Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde mermer ocakçılığı ve işleme sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin, yüksek sabit yatırım maliyetleri ve nakit akışı bozukluğu sebebiyle yaşadığı geçici mali darboğazı aşmak amacıyla talep ettiği adi konkordato süreci.
Özet: Mermer ocakçılığı ve işleme sektöründe faaliyet gösteren bir şirket, yüksek sabit maliyetler, enerji ve işçilik giderleri, uzun tahsilat vadeleri ve ihracatta döviz kuru riskleri gibi sektörel zorluklar nedeniyle artan kısa vadeli yükümlülükler ve nakit akışındaki bozulma sebebiyle geçici bir finansal darboğaza girmiştir; ancak ticari ve üretim faaliyetlerini aktif olarak sürdürmekte, gelir üretme kapasitesini korumakta ve önemli bir istihdam sağlamakta olup, borçlarını vadesinde ödeme konusunda yaşadığı sıkıntılar nedeniyle sürdürülebilirliğini temin etmek amacıyla konkordato başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
ANTALYA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasından ... tarihli tensip ara kararı ile tefrik edilerek yukarıdaki esas sayılı dosyaya kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: ... A.Ş., ... tarihinde Ticaret Siciline tasdik edilerek ... Mah. ... Sk. ... No: ... İç Kapı No: ... .../... adresinde AntalyaTicaret Siciline tescil ve ilan olunarak kurulduğunu ve aynı adresinde faaliyetlerine devam ettiğini, şirket Antalya Vergi Dairesi’nin ... sicil nolu mükellefi olduğunu, davacı şirket iki ortaklı olduğunu, ... %50, ... %50 paya sahip olduğunu, şirketin sermayesi ... TL tutarında olup tamamı ödendiğini, ... A.Ş. 2005 yılında ... ili ... ilçesinde kurulmuş olduğunu, mermer ocakçılığı ile taş ve mermerin kesilmesi, şekil verilmesi ve bitirilmesi sektöründe faaliyet gösterdiğini, şirket, Antalya Kurumlar Vergi Dairesi’nin ... vergi kimlik numaralı Kurumlar Vergisi mükellefi olduğunu, şirket Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarası ile ... meslek grubuna esas ... koduna sahip olup sicil bilgileri dava dilekçesinde sunulduğunu, şirket VUK’un 177’nci maddesi hükmü uyarınca birinci sınıf tacir sıfatıyla bilanço esasına göre defter tuttuğunu, 2024 ve 2025 yıllarında kullanılan ticari defterlerin tasdikine ilişkin bilgiler aşağıdaki gibi olduğunu, buna ilişkin tasdik sayfaları dava dilekçesi ekinde ve konkordato ön projemiz ekinde dosyaya sunulduğunu, ... A.Ş., 2005 yılında ... ili ... ilçesinde kurulmuş olduğunu, mermer ocakçılığı ile taş ve mermerin kesilmesi, şekil verilmesi ve bitirilmesi sektöründe faaliyet gösterdiğini, Şirket ... TL ödenmiş sermaye ile faaliyetlerine devam ettiğini, şirketin ana faaliyet konusu; doğal taşlardan, mermerden, su mermerinden, travertenden, kayağantaşından levha/tabaka, kurna, lavabo, karo, kaldırım taşı, yapı taşı, mezar taşı ve benzeri ürünlerin imalatı ile mermer ve granit ürünlerinin tesisatlarının imalatı, ihracat pazarlaması ve ticaretini kapsadığını, bunların yanı sıra şirket; kara yolu ile şehirler arası yük taşımacılığını da faaliyet konuları arasında bulundurduğunu, Antalya Kurumlar Vergi Dairesine bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren şirket, ... Mahallesi ... Sokak ... No:.. İç Kapı No:.. .../... adresindeki iş yerinde ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, şirketin ayrıca ... Mahallesi ... Caddesi No: ... .../... adresinde ... ... adıyla faaliyet gösteren bir şubesi bulunduğunu, ... A.Ş. kurulduğu günden bu yana istihdam konusunda faaliyet hacmine uygun bir yapı oluşturduğunu ve 2025-2026 döneminde ortalama ...