Kocaeli 124 numaralı parselin orman vasfı nedeniyle tapu iptali ve tescil ile birleşen tazminat talepli dava sürecinde istinaf ve temyiz incelemesi sonucu verilen karar.
Özet: Bu hukuki evrak, Orman İdaresinin bir parselin orman vasfında olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili talebiyle açtığı dava ile, taşınmaz malikinin iyi niyetli iktisap savunması ve orman şerhinin terkini yahut tazminat talebini içeren birleşen davanın incelendiği hukuki süreçte, bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazın belirli bir bölümünün kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı sabit görülerek bu kısım için tapu kaydının iptali ve devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tescil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kararına varılmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı .. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; .. .. ilçesi .. Mahallesinde bulunan 124 numaralı parselin kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, davalının müdahalesinin önlenmesini, üzerindeki irtifak, haciz ve ipotek şerhlerinin kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Birleşen dosyada davacı vekili Orman İdaresine husumet yönelttiği dava dilekçesinde; müvekkiline ait 124 numaralı parselin tapu kaydına "tamamı Devlet ormanıdır" şerhi düşüldüğünü asıl dava ile öğrendiklerini, müvekkilinin bu yeri şerhsiz satın aldığını, mevcut şerhin taşınmazdan yararlanma ve tasarruf etme imkanını kaldırdığını, hukuki değerini azalttığını ileri sürerek, şerhin terkinine ya da alınacak bilirkişi raporu nezdinde dava değerinin arttırılması kaydıyla 10.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, bilahare yargılama aşamasında dahili dava dilekçesiyle davacı vekili husumeti Hazineye yönelterek hükmedilen tazminatın Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle tazminat miktarını arttırmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı 1988 yılında satın alarak 28 yıldır aralıksız malik olduğunu, tapu kayıtlarına güvenerek iktisap ettiğini, 1992 yılından itibaren hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, ayrıca 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava konusu .. ili .. ilçesi .. köyü 124 parsel sayılı taşınmazın 2.270 m²lik kısmı üzerinde "Devlet ormanı" şerhi bulunmasına rağmen yıllar sonra davacı İdarenin müdahale sınırlarını genişleterek tamamının orman olduğuna dair şerh koymasının dayanağının bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... İdaresi cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeniyle reddini, eldeki davada husumetin Hazineye yöneltilmesinin Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları gereği olduğunu, taşınmazın orman vasfında olması nedeniyle kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescille oluştuğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde bulunan 124 parselin kadastro bilirkişisi .. tarafından düzenlenen 26.12.2016 tarihli krokili raporda (A) harfiyle gösterilen 2.422 m²lik kısmının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı kanıtlandığından anılan kısmın davalı taraf adına olan tapu kaydının iptaliyle Devlet ormanı olarak Hazine adına tapuya tesciline, 124 parsel sayılı taşınmazın orman olmayan 1.698 m²lik kısmı üzerindeki orman şerhinin silinmesine, birleşen davada davacı ...’nin davasının kabulüne, 124 parsel sayılı 4.120 m²lik taşınmazın orman alanında kalan kısmının bedel tazminatı olan 363.300 TL’nin dava tarihinden itibaren kanuni faiziyle davalı Hazineden alınıp davacı .. kızı .. ..'ye verilmesine, birleşen davanın davalısı .. .. hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davada davacı tarafından davalı .. usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından .. aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, davalı ... İdaresi hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGIILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli kararının asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.03.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile uzman bilirkişiler ile yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 2.422 m²lik kısmının kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı belirlenerek bu kısım için davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak birleşen dosya davacısı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazdaki orman şerhinin silinmesini, bu talebi kabul görmediği takdirde tazminat talep ettiğini bildirerek terditli şekilde dava açtığı, bu durumda İlk Derece Mahkemesince birleşen dosya davacısının şerhin silinmesi talebinin orman olmayan 1.698 m²lik kısım için kabul edilmesi, orman olduğu gerekçesiyle tapusu iptal edilen kısım için de tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesince birleşen davada, davacı yanca, Orman İdaresine husumet yöneltilerek dava açıldığından Orman İdaresi yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddinin doğru olduğu, tazminat davasında ise Orman İdaresi ve Hazine arasında mecburi dava arkadaşlığı olmadığından, Hazinenin sonradan davaya dahil edilmiş olmasının ona taraf sıfatı kazandırmayacağı gerekçesiyle davasının reddine karar verilmişse de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124. maddesinde "....dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir" düzenlemesi bulunduğu, anılan kanun maddesi ve birleşen dosya davacısının dava dilekçesindeki talepleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava açarken orman şerhinin silinmesi, olmadığı takdirde tazminat talebinde bulunduğu, orman şerhinin silinmesi talebi için orman İdaresinin taraf olarak gösterilmesinde bir sakınca bulunmadığı, davacının tazminat talebi açısından ise Hazineyi taraf göstermemesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması, Hazinenin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandığına göre tazminat talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken reddi yolunda hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz başında yapılan keşif sonucu düzenlenen 01.04.2019 tarihli raporda, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kalan 2.422 m²lik kısmının arsa niteliği ve emsal satış yönetimine göre dava tarihi itibarıyla 150.00 TL m² üzerinden 363,300.00 TL değerinde olduğu belirlendiğinden asıl dava yönünden, davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 124 parselin kadastro bilirkişisi .. tarafından düzenlenen 26.12.2016 tarihli krokili raporda (A) harfiyle gösterilen 2.422 m²lik kısmı kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından bu kısmın davalı taraf adına olan tapu kaydının iptaliyle Devlet ormanı olarak Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın orman olmayan 1.698 m²lik kısmı üzerindeki orman şerhinin silinmesine, birleşen davada davacı ...’nin davasının kabulüne, 124 parsel sayılı 4.120 m²lik taşınmazın orman alanında kalan 2.422 m²lik kısmının bedel tazminatı olan 363.300 TL’nin dava tarihinden itibaren kanuni faiziyle davalı Hazineden alınıp davacı .. kızı .. ..'ye verilmesine, birleşen davanın davalısı Orman İdaresi hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı .. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Devletin tapu sicilinden doğan zarardan sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için hukuka aykırı işlem ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekeceğini, zarar görenin kusurunun olduğu durumda illiyet bağının kesileceğini, tapu sicilinin herkese açık olduğunu, tapunun beyanlar hanesine şerh işlendikten sonra bu şerhi görmesine rağmen taşınmazı devir alan kişinin iyiniyetli olduğundan ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilmeyeceğini, zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından bahsetme imkanının olmayacağını, dava konusu taşınmaz üzerine 05.05.1982 tarihinde işlenen orman şerhini görerek satın alan davacının kendi ağır kusuru nedeniyle Devletin sorumlu olmayacağını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, taşınmazın arsa vasfıyla değerlendirilmesinin doğru olmadığı gibi değerin de yüksek belirlendiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada tapu iptali ve tescil; birleşen davada orman şerhinin silinmesi, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!