup bulunmadığı araştırılıp konu ile ilgili olarak Selçuk Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında verilip kesinleşen beraat kararı da değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir" gerekçesiyle kararın davacı iş sahibine yararına bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve bozma kararı doğrultusunda, ceza mahkemesi ilâmının dosya arasına alındığı, davalıların beraat ettiğinin anlaşıldığı, mimarlar odasına ve ticaret odasına müzekkere yazılarak cevaplarının dosya arasına alındığı, Yargıtay bozma ilamında yer alan gerekçelerle yeniden bilirkişi incelemesi yapıldığı ve yapılan incelemede henüz kesin kabulün yapılmadığı, haliyle zarar doğmadığının, kesin kabul yapılırken eksiklikler tespit edilerek mahsup yapılabileceğinin tespit edildiği, raporun açık anlaşılır ve denetime elverişli olduğu, yapılan yargılama sonucunda davalıların sorumluluğu bulunan bir husus olmadığına kanaat getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Mahkemece, hükme esas alınan raporun yetkinlik ve yeterlilikten uzak olduğunu, bilirkişi raporunda Ticaret odasından, Mimarlar Odasından ve İnşaat Mühendisleri Odasından gelen birim fiyatlarla, maliyet cetvelinin yüksek belirlenmediği, yüksek bedelle ihaleye çıkılmamış olduğunun tespit edilmesinin yerinde olmadığını,
b.Davanın konusunun birim fiyat olmadığını, hayali metrajlar ve hayali imalatlar üzerinden davalı idare görevlileri tarafından, davalı yüklenici ile karşılıklı imzalanan hakediş raporu ile idarenin zarara uğratılmış olduğunu, oysa bozma ilamından sonra araştırılan hususun birim fiyat olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, yaklaşık maliyetin hazırlanmasında abartılı metrajlar ve afaki imalâtlara yer verilmesi, tadilat ve onarımların bir kısmı az miktarda yapılmış bir kısmı hiç yapılmamış olmasına rağmen tamamı yapılmış gibi gösterilerek fazla ödeme yapılmak suretiyle idarenin zarara uğratılması nedeniyle idarenin uğradığı zararın ve haksız tahsil edilen iş bedelinin yüklenici şirket ile kontrol görevini ihmâl ederek fazla ödeme yapılmasına neden olan idare elemanlarından tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!