-... kişilik bir çalışan kadrosu ile faaliyetlerini sürdürdüğünü, istihdam edilen personel sayısı, ticari faaliyet hacmine ve mevsimsel talebe bağlı olarak değişiklik göstermekte olduğunu, ...'te ... kişi ile en yüksek seviyeye ulaştığını, şirket, bölgede tarımsal ürünler ticareti ve gıda işleme sektörünün gelişimine katkı sağlamayı hedeflediğini, şirket, ticari yapısını güçlendirerek sektördeki yerini korumayı ve müşteri portföyünü geliştirmeyi uzun vadeli hedefleri arasında saydığını, şirketin ... yılı ... ayı itibariyle toplam çalışan sayısı ... kişi olduğunu, çalışanların aileleri ile birlikte geçimini bu şirketten sağladıkları düşünüldüğünde, yaklaşık ... kişi geçimini bu şirketten sağladığını, faaliyet konusu gereği yüksek sabit yatırım maliyetleri ve yoğun işletme sermayesi ihtiyacı bulunduğunu, uzun üretim süreçleri ile çalışan ve hem yurt içi hem de yurt dışı piyasa koşullarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkilenen bir sektörde faaliyetlerini sürdürdüğünü, şirket faaliyetlerinin temelini oluşturan doğal taş ve mermer sektörü; yüksek enerji ve işçilik maliyetleri, ocak işletme giderleri, pahalı makine ve teçhizat yatırımları, ihracatta döviz kuru riskleri, uzun tahsilat vadeler ve yoğun uluslararası rekabet ortamı nedeniyle finansal açıdan kırılgan bir yapıya sahip olduğunu, üretim sürecinde katlanılan yüksek sabit maliyetler ile yurt içi ve yurt dışı müşterilere tanınan ticari vadeler arasındaki uyumsuzluk, işletmenin nakit akışında ciddi baskılar oluşturduğunu, davacı şirketin her ne kadar ticari ve üretim faaliyetlerine aktif şekilde devam etmekte ve gelir üretme kapasitesini korumakta ise de, kısa vadeli yükümlülüklerin artması ve nakit akışındaki bozulma nedeniyle mevcut borçlarını vadesinde ödeme konusunda geçici bir finansal darboğaza girmiş bulunduğunu, şirketin mali tabloları incelendiğinde, ticari faaliyet hacminin devam ettiği, satış gelirlerinin hem yurt içinde hem de yurt dışında sürdüğü ve işletmenin faaliyetlerini tamamen durdurduğunu bir yapı içerisinde olmadığı görüldüğünü, mevcut ekonomik koşullar altında özellikle kısa vadeli borç baskısı, artan finansman yükü ve nakit akışındaki dengesizlik sebebiyle şirketin faaliyetlerini sürdürülebilir şekilde devam ettirebilmesi için hukuki korumaya ihtiyaç duyduğu anlaşıldığını, davacı şirketi haciz baskısı altında kalması durumunda ticari faaliyetlerini sağlıklı biçimde sürdürmesi mümkün olmayacağını, özellikle banka hesaplarına bloke konulması, ticari alacakların haczedilmesi, üretim tesislerinde kullanılan makine ve teçhizatlar ile ocak işletme varlıkları üzerinde cebri icra işlemleri uygulanması halinde şirketin üretim ve ticari organizasyonu önemli ölçüde zarar göreceğini; bu durum ise yalnızca şirketi değil, şirket alacaklılarını da olumsuz etkileyeceğini, mermer ve doğal taş sektöründe üretim faaliyetlerinin kesintiye uğraması, müşteri portföyünün özellikle ihracat müşterilerinin kaybedilmesine, üretim ve tedarik zincirinin bozulmasına ve işletmenin gelir yaratma kapasitesinin ciddi şekilde zayıflamasına neden olacağını, şirketin faaliyetlerini mevcut üretim ve ticari organizasyonu içerisinde sürdürmesi halinde gelir üretmeye devam edeceğini, mevcut müşteri ilişkilerini-başta ihracat müşterileri olmak üzere-koruyabileceği ve zaman içerisinde borçlarını ödeme kabiliyetini yeniden kazanabileceği değerlendirildiğini, Konkordato süreci ile amaçlanan husus; şirketin üretim ve ticari faaliyetlerini kesintiye uğratmadan sürdürebilmesi, nakit akışının yeniden dengelenmesi, kısa vadeli borç baskısının yönetilebilir hale getirilmesi ve sonuç olarak tüm alacaklıların alacaklarına iflas halinde elde edebileceklerinden daha yüksek oranda kavuşmalarının sağlanması olduğunu, davacı şirketi mali yapısındaki bozulma kalıcı bir faaliyet yetersizliğinden değil, esas itibarıyla artan finansman yükü ve likidite sıkışıklığından kaynaklandığını, şirket aktif olarak üretim ve ticari faaliyetlerini sürdürmekte, müşteri portföyünü korumakta ve gelir yaratmaya devam ettiğini, konkordato kurumu, şirketin ekonomik varlığını ve üretim kapasitesini koruyarak faaliyetlerini devam ettirmesi ve alacaklıların menfaatlerinin daha etkin şekilde korunması bakımından zorunlu hale geldiğini, ..., Davacı ..., kendi şahsi