İstanbul 3. Havaalanı projesi kapsamında kamulaştırılan maden işletme ruhsat sahası yatırım giderlerinin taahhütnameye aykırı paylaşımı iddiasıyla açılan alacak davası.
Özet: Bir maden ruhsat sahibi, kamulaştırma nedeniyle kendisi ve alt yüklenicisi için belirlenen yatırım giderleri tazminatının %40ını (2.519.013,18 TL) alt yüklenicinin kendi hesabına aktaracağına dair yazılı taahhütnameye rağmen ödeme yapmadığını iddia ederken, alt yüklenici bu taahhüdün geçersiz olduğunu savunmuş; ancak ilk derece mahkemesi, alt yüklenicinin hem taahhütnameyi imzaladığını hem de ilgili bakanlıktan bu ödemenin davacının hesabına yapılmasını talep ettiğini belirterek, alt yüklenicinin ödeme sorumluluğunu kabul ettiğine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; .... Köyü Mevkii ...'te bulunan 3018 ruhsat numaralı maden işletme ruhsat sahasının müvekkili şirketin uhdesinde bulunduğunu, bu ruhsatın 21.03.2021 tarihine kadar temdit edildiğini, İstanbul Bölgesi 3. Havaalanı projesi kapsamında kamulaştırma sınırı dahilinde kalan taşınmazların kamulaştırmaya tabi tutulacağını, yapılan incelemede müvekkili şirkete ait ruhsatlı alanın da etkileneceği belirtilerek, müvekkili şirketin ruhsat sahasındaki faaliyetinin sonlanacağını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün ise 14.01.2014 tarihli ve 31234 sayılı yazısı ile 12.957.058,78 TL yatırım giderinin ödeneceğini belirttiğini, müvekkili şirkete ait ruhsat sahasında hafriyatçı olarak çalışan davalı şirketin de yatırım giderleri yaptığından bahisle bu şirket yönünden de Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından 6.297.532,97 TL yatırım gideri tespit edildiğini, ancak davalı şirket yönünden yapılan tespitlerin gerçeğe uymadığını, davalının lehine hesaplanan 6.297.532,97 TL'nin %40'ına tekabül eden 2.518.000 TL'lik kısmın müvekkili şirketin belirtilen banka hesabına ödenmesi konusunda beyan ve taahhütte bulunduğunu, 06.12.2013 tarihli yazısı ile davalı şirketin aynı şekilde olan beyanını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne verdiğini, idarece müvekili hesabına 12.957.587,78 TL ödenmesi gerekirken 9.057.249,19 TL ödeme yapıldığını, Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün 14.01.2014 tarihli ve 31234 sayılı kararında açıkça müvekkili şirkete 12.957.587,78 TL, davalı şirkete ise 3.779.532,97 TL yatırılacağının belirtildiğini, ancak bedeli yatırması gerekenin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olduğunu, 2.519.013,18 TL kısmın müvekkiline ödenmesi gerekirken davalıya ödendiğini, davalı şirketin anlaşmaya aykırı olarak aldığı bedeli ödemediğini belirterek, 2.519.013,18 TL'nin 16.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde taraflar arasında 15.10.2007 tarihinde akdedilen ve 31.05.2012 tarihinde sona ereceği belirtilen kamulaştırma sahasında yer alan maden ruhsat sahasında, sözleşmede belirtilen koordinatlar içinde çalışılacağı öngörülen rödovans sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmenin daha sonra, 01.10.2007 tarihli ek sözleşmeyle 31.05.2020 tarihine kadar uzatıldığını, müvekkili şirketin bu sözleşmeye dayanarak ruhsat sahası içerisinde yapacağı işler için 2020 yılına kadar çalışacağını öngörerek çeşitli masraf ve yatırımlar yaptığını, nitekim müvekkili şirketin dava konusu sahada 2007 yılından kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı tarihe kadar çalıştığını, kömür ve kum üretimi yaptığını, yapılan yatırımların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından saptandığını, dava konusu sahadaki tüm dekepaj