Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacının zilyetlikle iktisap iddiasını ispatlayamaması üzerine yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesinin red kararlarının Yargıtayca onanması.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada, davacının yaklaşık 30 yıldır malik sıfatıyla kullandığını iddia ettiği ve kadastro çalışmalarında komşu parsel adına kaydedilen arazinin kendisine tescili talebi, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesince yapılan keşif, bilirkişi raporları ve yerel bilirkişi beyanlarına rağmen davacının zilyetlikle kazanma koşullarını usulünce ispatlayamadığı gerekçesiyle reddedilmiş, temyiz incelemesi sonucunda da bölge adliye mahkemesinin bu ret kararı usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mardin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 14... parsel sayılı taşınmazın “arsa” vasfıyla davalı adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 21.11.2009 tarihinde kesinleştiği, davanın 20.11.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu Mardin ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında kendisine ait olan 1 14... nolu parsele ait yaklaşık 1-2 dönüm tarla vasfındaki arazinin davalılara ait komşu taşınmaza kaydırıldığını, oysa bu taşınmazın tespitten önce de yaklaşık 30 yıldan beri malik sıfatıyla kendisine ait olduğunu ileri sürerek söz konusu yaklaşık 1-2 dönüme tekabül eden kısmın tapusunun iptali ile kendisine ait olan 1 14... nolu parsele eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu alanın davalıya ait olduğu, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece toplanan deliller, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan ve taraflar ile arasında husumeti olmayan şahıslar arasından seçilen yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilen taraf tanıkları ve fen bilirkişi huzuruyla keşif yapıldığı, HMK’nın 355. maddesindeki "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir." şeklindeki düzenleme uyarınca istinaf incelemesi, istinaf eden ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla açıkça yemin delilinin istinaf nedeni yapılmadığı nazara alındığında dava konusu taşınmaz kısmında davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının usulünce ispatlanamadığı ve bu haliyle Yerel Mahkemenin davanın reddine dair kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.