Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satıştan kaynaklanan ayıplı klima alacak davasında, klimaların sürekli arıza vermesi nedeniyle değiştirilmesi talebi ve davalıların savunmalarını içeren gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, davalılardan ticari satış yoluyla edindiği klimaların üretimden kaynaklanan gizli ayıplı olduğunu, sürekli arıza vermesi nedeniyle beklenen faydayı sağlayamadığını iddia ederek, ayıpsız misli ile değişimini talep etmiş; davalı üretici firma, ürünlerde ayıp olmadığını, sorunların çevresel faktörlerden kaynaklandığını, garanti süresi dolduktan sonraki ayıpların iyi niyetli olmadığını savunurken, diğer davalı satıcı firma ise ürünlerde ayıp bulunmadığını, üretici veya montajcı olmadığını, dava dilekçesinde somut ayıp belirtilmediği için husumet yokluğu olduğunu ve kısmi davanın usule aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin .....tarihinde davalı .....Pazarlama A. Ş. tarafından üretilen ve diğer davalı .....Mefruşat Dayanıklı Tüketim Malları Petrol İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından satılan klimaları 460.181,12 TL bedelle satın aldığını, söz konusu klimaların davalıların teknik servisi tarafından montajının yapıldığını, ancak ürünlerin sürekli arıza vermesi nedeniyle müvekkil şirketin beklenen faydayı sağlayamadığını, teknik servis kayıtlarının incelenmesi halinde arızaların devamlılığının görüleceğini, ürünlerdeki ayıbın üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca davalıların ağır kusurlu kabul edilmesi gerektiğini ve zamanaşımı süresinin dolmadığını, müvekkil şirketin satın aldığı klimaların ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ettiğini, Diyarbakır Adliyesi Arabuluculuk Bürosuna yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, dava konusu ayıplı klimalara ilişkin yetkili servis kayıtlarının "....." veya ....." adına kayıtlı olabileceği göz önünde bulundurularak ilgili yerlere müzekkere yazılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile ayıplı malların ayıpsız mislilerinin güncel fiyatının tespit edilmesini, davanın terditli olmaması sebebiyle klimaların ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun aynen infaz edilememesi halinde 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 24 hükümlerinin dikkate alınmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davalı .....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın .....tarihinde satın alınan klimaların sürekli arızalandığını ve ayıplı olduğunu iddia ettiğini, müvekkil şirketin üretici konumunda bulunduğunu ve ürünlerde herhangi bir ayıp olmadığını, davacının bulunduğu Medya Mahallesi .....Sokak .....ikamet edenlerin genelinde klima sorunu yaşandığını, bu durumun üretici veya bayiden kaynaklanmadığını, ürünlerin itirazsız satın alındığını, yetkili servis tarafından gerekli keşiflerin yapılarak taleplerin karşılandığını, cihazların çalışır vaziyette teslim edildiğini, plazanın fiziki koşullarından kaynaklanan aksaklıkların müvekkil şirkete yüklenemeyeceğini, bilirkişi incelemesiyle bu hususun sabit olacağını, ürünlerin .....tarihinde alındığını, garanti süresi boyunca tüm şikayetlerin ücretsiz karşılandığını, garanti süresi dolan ürünler için ayıplı iddiasında bulunulmasının iyi niyetli olmadığını, garanti süresi içerisinde yapılan kontrollerde cihazlarda bir aksaklık bulunmadığının tespit edildiğini, davacının iki yıl boyunca üründen menfaat elde ettiğini, ürünün misli ile değiştirilmesini talep etmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkil şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını belirterek haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı .....Malları Petrol İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın .....A.