Sigorta şirketinin ödediği trafik kazası kaynaklı araç hasar ve değer kaybı tazminatlarının rücuen tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, uzun süreli kiralama nedeniyle işleten sorumluluğu uyuşmazlığı.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalı aracın karıştığı bir kaza sonucu ödediği 53.415,06 TL araç hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davalı araç sahibi şirket, kazanın meydana geldiği tarihte aracın uzun süreli kiralama sözleşmesiyle başka bir kuruma (İBB) devredildiğini ve kendisinin sadece malik olup işleten sıfatı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı aracın kusuruyla verdiği kaza sebebiyle ... plaka sayılı araç zarara uğradığını, bu zarar neticesinde bağımsız ve tarafsız eksperler tarafından tanzim edilen rapor neticesinde █████/2023 tarihinde 25.263,14 TL hasar bedeli ve █████/2024 tarihinde 28.151,92 TL araç değer kaybına ilişkin tazminat ve ferileri müvekkili şirket tarafından ödendiğini, karşı tarafın kusur oranı göz önüne alındığında müvekkili şirketin asıl alacak 53.415,06-TL'nin tamamı üzerinden rücu hakkına sahip olmakla beraber, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 53.415,06-TL asıl alacak ve ferileri üzerinden iş bu davaya konu icra takibi açıldığını bildirip, davanın kabulü ile, dava davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2026/... E. Sayılı dosyasına haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile, takibin 53.415,06- TL asıl alacak, 18.693,81-TL işlemiş faiz olmak üzere olmak üzere toplam 72.108,87 - TL üzerinden devamına karar verilmesini, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin takibe haksız ve mesnetsiz itiraz etmiş olan davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Turizm şirketinin maliki olduğu ... plaka sayılı araç, ...'na ihale sözleşmesi ile uzun süreli şekilde kiralandığını, ayrıca, trafik kazasına karışan ...'ın da müvekkili şirket bünyesinde çalışması da bulunmamakta olup SGK Hizmet Tescil Dökümü dosyaya celp edildiğinde işbu husus ispat kazanacağını, bahsedilen Kanun maddesi kapsamında müvekkili şirketin, davaya konu aracın sadece maliki ve kiralayanı olup işleteni ve istihdam edeni olmadığını, müvekkili şirketin işleten ve istihdam eden sıfatı bulunmadığını, aracın zilyetliği, uzun süreli kiralama sözleşmesi ile devredilmiş olup sözleşme süresi boyunca ve aracın devrine dek ekonomik mülkiyet kiracı İBB'ye ait olduğunu, netice itibariyle, kaza tarihinde araç İBB tarafından işletildiğinden müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde hiçbir sorumluluğu bulunmamakta olup müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak,█████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak, ... plaka sayılı aracın kaza, tazminat bilgileri ve TRAMER kayıtlarının çıkartılarak, Mahkememizin ████████ esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2026/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 10.06.2026 tarihinde Makine Mühendisi, Sigorta Uzmanı bilirkişiler vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına konulmuştur.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki sigorta poliçesi kapsamında ZMMS Genel Şartları uyarınca ödenen sigorta tazminatının rücu istemine dayalı icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun █████/2020 tarih, ███████-2076 E. ve ████████ K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Somut olayda dava konusu takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip, davacının üçüncü kişiye ödediği tazminatın davalı sigortalıya rücu istemine dayanmaktadır. Uyuşmazlık ise, sigortalı aracın alkollü sürücü tarafından kullanılması sebebiyle zararın sigorta kapsamında kalıp kalmadığı ve tarafların doğan zarardan sorumluluğu noktasındadır. Davalı tarafın zamanaşımı itirazının, sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacak için zamanaşımı süresinin 10 yıl olması sebebiyle yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı taraf, uzun süreli araç kiralama sebebiyle işleten sıfatını haiz olmadığını iddia etmişse de, eldeki davada sorumluluğun sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı ve davalının sözleşmenin tarafı olduğu, bu sebeple sözleşmesel sorumluluğunun devam ettiği kanaatiyle husumet itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının, zarar görene █████/2023 tarihinde 25.263,14 TL hasar ödemesi ve █████/2024 tarihinde 28.151,92 TL değer kaybı ve fer’ileri için ödeme yaptığı görülmüştür. Mahkememizce alınan denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücünün tam kusurlu olduğu, 25.263,14 TL hasar zararı ödemesinin ve 15.000 TL değer kaybı zararının kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Kazaya ilişkin olay yeri belgelerinin incelenmesinde sigortalı araç sürücüsünün 1.90 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. ZMMS Genel Şartları’nın B.4.c maddesi “Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” şeklinde rücu şartları belirlenmiştir. Bu madde kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırların üzerinde alkollü olması sebebiyle davacının davalı sigortalıya rücu hakkının bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi raporunda davacının değer kaybı olarak 15.000 TL ödeme yaptığı, ancak tahkim yargılaması sebebiyle oluşan fer’i alacaklar ile 28.151,92 TL ödeme yapıldığı bildirilmiştir. Dava dilekçesinin incelenmesinde, davacının bu yönde bir iddiasının ve talebinin bulunmadığı, tahkim yargılamasına ilişkin herhangi bir delil bunulmadığı gibi beyanda da bulunulmadığı görülmüştür. Dolayısıyla mahkememizce tahkim yargılamasında yapılan masrafların rücu talebi reddedilmiş, yalnızca kadri maruf görülen 15.000,00 TL değer kaybı zararının rücu edilebileceği değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının ödeme tarihlerinden itibaren taleple bağlı kalınarak adi yasal faiz talep edebileceği ve alacağın likit olduğu gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, .... İcra Müdürlüğü’nün 2026/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 55.121,89 TL’lik kısmının iptaline, takibin 40.263,14 TL asıl alacak ve 14.858,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.121,89 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık adi yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-11.024,38 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.767,43 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 870,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.896,53 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 870,90 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 465,80 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.068,70 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak; 9.230,65 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 16.956,98-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranları dikkate alınarak, 1.410,95 TL'sinin davacıdan, 4.589,05 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına,
8-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından davacı için KESİN, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10.07.2026
Katip ...
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!