Banka tarafından, borçlu şirket lehine tesis edilen ipoteğin peştemaliye sözleşmesine dayalı önceliğine itiraz ve sıra cetvelinin iptali isteminin temyiz incelemesi.
Özet: Bir banka, borçlunun icra takibi sonucu satılan taşınmazının sıra cetvelinde ipotek alacaklısına ayrılan payın iptalini talep ederek, bu ipoteğin dayanağı olan peştemaliye sözleşmesinin ve alacağın gerçek olmadığını iddia etmiştir; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, ipoteğin bankanın alacağından önce tesis edilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar vermiş, davacı banka ise ipotek alacağının fiktif olduğu, peştemaliye sözleşmesinin adi bir evrak olduğu ve ipotek senedinde belirtilmediği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile borçlu şirket ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, borçlu şirket yetkilisi ...’ın da kullanılan kredilere kefaleti bulunduğunu, kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, borçlu ...’ın adına kayıtlı taşınmazı dava dışı ...'a ipotekli olarak sattığının anlaşılması üzerine tasarrufun iptali davası açtıklarını, davanın kabulüne karar verildiğini, davalı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takip sonucu ipotekli taşınmazın satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde tüm paranın 1. sırada yer verilen davalının ipotek alacağına ödendiğini, davalının ipotek alacağına dayanak olarak ipotek tesisinden bir ay önce imzalanan peştemaliye sözleşmesini gösterdiğini, davalının alacağının varlığına ve miktarına itiraz ettiklerini, davalı ...'ın borçludan herhangi bir alacağı bulunmadığını ileri sürerek, 30.05.2018 tarihli sıra cetvelinin iptaline, davalıya ayrılan payın tamamının müvekkili bankaya ödenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ipoteğinin 29.05.2014 tarihinde kurulduğunu, ipoteğin kurulduğu tarihte davacı banka ile ipotekli taşınmazın o dönemdeki maliki arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, davacı bankanın ipoteğin kurulmasına ilişkin tasarrufun iptaline dair bir dava açamadığını, taşınmazın dava dışı ...'a ipotekli olarak satılması nedeniyle tasarrufun iptali davası açtığını, ipotekli taşınmazın satış sonrası icra dairesince yapılan sıra cetvelinde müvekkilinin ipotek alacaklısı olduğu için 1. sırada yer aldığını, davalı müvekkilinin ipotek sebebiyle alacaklı olduğunu, ipotek borçlusu şirket ile müvekkili arasında peştemaliye sözleşmesine uygun olarak yapılmış kira sözleşmesinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı banka ile dava dışı borçlu ... Grup Ltd. Şti. arasında 02.07.20 14... .12.2014 tarihli genel kredi sözleşmelerinin düzenlendiği, dava dışı borçlu şirket yetkilisi ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla söz konusu sözleşmeyi imzaladığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine takip başlatıldığı, davacı banka tarafından eldeki dava açılmadan evvel dava dışı borçlu ...’ın adına kayıtlı taşınmazı ...'a üzerindeki ipotekle birlikte satması nedeniyle tasarrufun iptali için dava açtığı, dava sonucunda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın kesinleştiği, eldeki davada ise dava dışı şirketin kira borçları için taşınmaz üzerine davalı ... lehine 29.05.2014 tarihli 250.000,00 TL bedelli 1. derece ipotek tesis edildiği, davalı lehine tesis edilen ipotek borcunun ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibi neticesinde 18.07.2017 tarihinde taşınmazın satıldığı, düzenlenen sıra cetvelinde ihale bedelinin ipotek alacaklısı ...‘a ödendiği, davalının söz konusu ipoteğinin dava dışı borçlu şirketin kira borçları için tesis edildiği ve 01.05.2014 tarihli peştemaliye sözleşmesi imzalandığı, aynı zamanda ipoteğin 29.05.2014 tarihli olduğu, davacının alacağının ise 02.07.2014 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun ödenmemesi nedeniyle 18.03.2016 tarihinde başlatılan icra takibine dayandığı, ipotek belgesinin davacının alacağından önce düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; tasarrufun iptali davası açmakta haklı bulunduklarını, buna rağmen sıra cetveline itiraz davasının reddedilmesiyle müvekkili banka aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davalı ipotek alacaklısının borçludan herhangi bir alacağı bulunmadığını, peştemaliye sözleşmesinin adi sözleşme niteliğinde olduğu her zaman düzenlenmesi mümkün olan bir formatta düzenlendiğini, sözleşmeden bir ay sonra ipotek tesis edilirken ipotek resmi senedinde peştemaliye sözleşmesinden ve bedelinden bahsedilmediğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeTalep, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.