malvarlığı, gelirleri ve bireysel borç ilişkileri çerçevesinde değerlendirilmesi gereken, gerçek kişi sıfatıyla konkordato talebinde bulunan bir borçlu olduğunu, konkordato ön projesi, davacının yalnızca şahsi borçlarının tasfiyesine yönelik olarak hazırlanmış olduğunu, herhangi bir şirket borcunun doğrudan yapılandırılmasına yönelik olmadığını, Davacı, %50 pay sahibi olduğu ... Şirketi’nin faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla uzun yıllar boyunca tüm birikimini ve ekonomik gücünü söz konusu şirkete yönlendirdiğini, şirketin ticari faaliyetlerinin devamını teminen üçüncü kişi alacaklılara karşı müteselsil kefil sıfatıyla şahsen borç altına girmiş, ayrıca kamu borçları bakımından da 6183 sayılı Kanun kapsamında şahsi sorumluluğu doğduğunu, işbu konkordato talebi, şirket borçlarının dolaylı bir uzantısı veya şirket konkordatosuna dayanma amacı taşıyan bir başvuru olmadığını, davacının şahsi malvarlığına yönelmiş mevcut ve muhtemel takipler ile kendi bireysel borç yükümlülükleri nedeniyle ödeme güçlüğüne düşmesi sonucu ortaya çıktığını, davacı, yalnızca kefalet ilişkileri nedeniyle değil; aynı zamanda kendi adına doğduğunu ve projede ayrıntılı şekilde gösterilen bağımsız şahsi borçları sebebiyle de ciddi bir ödeme güçlüğü içerisinde olduğunu, şirketin içinde bulunduğu finansal darboğaz, davacının ekonomik durumunu ağırlaştıran bir unsur olmakla birlikte, konkordato talebinin temelini oluşturan husus, davacının şahsi borçlarını vadesinde yerine getiremeyecek duruma geldiğini, davacının şirket borçları kapsamında kefil sıfatıyla sorumluluğu ve kamu alacaklarına ilişkin yükümlülükleri dikkate alındığında; şirket hakkında yürütülen konkordato süreciyle eş zamanlı olarak davacı aleyhine bireysel takiplerin başlatılması kuvvetle muhtemel olduğunu bu durum, davacının şahsi malvarlığı üzerinde telafisi güç zararlara yol açabilecek nitelikte olduğunu, davacının mevcut ekonomik durumu hem şahsi borçlarının vadesinde ödenememesi hem de yakın gelecekte ödeme güçlüğünün daha da derinleşeceğinin öngörülmesi nedeniyle, İcra ve İflas Kanunu’nun 285. maddesinde düzenlenen konkordato talep şartlarını açıkça karşıladığını, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan her borçlunun, tacir olup olmadığına bakılmaksızın konkordato talebinde bulunabileceği açık olduğunu, ... Davacı ..., kendi şahsi malvarlığı, gelirleri ve bireysel borç ilişkileri çerçevesinde değerlendirilmesi gereken, gerçek kişi sıfatıyla konkordato talebinde bulunan bir borçlu olduğunu, işbu konkordato ön projesi, davacının yalnızca şahsi borçlarının tasfiyesine yönelik olarak hazırlanmış olup, herhangi bir şirket borcunun doğrudan yapılandırılmasına yönelik olmadığını, davacı, %50 pay sahibi olduğu ... ... Şirketi’nin faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla uzun yıllar boyunca tüm birikimini ve ekonomik gücünü söz konusu şirkete yönlendirdiğini, şirketin ticari faaliyetlerinin devamını teminen üçüncü kişi alacaklılara karşı müteselsil kefil sıfatıyla şahsen borç altına girmiş, ayrıca kamu borçları bakımından da 6183 sayılı Kanun kapsamında şahsi sorumluluğu doğduğunu, işbu konkordato talebi, şirket borçlarının dolaylı bir uzantısı veya şirket konkordatosuna dayanma amacı taşıyan bir başvuru olmadığını, davacının şahsi malvarlığına yönelmiş mevcut ve muhtemel takipler ile kendi bireysel borç yükümlülükleri nedeniyle ödeme güçlüğüne düşmesi sonucu ortaya çıktığını, nitekim davacı, yalnızca kefalet ilişkileri nedeniyle değil; aynı zamanda kendi adına doğmuş ve projede ayrıntılı şekilde gösterilen bağımsız şahsi borçları sebebiyle de ciddi bir ödeme güçlüğü içerisinde olduğunu, şirketin içinde bulunduğu finansal darboğaz, davacının ekonomik durumunu ağırlaştıran bir unsur olmakla birlikte, konkordato talebinin temelini oluşturan husus, davacının şahsi borçlarını vadesinde yerine getiremeyecek duruma gelmiş olduğunu, öte yandan, davacının