Ş. üretimi olan ve müvekkil şirketten satın alınan klimaların sürekli arızalandığı iddiasıyla açtığı davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının huzurdaki davayı kısmi alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunmadığını, HMK 109. maddesi gereğince davanın konusunun miktarı belirli olduğundan kısmi dava açılmasının usule aykırı olduğunu, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, davaya konu ürünlerde ayıbın var olduğu iddiasını kabul etmediklerini, müvekkil şirketin üretici firma olmadığını ve kurulum ile montaj işlemlerinin müvekkil tarafından gerçekleştirilmediğini, dava dilekçesinde arıza türünün ve müvekkil kusurunun somut olarak belirtilmediğini, bu nedenle davada husumet yokluğu bulunduğunu, ürünlerin .....tarihinde satılıp kurulumunun tamamlandığını, kullanım ile sonradan ortaya çıkan bir ayıp durumu söz konusu olmadığından seçimlik hakların kullanılmasının hukuken mümkün olmadığını, davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılacak yargılama neticesinde ürünlerde ayıbın ve müvekkil şirketin husumetinin bulunmadığının tespiti ile davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Davaya konu klimaların satışına ilişkin fatura görülmüştür.Mahkememizce .....tarihinde klimaların başında keşif icra edilmiştir.Makine mühendisi bilirkişisinden, tarafların iddia ve savunmalarını karşılar mahiyette kök ve ek raporlar alınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, tacirler arası satım sözleşmesi nedeni ile ayıp hukuki sebebine dayalı olup, davacı taraf, davalı .....Petrol İnşaat San. Tic Ltd Şti'den satın aldığı klimaların ayıptan ari mısli ile değiştirilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesinin ekindeki faturanın incelenmesinde, davacının .....tarihinde davalı .....Malları Petrol İnşaat San. Tic Ltd Şti'den 460.181,12 TL bedel ile toplam 140 adet olacak şekilde klima iç ve dış ünitesi satın aldığı görülmüştür. Davacı taraf, klimaların yeterli soğutma yapmadığını, bu hususun gizli ayıp olduğunu iddia etmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. maddesine göre satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Taşınır satış sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır. Anılan Kanun'un “Ayıptan Sorumluluk”a ilişkin 219. maddesinde; “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Satım sözleşmesinde satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile, bu borç kanunen mevcuttur. Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur.Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 6098 sayılı Kanun'un 219 ila 226. maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanun'un 227 ve devamı maddeleri kapsamında, kendisine tanınan sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini satıcıya karşı kullanabilecektir.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, davacının talebi, satılan malın ayıpsız mısli ile değiştirilmesine ilişkin olup, satılanın ayıplı olduğunu ispat yükü davacı taraf üzerindedir.Mahkememizce klimaların montajının yapıldığı taşınmazlarda makine mühendisi ile birlikte .....tarihinde keşif yapılmış ve incelenmesi gereken makine sayısının fazlalığı nedeni ile bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmiştir. Bilirkişi tarafından farklı tarihlerde klimalar başında ölçümler yapılmış, bilhassa klimaların yeterli soğutma yapmadığı iddiası ile ilgili olarak Diyarbakır ilinde hava sıcaklıklarının en yüksek seviyelere ulaştığı Temmuz ayı beklenilmiş ve Temmuz ayında cihazlar yeniden incelenmiş, ölçümler yapılmış ve düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları ile kurulmuş olan multi split sistemin, genel olarak 30 dakikalık sürede Tip1 mahallerde 2 cihaz (iç ünite) çalışırken,Tip2 mahallerde ve Tip3 mahallerde tek cihaz (iç ünite) çalışırken dış ünitenin ihtiyacı karşıladığı iç ortam sıcaklığını azaltarak etkili bir soğutma sağlandığı, mahallere alınan cihazlar her mahal farklı zaman dilimlerinde soğutulacak olduğu senaryo ile seçilmiş olduğu, projesinde ofis olarak tasarlanmış alanların reelde ev olarak kullanıldığı, ev kullanımında salon ve yatak odası mantığı ile yapılmış uygulamaya göre cihazların çalışmalarında bir sorun görülmediğini, davaya konu faturanın sözleşmesi dosyasında olmadığından satıcının projesine uygun imalat yapma yükümlülüğü olup olmadığına dair yorum yapılamamakla beraber satıcının faturalandırdığı ürünleri sahaya getirip montajını yapmış olduğu ve bu ürünlerin tüm mahalleri istenen sürede soğutmasının teknik olarak çok mümkün olmadığı, bölünmüş mahallerin ayrı ayrı soğutulmasının mümkün olduğu, cihazların tek tek çalıştırılıp kontrolü yapıldığında birçok cihazın bakımsızlıktan evaperatörlerinin ve kondenserlerinin kirlendiği ve ısı transferin kalitesinin düştüğü, örneğin aynı dış ortam sıcaklığında, aynı cephede, aynı alana sahip 38 no'lu daire ile 41 no'lu daire kıyaslandığında 41 no'lu daireye ait filtrelerin ve serpantinlerin daha temiz olması sebebiyle daha etkin soğutma yaptığının