2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında kadına hükmedilen maddi tazminatın ve ortak çocuk için iştirak nafakasının yetersizliği sebebiyle bölge adliye mahkemesi kararını kısmen bozmuştur.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine, yüksek mahkeme; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda kadın yararına hükmedilen maddi tazminat miktarını ile ortak çocuk için belirlenen iştirak nafakasını yetersiz bularak bu yönlerden hükmü bozmuş, Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunundaki ilgili maddeler uyarınca daha uygun miktarlarda tazminat ve nafaka takdir edilmesi gerektiğini belirtmiş, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise bozma kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarını reddederek hükmün kalan kısımlarını onamıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ: Osmancık 1. Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları, toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmesi ve miktarı ile iştirak nafakası miktarı yönünden; davalı karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın ve fer'î taleplerin kabulü ve kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı karşı davacı erkeğin tüm, davacı karşı davalı kadının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. O hâlde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda maddi tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk ... yararına hükmedilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece, 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görülmüş ve bozmayı gerektirmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen maddî tazminat ve ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarları yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine,Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'ya iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.