şirket borçları kapsamında kefil sıfatıyla sorumluluğunu ve kamu alacaklarına ilişkin yükümlülükleri dikkate alındığında; şirket hakkında yürütülen konkordato süreciyle eş zamanlı olarak davacı aleyhine bireysel takiplerin başlatılması kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının şahsi malvarlığı üzerinde telafisi güç zararlara yol açabilecek nitelikte olduğunu, davacının mevcut ekonomik durumu hem şahsi borçlarının vadesinde ödenememesi hem de yakın gelecekte ödeme güçlüğünün daha da derinleşeceğinin öngörülmesi nedeniyle, İcra ve İflas Kanunu’nun 285. maddesinde düzenlenen konkordato talep şartlarını açıkça karşıladığını, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan her borçlunun, tacir olup olmadığına bakılmaksızın konkordato talebinde bulunabileceği açık olduğunu, şirketin konkordato başvurusu kapsamında alınacak tedbir kararına istinaden üretim tesisleri, makine ve teçhizatlar ile diğer ticari varlıklar üzerinde gerçekleşebilecek haciz ve bağlama işlemlerinin önlenmesi ve mevcut üretim kapasitesinin korunarak mermer ocakçılığı, doğal taş işleme ve ihracat faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülmesi amaçlandığını, bu çerçevede, konkordato başvurusu kapsamında alınacak bir tedbir kararı ile şirketimizin üretim tesisleri, makine ve teçhizatları ile diğer ticari varlıklarıyla mermer ve doğal taş üretim ve ihracat operasyonlarına tam kapasite ile devam etmesi sağlandığı takdirde, adi alacaklılara sunulan ödeme planının mahkememiz tarafından tasdiki halinde bu plan dahilinde geriye kalan borçların tasfiye edilmesi mümkün olabileceğini, alacakları tedbir kararı ile ticari faaliyetlerine devam etmesi ve bu suretle geriye kalan borçlarını ödeyebilmesi için konkordato başvurusu yapılması zorunluluğu doğduğunu, talepte bulunan şirketin yetkili kurulları tarafından konkordato müessesesinden yararlanılmasına karar verildiğini ve temel prensipler çalışma grubuna aktarılarak hızlı bir şekilde konkordato ön projesinin hazırlanması talimatı verildiğini, ... tarihi itibarıyla tanzim edilen son bilançosuna göre konkordato uygulamasına konu olabilecek tüm alacaklılara, alacak tutarlarının tamamının ödenmesi teklif edildiğini, bu itibarla alacaklılar, alacaklarının hiçbir kısmından vazgeçmiş olmayacağını, tenzilat oranının belirlenmesi konusunda herhangi bir çalışma yapılmadığını, konkordato ön projesi kapsamında liste ve çalışmalar sonucunda muhtemel bir iflas tehlikesinin bertaraf edilebilmesi için sadece vade konkordatosunun yeterli olacağı öngörüldüğünü, şirket, alacaklılarının tüm alacaklarını ödemeyi taahhüt etmekte olduğunu, bu konuda herhangi bir tenzilat konkordatosuna gitmediğini, konkordato ön proje teklifinin ikinci önemli ayağı olan vade konkordatosu teklifinin uygulama esaslarının şirket yönetimi tarafından teklif edildiğini; konkordatonun tasdik kararı verilmesinden itibaren 36 ay vadede geri ödemeli olmak üzere konkordato kapsamındaki adi borçlarımızın aylık taksitler halinde toplam 36 taksitte ödenmesi olduğunu, İİK m. 302 hükmüne göre konkordatoya tabi olan adi (teminatsız) borçların yanı sıra, şirketin rehinle temin edilmiş olan borçlarının da yukarıda belirtilen vade ve taksitlerle İİK m. 308/h hükmü uyarınca yapılandırılması amaçlandığını, konkordatoya tabi alacaklar için kayıtlı borç tutarının yıllık % 23 faizli olarak ödenmesi öngörüldüğünü, konkordato ön projesinde konkordatonun, tasdik kararının verilmesi ile bağlayıcı hale geleceği öngörüldüğünü, hazırlanan ve tüm alacak ve borç miktarlarının, vadelerinin, yer aldığı liste işbu rapora eklendiğini, alacaklılar ayrı bir listede de 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 206’ncı maddesine uygun şekilde imtiyaz durumuna göre listelendiğini, konkordato ön projesine göre teklif edilen alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar, şirketin iflas etmesi durumunda iflas masası satış