ve yatırımların müvekkili şirket tarafından yapıldığının tespit edildiğini, davacı şirketin belirtilen sahada bir yatırımının olmadığının resmi belgelerle tespit edildiğini, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü yetkililerinin baskısıyla imzalatılmış ve ne amaçla imzalandığı belirsiz olan tamamen geçersiz belge ve gerekçelerle talepte bulunulmasının mümkün ve yasal olmadığını, Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün yaptığı yanlış değerlendirmelerin müvekkili şirketi bağlamayacağını belirterek davanın reddine istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.11.2014 tarihli "Taahhütname" başlıklı belgenin incelenmesinden, davacı ... davalı tarafların, rödovansçı davalı için belirlenen ve hesabına yatırılacak 6.297.532,97 TL'nin % 40'ına tekabül eden kısmın davacı hesabına yatırılması hususunda anlaştıkları, söz konusu taahhütnameyi davacı ... davalı şirketin yetkili temsilcileri imzalamış olup, taraflarca imza inkârı veya söz konusu belgenin sahte olduğu yönünde bir iddia bulunmadığı, ayrıca bu belge düzenlendikten sonra davalı şirket tarafından 06.12.2013 tarihinde Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne dilekçe yazılmak suretiyle başvurularak, 29.11.2013 tarihli taahhütnameye istinaden, davalı şirket adına hesap edilen yatırım bedelinin %40'ının davacı şirkete ödenmesi talebinde bulunulduğu, bu durumda davalı şirketin, yatırım giderinin %40'ının davacı şirkete ödenmesini kabul ettiği, bu itibarla davalı tarafça 29.11.2013 tarihli taahhütnameye istinaden, davalı şirket adına hesap edilen yatırım bedelinin %40'ının davacı şirkete ödenmesinin kabul edilmesi, davalı şirket tarafından 06.12.2013 tarihli dilekçe ile bu yönde MİGM'e başvuru yapılmış olması hususları dikkate alınarak davanın haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün davacı tarafı müvekkilin haklarına ortak etmeye çalıştığını, ... tarafından yapılan yatırımların neler olduğunun Şubat ve Nisan 2013 tarihinde tutanaklarla saptandığını, tutanaklarda davacı şirket yetkilisinin de imzasının bulunduğunu, ancak herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, davacının belirtilen koordinatlarla ilgili alanda yatırım masrafı olarak talep edebileceği bir hakkı olmadığını, nitekim Ulaştırma Bakanlığının davacının iddialarını ciddiye almayarak yatırım bedelini müvekkilin hesabına yatırdığını, .... tarafından oluşturulmuş taahhütnameyi özgür iradeyle verilmiş bir belge gibi kabul edilmesinin doğru olmadığını, bu nedenle ... yetkililerinin baskısıyla imzalatılmış ve ne amaçla imzalandığı belirsiz olan, tamamen geçersiz belge ve gerekçelerle talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararında gerekçe yapılan 29.11.2013 tarihli taahhütname ve 6.12.2013 tarihli dilekçenin birbirleriyle alakası olmadığını, 29.11.2013 tarihli belgenin üzerinde farklı bir tarihte yer aldığından belgede sonradan eklemeler yapıldığını, eklemelerin müvekkili şirketin iradesine uygun olmadığını, 06.12.2013 tarihli dilekçenin 29.11.2013 tarihli taahhütnameye değil 18 Temmuz 2013 tarihli 14 sayılı kurul kararına atıfta bulunduğunu, dolayısıyla bu iki belgenin birbirini bütünler nitelikte olmadığını, her iki yazı altında da ... mührü bulunmasının müvekkili şirket yetkilisine baskı yapıldığının açık kanıtı olduğunu, bahsi geçen belgelerin borç ikrarı olarak kabul edilmesinin de mümkün olmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasındaki hafriyat hizmet sözleşmesi ve rödovans sözleşmelerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.