Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında fatura alacağı, yetki ve borca itirazların değerlendirildiği gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan 34.956,00 TLlik alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının hem yetkiye hem de borcun tamamına itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davacı, faturaya konu malların satıldığını ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerken, davalı ise malların teslim edilmediğini, ticari defterlerinde kaydının olmadığını ve faturanın tek başına borcu ispatlamadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiş, mahkeme ise uyuşmazlığın çözümü için icra dosyası, Ba-Bs formları ve bilirkişi raporları üzerinde inceleme yaparak taraflar arasındaki yetki ve alacak miktarının varlığını değerlendirmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalıya satışı yapılan 100 paket 4CM gümüş 16 DNS , 10 adet 4 CM Gümüş 14-16 DNS mal karşılığı olarak .....tarih ve .....sayılı 34.956,00 TL meblağlı e arşiv fatura düzenlendiğini, davalı tarafın müvekkiline olan borcunu ödemeyerek müvekkilini sürekli oyaladığını, bu nedenle Ergani İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun yasal süresi içinde yetkiye, borcun tamamına ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, uyuşmazlığın çözümü için Ergani Arabuluculuk Bürosunun .....numarası ile arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını ve anlaşmama tutanağının düzenlendiğini, tarafların defter ve muhasebe kayıtları incelendiğinde satışa ilişkin kayıtların mevcut olmasına rağmen müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davalının Davalı Taraf Her Ne Kadar Ergani İcra Müdürlüğü yetkisine yönelik itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gereken götürülecek borç niteliğinde bulunduğunu, bu hususun Yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, davalının Ergani İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından Müvekkil Aleyhine Ergani İcra Müdürlüğünün .....E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ikametgahının Diyarbakır olması sebebiyle yetki itirazında bulunulduğunu, borca ve ferilerine süresinde itiraz edildiğini, .....numaralı ve .....tarihli 34.956,00 TL meblağlı faturaya konu malın müvekkiline teslim edilmediğini, taraflar arasında bu fatura yönünden bir ticaretin gerçekleşmediğini, müvekkilinin ticari defterlerinde böyle bir kaydın bulunmadığını, faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağını, davacının malın teslimini ispatla yükümlü olduğunu, dosyada teslimi gösterir herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığını, Yargıtay kararları uyarınca faturanın içeriğine itiraz edilmemiş olmasının malın teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini, temel ilişkinin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının herhangi bir sözleşmesel ilişkiyi ispatlayamadığını, alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra takibinin kötü niyetli olarak başlatıldığını, davanın reddi gerektiğini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, Ergani İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına eklenmiş, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin tarafların BA-BS formları celbedilerek dosya arasına kazandırılmış, mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla, taraflara ait ticari defterler üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu raporu alınmıştır.
Dava, .....numaralı faturadan kaynaklı 34.956,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ergani İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı-alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1 adet faturadan kaynaklı 34.956,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının gönderilen ödeme emrine karşı süresinde borca ve icra dairesinin yetkisine itirazda bulunduğu, dava açılmadan ance arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, elde ki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı, icra takibi ve davaya konu edilen faturadan kaynaklı davacının alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarına ilişkindir.
Davalı taraf başlatılan icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı Diyarbakır İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürerek icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmuştur.
Davalı taraf faturadan kaynaklı davacıya borcu olmadığını savunmuştur. Davaya konu alacağın faturadan kaynaklı para alacağına ilişkin olması ve davacı şirketin ticaret sicilde kayıtlı merkez adresinin Diyarbakır/Ergani olması nedeniyle başlatılan icra takibinde Ergani İcra Dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı tarafın gerek icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu yetki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi gereğince, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
6102 sayılı TTK.'nun 21/2. Maddesi gereğince, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3)
Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır.
Mahkememizce davalının borca itirazı nazara alınarak tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
.....tarihli bilirkişi raporunda; Davacı 2023 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davalıya 2023 yılında 5 adet fatura toplamı141.679,92 TL olarak düzenlenmiş olduğu ve 120 alıcılar hesabında takip ettikleri ve .....tarihli ve .....yevmiye numaralı muhasebe fişinde banka ile tahsil edildiği şeklinde kayıt yapıldığı ancak dava konusu olan fatura ile ilgili her hangi bir dekontun bulunmadığı, Davalının 2023 yılı ticari defter kayıt incelenmesi neticesinde 2023 yılında davacıdan toplamda dört adet fatura ve 106.723,92 TL olarak ticari defter kayıtlarında bulunduğu ve 320.A020 satıcılar cari hesabında takip ettikleri, davalı tarafın fiziki defterlerini sunamadıkları, ancak mali müşavirin ticari defter kayıtlarına göre tespitler yapıldığını, .....tarihinde .....yevmiye ile 106.723,92 TL banka yolu ile ödeme kayıtlarının tespit edildiği, dava konusu olan .....tarihli ve .....nolu fatura ile 34.956,00 TL tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, ödemelere ait banka dekontları mevcut olduğu, neticeten Davacının 2023 yılı ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı, davalı yönünden davalının 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacıya borcu olmadığı, dava konusu olan .....tarihli ve .....nolu fatura ile 34.956,00 TL tutarlı faturanın davalının ticari defter kayıtlarında yer almadığı, mütalaa edilmiştir.
6100 sayılı HMK.'nun 222. Maddesine göre, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Eldeki davada alacak iddiasında bulunan davacı olup, bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılan taraf ticari defterlerine göre, .....nolu 34.956,00 TL bedelli e-fatura içeriğinin davalı tarafından kabul edildiğine ilişkin mevcut aşamada dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmamakla birlikte, eldeki davada alacak iddiasında bulunan davacı olup, davacının kendi ticari defterlerine göre banka yolu ile ödeme kaydı yapılarak borç-alacak durumunun sıfırladığı dikkate alındığında davalıdan bakiye alacağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu halde, ilgli faturadan kaynaklı alacak talebine ilişkin ispatlanamayan davanın reddine ve koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı tarafça tahsilat kaydı düşülerek borç-alacak durumunun ticari defter kayıtlarında sıfırlanmasına rağmen ilgili alacak yönünden icra takibine girişilmiş olması nedeniyle davalının kötü niyet tazminatı isteminin koşullarının oluştuğu kabul edilerek asıl alacağın %20si oranında hesaplanan kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilerek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine,
3-6.991,20 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 596,97 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 135,03 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 34.956,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!