görüldüğü, cihazların borulama mesafelerinin her ne kadar izin verilen maksimum borulama sınırları içerisinde kalmış olsa dahi standart mesafenin üzerine çıktığı için verim kaybı oluşmuş olması yapılan uygulama için beklenen bir sonuç olduğu, iç ünitelerin giriş ve çıkış sıcaklık farklarının, cihazların etkin çalıştıklarını ve ısı yükünü taşıdıklarını gösterdiğini, aynı özelliklerdeki dairelerin tek iç ünite çalıştığında yeterli ve etkin soğutma sağlandığı ama beraber çalıştığında dış ünitenin iç ünitelerin ihtiyacını karşılayamadığının görüldüğünü, seçilen cihazlar için bunun beklenen bir durum olduğunu, cihazın .....tarihindeki mevsim koşullarına göre, ortamın soğutma ihtiyacını kısmen karşılayabilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu, iç ünite sayısının 1 eksik çalıştırılır ve soğutma mahali alanı daraltılırsa daha etkin soğutacağı anlaşıldığını, inceleme tabloları detaylı incelendiğinde normal koşullarda katalog verilerine göre 35 derece dış ortam ve 27 derece iç ortam kuru termometre sıcaklıklarına göre kapasite verileri verilmiş olan cihazların çalışma ortamında daha yüksek dış ortam sıcaklıkları ve iç ortam sıcaklıklarında çalıştığında birim verimi her ne kadar karşılamış olsa da tüketici tarafından hissedilebilir sıcaklıktaki etkisi sıcaklığı yeterli gelmemiş olmasının da teknik olarak uygun olduğunu, nitekim aynı mimari yapıya ve cepheye sahip 2 bağımsız mahalde üzerinde yapılacak örneklemede 27-1/27-2 mahallerinde dış ortam sıcaklığı 36 derece, iç ortam sıcaklığı 29 dereceden son durumda 24,11 dereceye kadar ortamı soğutmuşken dış ortam sıcaklığı 41 dereceye ulaştığını, 40-1/40-2 mahallerinde dış ortam sıcaklığı 41,5 derece, iç ortam sıcaklığının 31,2 dereceden son durumda 26,52 dereceye kadar ortamı soğutmuşken dış ortam sıcaklığı 46,4 dereceye ulaştığını, mahale göre hesaplanan iç ortam sıcaklık farklarının eşit ortamların soğutulma miktarları neredeyse eşit iken, son ortam sıcaklıkları arasında 2,4 derece sıcaklık farkı olduğundan hissedilen sıcaklıklar farklı olduğunu, bunun dışında bağımsız mahal 16-1/16-2 de ise iç ünitelerden yalnız büyük olanın çalıştırıldığını ve iç mahal sıcaklığının 30,83 dereceden 23,09 derece değerine kadar düştüğü 7,74 derecelik sıcaklık farkı oluştuğu yani tek iç ünitenin çalıştırılması durumunda dış ünitenin soğutma ihtiyacının daha hızlı karşılayabildiği anlaşıldığını, bu durumun arıza göstergesi değil çalışma prensibinin doğal sonucu olduğunu, neticeten davacıya satılan klimaların ayıplı olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. İzah edilen nedenlerle davalı .....Tüketim Malları Petrol İnşaat San. Tic Ltd Şti aleyhindeki davanın ispat edilememesi nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.Davalılardan .....Pazarlama A.Ş. yönünden yapılan değerlendirmede ise davacıya satılan klimaların üreticisi olup, somut olayda zarardan sorumlu olmadığını, aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun 219 uncu maddesi ve sözleşmenin nıspiliği ilkesi uyarınca davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmayan üretici olan davalının, davacı alıcıya karşı ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde ayıplı mal satışından dolayı sorumlu tutulması hukuken mümkün değildir. Nitekim Yargıtay .....Hukuk Dairesinin, üretici, ithalatçı gibi satım sözleşmesinin doğrudan tarafı olmayan kişilerin ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre sorumlu olmayacaklarına dair yerleşik uygulaması mevcuttur. İzah edilen nedenlerle .....Pazarlama A.Ş. aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan tüm nedenlerle Mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı .....Pazarlama A.Ş. aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,2-Davalı .....Tüketim Malları Petrol İnşaat San. Tic Ltd Şti aleyhindeki davanın REDDİNE,3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile eksik 462,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına,5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalılar tarafından yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,7-Davalı .....A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine,8-Davalı .....Tüketim Malları Petrol İnşaat San. Tic Ltd Şti kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine,9-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,Dair davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Katip Hakim