RES katkı payı anlaşmasından kaynaklanan menfi tespit davasında, faturadaki bedelin sözleşme hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı ve davalı arasındaki RES katkı payı anlaşmasından kaynaklanan menfi tespit davasında, davacının, davalının kestiği 63.134.943,35 TLlik faturanın 52.960.614,32 TLlik kısmına borçlu olmadığı iddiasıyla açtığı davada; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, tarafların ticari basiret ve sözleşme serbestisi kapsamında imzaladığı nihai sözleşme hükümlerine göre yapılan hesaplamalar neticesinde davacının yalnızca 10.174.329,02 TL ödemesi gerektiğine ve kalan miktar için borçlu bulunmadığına hükmederek davayı kabul etmiş olup, temyiz incelemesinde bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 24.08.2021 tarihinde taraflar arasında “RES Katkı Payı Anlaşması” imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalının 63.134.943,35 TL'lik faturayı gönderdiğini, müvekkilinin bu faturaya hesap yöntemi, anlaşma, mevzuat ve onanarak kesinleşen emsal kararlar sebebiyle itiraz ettiğini, hesaplanan miktarı ödediklerini ve bakiye miktar için işbu menfi tespit davasını açtıklarını, davalı tarafından düzenlenen 63.134.943,35 TL faturanın anlaşma ve kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden hesaplanan 10.174.329,02 TL'lik kısmının 31.01.2024 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, bakiye miktar olan 52.960.614,32 TL için borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunu, davanın bu nedenle usulden reddi gerektiğini, RES katkı payı hesabının yapılan anlaşma ve yönetmeliğe uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında RES katkı payı sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin öncesinde davacının, davalıya mevzuat hükümleri uyarınca teklif formu sunduğu, anılan formda katkı payının hesap yönteminden de bahsedildiği ancak sonrasında asıl sözleşmenin imzalandığı, anılan sözleşmedeki katkı payı hesabının sözleşme öncesi formdan farklı olduğu, nihai sözleşmede bu formun sözleşmenin bir parçası olduğunun kabul edilmediği, basiretli olarak hareket etmesi gereken tacirlerin sözleşme serbestisi kapsamında uyuşmazlığa konu RES katkı payı anlaşmasını imzaladıkları, esasen hesaplamanın artık bu sözleşme hükümlerine göre yapılmasının zorunlu olduğu, davalının faturaya mesnet hesap yönteminin yerinde bulunmadığı, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli raporda açıklandığı üzere davacının ödemesi gereken fatura bedelinin 10.174.329,02 TL olması gerektiği, davalının düzenlediği faturanın ise 63.134.943,35 TL olduğu, davacının bu fatura nedeniyle 52.960.614,32 TL borcunun bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunu, davanın haksız açıldığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını, mevzuata göre hesaplama şeklinin belirlendiğini ve davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan RES Katkı Payı Sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.