tutarından ellerine geçecek muhtemel miktarlarla karşılaştırıldığını ve netice itibarıyla konkordato projesine göre alacaklıların ellerine geçecek miktarların iflasa nazaran daha fazla olacağı görüldüğünü, bu nedenlerle, konkordatoya tabi (imtiyazsız/rehinsiz) alacaklılarıyla konkordatonun tasdiki tarihinden başlayarak 3 yıllık (36 aylık) vade konusunda anlaşarak, aylık garameten belirlenecek taksitlerle yıllık % 23 faizli olarak ödenmesini; Rehinli alacaklılar olan Bankalarla, İİK m,308/h kapsamında, konkordato komiseri nezaretinde, “rehinli alacaklılarla müzakere ve borçların yapılandırılması”, projede belirtildiği şekilde tüm alacaklıların alacaklarının ödenmesi olduğunu, talep tüm yasal koşulları taşıdığını, ön projenin îik. 286.maddesi kapsamında kabulü ile davacı şirkete ve davacı şahıslara 3 aylık geçici mühlet süresinin verilmesini, verilecek geçici mühlet kararı ile birlikte vade konkordatosunun başarıya ulaşması ve nihai konkordato projesinin hazırlanmasına katkı sunmak üzere konkordato komiserinin atanmasını, verilecek geçici mühlet kararı ile birlikte davacı şirketin ve davacı şahısın faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince alınması gereken tüm tedbirlerin re’sen alınmasına ve; iş bu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacılara ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. maddesi yollaması ile İİK' nın 203.maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacıların bankalardaki hesaplarında mevcut ve yatırılacak olan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacıların ilgili banka hesabına davacıların kullanımına sunulmak üzere iadesine, yeni blokaj işlemi uygulanmamasına yönelik davanın kabulü ile birlikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine, İİK..'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı davacılar aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, yeni takip başlatılmamasına, tedbir tarihinden önce ya da sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacı tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına ve davacılara ödenmesine, İİK.'nın 206. maddesinde yer alan alacaklılar yönünden takip yapılmakla birlikte İİK 205'dan kaynaklı alacaklar sebebiyle yapılacak satış ve muhafaza işlemlerinin önlenmesine, davacıların muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine, araç ve diğer hak ve alacakların davacılara iadesine, bunların muhafaza altına alınmasının önlenmesine, davacılara ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına, davacıların ticari faaliyetlerine devam edebilmesi ve konkordatonun getiriliş amacına uygun olması amacıyla; davacıların banka hesapları üzerinde bulunan tedbir öncesi ya da sonrası konulan blokajların ve hacizlerin kaldırılmasına, hesaplardaki paraların davacı şirkete iadesine, yeniden blokaj ve haciz konulmasının önlenmesine ve hesapların konkordato komiseri denetiminde davacılar tarafından kullanılmasına, İİK’nın 297 maddesi kapsamında ihtiyati tedbirlerin; davacı şirketin ve davacı şahısın bankalar nezdinde bulunan ticari mevduat, vadeli mevduat, döviz tevdiat, pos hesapları, teminat veya tahsile verilen çeklerle ilgili rotatif kredi hesapları, BCH hesapları, KMH hesapları da dahil olmak üzere tüm hesaplar üzerinde uygulanmasına; davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesine, paraya çevrilmiş ise paraların iadesine, Davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacılara ait çeklerin arkasının karşılıksızdır olarak yazılmasının önlenmesi, senetlerin protesto edilmesinin önlenmesine, ibrazı halinde çek ve senetlerin arkasına konkordato şerhi yazılmasına, davacıların SGK ve diğer kamu kuruluşları nezdinde doğmuş ve doğacak hak, alacak ve istihkaklarının üzerine haciz konulmamasına, konulmuş olanların kaldırılmasına, işletme faaliyetlerin devamı ve alacaklılar arasında eşitliğin sağlanabilmesi amacıyla davacıların borçlarından dolayı elektrik, su, doğalgaz, telefon ve internetinin kesilemeyeceğine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında davacı ... ... Şirketi, ... ve ...'