İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, kaldıraçlı alım satım sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, yatırım kuruluşunun mevzuata uygun davrandığı ve nedensellik bağının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.
Özet: Kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, davacı, davalının aydınlatma ve uygunluk testi yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek zararının tahsilini talep etmiş; ancak mahkeme, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki değerlendirmeler sonucunda, davalının davacıyı demo hesap üzerinden işlem yaptırarak ve riskler hakkında bilgilendirerek yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hatta uygulanan test neticesinde davacının kaldıraçlı işlemler için uygun olmadığının bildirilmesine rağmen sözleşmeyi kurduğunu, bu nedenle davacının iddia ettiği zarar ile davalının eylemleri arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında █████/2020 tarihinde elektronik ortamda Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalının yatırım kuruluşu satıcı/sağlayıcı, davacının ise genel müşteri sıfatını haiz bir tüketici olduğunu, davalının müvekkilinin sözleşme kurulmadan önce aydınlatılması hususunda emredici yükümlülüklere aykırı davrandığını ve uygunluk testi yükümlülüğünü yasaya uygun olarak yerine getirmediğini beyanla müvekkilinin uğramış olduğu 411.900,95 TL zararın davalıdan tahsiline ve müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise; davacının uğramış olduğu zararların nedeninin bizzat kendisi tarafından alınan yatırım kararları olduğunu, müvekkilinin bu durumda bir kusurunun olmadığını ve davacının iddialarının yersiz ve hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. GEREKÇE:Dosya; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosyasından verilen yetkisizlik kararı ve sonrasında mahkememizin 2024/... Esas sayılı dosyasından verilen karşı yetkisizlik kararı üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, 2025/... Karar sayılı █████/2025 tarihli ilamı ile mahkememiz yargı yeri olarak belirlenerek mahkememize tevzi edilmiştir. Dava; kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.İradesinin davalı tarafından fesada uğratıldığını ve davalının mevzuata aykırı hareket ettiğini iddia eden davacı bu iddiasını ispatla yükümlüdür.Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır.Hükme esas alınan kapsamlı, gerekçeli ve denetime elverişli █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yanlar arasında kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, davalının bu sözleşmenin yürürlüğe girmesinden önce mevzuattan doğan birtakım yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, davalının da bu kapsamda davacıya 6 iş günü boyunca demo hesap üzerinden 50'nin üzerinde (52 adet) işlem yaptırdığı, kaldıraçlı işlemlerin mahiyeti ve risk durumuna dair davacıyı bilgilendirdiği, davalının bazı bilgilendirme faaliyetlerinin ise yatırıma teşvik mahiyetinde olmayıp mevzuattan doğan yükümlülükleri olduğu, uygulanan test neticesinde davacıya kaldıraçlı işlemler için uygun olmadığının bildirildiği, ne var ki davacının akdi ilişkiyi kurduğu, davalının 2017 yılındaki reklam içeriklerinin eldeki uyuşmazlığa delil teşkil etme olanağının bulunmadığı; özetle, davalının mevzuattan kaynaklı mükellefiyetlerini yerine getirdiği buna karşın davacının işlemlere devam ettiği, hal böyle olunca davacının uğradığını iddia ettiği zarar ile davalının eylemleri arasında uygun nedensellik bağı bulunduğunun kanıtlanamadığı göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;1-Davanın Reddine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının 427,60 TL peşin harç ve 7.034,23 TL tamamlama harcı toplamı 7.461,83 TL'den mahsubu ile 6.729,83 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 65.904,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.