ın vade konkordatosuna ilişkin ön projelerini hazırlayarak ve İİK 286.maddesinde sayılan belgeleri talebine ekleyerek Mahkemeye başvurmuştur. Bu dosyada verilen ... tarihli tensip ara kararı ile gerçek kişi davacılar yönünden konkordato talebi tefrik edilmiş ve Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.Dava, İİK 285.vd.maddeleri uyarınca konkordato talebine ilişkindir.Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mâli durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mâli durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir.Konkordato mühleti verilmesi için başvurunun şekli koşullarını düzenleyen İcra ve İflas Kanunu'nun 286'ncı maddesine göre, borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren bir konkordato ön projesi sunması gerekir. Bu husus mutlak bir koşul niteliğinde olup, bir başkasına ait projeye atıfla ya da bir başkasına ait projenin başarıya ulaşmasına ilişkilendirilmiş şekilde borçtan kurtulma ihtimalinin ileri sürülmesi, kabul edilebilir bir proje niteliğinde sayılamaz. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Davacı ...'ın Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında 3 ay geçici mühlet kararı verilen ... ... Şirketi'nin ortağı ve yetkilisi olduğu, şirketin ... TL borcuna karşı müteselsil kefil sıfatıyla borçlu olduğu, şahsi borcunun ... TL olduğu, şahsi mal varlığı toplam (... adet taşınmazdan ibaret olup, taşınır mal varlığının bulunmadığı) değerinin ... TL belirtildiği, şahsi borcu için yıllık %23 faiz oranı uygulanmak suretiyle tasdik tarihinden itibaren 36 ay vadede ve aylık taksitler halinde ödenmesinin planlandığı, yine davacının ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin finansal sürdürebilirliğini sağlamak amacıyla 2029 yılı içerisinde yaklaşık ... TL tutarında sermaye artışı gerçekleştirmeyi planladığı ön projeye göre;Davacı ...'ın mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında 3 ay geçici mühlet kararı verilen ... ... Şirketi'nin ortağı ve yetkilisi olduğu, şirketin ... TL borcuna karşı müteselsil kefil sıfatıyla borçlu olduğu, şahsi borcunun ... TL olduğu, şahsi mal varlığı toplam (1 adet taşınırdan ibaret olup, taşınmaz mal varlığının bulunmadığı) değerinin ... TL belirtildiği, şahsi borcu için yıllık %23 faiz oranı uygulanmak suretiyle tasdik tarihinden itibaren 36 ay vadede ve aylık taksitler halinde ödenmesinin planlandığı, yine davacının ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin finansal sürdürebilirliğini sağlamak amacıyla 2029 yılı içerisinde yaklaşık ... TL tutarında sermaye artışı gerçekleştirmeyi planladığı ön projeye göre;Davacılar yönünden dosyaya sunulan konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının ... ... Şirketi'ne ait konkordato projesinin başarıya ulaşmasına bağlı olduğu, gerçek kişi davacıların projesinin doğrudan bir başkasına ait projeye atıfla bir başkasına ait projenin başarıya ulaşmasına ilişkilendirilmiş olarak hazırlandığı, yukarıda belirtilen mal varlıklarının dışında, projeye kaynak gösterebilecekleri düzenli bir gelire sahip olduklarına dair delil bulunmadığı, bu durumda sunulan projenin İİK 286.madde hükümlerine göre kabul edilebilir bir konkordato projesi olmadığı anlaşılmakla, davacının geçici mühlet kararı verilmesi ve konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davacıların geçici mühlet kararı verilmesi ve konkordato taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,2-Davacılar yönünden peşin harç alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Artan gider avansının HMK.333. Maddesi uyarınca iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle tensiben karar verildi. █████/2026Başkan ...¸e-imzalıdır Üye ...¸e-imzalıdır Üye ...¸e-imzalıdır Katip ...¸e-imzalıdır