İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, yüklenici ve otel sahibi arasındaki ödenmeyen faturalar, ek iş iddiaları ve işin ifa durumu tanık beyanlarıyla incelenmektedir.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davacı şirket, bir otelin tadilat işlerini sözleşmeye uygun tamamladığını ancak davalının kısmi ödemeler sonrası kalan 184.321 TL anapara ile birlikte işlemiş faizle toplam 333.282,67 TL borcunu ödemediğini iddia ederken, davalı ise davacının edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, işe geç başladığını ve kendilerine borçları olmadığını savunmaktadır. Dinlenen tanık ise, davacının işini yaptığını, ancak davalının sürekli ek işler talep ederek ve projeyi değiştirerek ödemelerde sorun çıkardığını doğrulamıştır.

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2024KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01.06.2017 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığını, davalının davalı şirketin ..., ... Mah. ... Cad. No:32 adresinde bulunan otelindeki işlerin müvekkili şirket tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin 01.07.2017 tarihinde işe başladığını ve işin bedeli olarak davalı şirkete faturalandırıldığını, davalının bu fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı şirketin müvekkili şirkete kısmi ödemede bulunduğunu, █████/2022 tarihinde ise davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını, sözleşme gereği işe başlarken davalının müvekkili şirketin toplam değerin %10'unu peşin ödeyeceği, diğer ödemelerin hakediş sistemi ile %30-40 oranında ödeneceği, kalan bakiyenin ise işin bitiminde ödeneceği şeklinde kararlaştırıldığı, toplam bedelin 674.000,00 + %18 KDV olmak üzere toplam 749.580,88 TL olarak anlaşıldığını, müvekkili şirkete davalı tarafça 35.000,00 TL bedelli olmak üzere çeklerin verildiğini, hesaba yapılan havaleler de dahil olmak üzere toplam ödenen miktarın 551.000 TL olduğunu, davalının halen ödemediği 184.321,00 TL borcunun olduğunu, 84.321 TL' nin vade tarihi olan 25.02.2019 tarihi itibari ile işlemiş ticari temmerrüt faizi 148.961,67 TL olmak üzere toplamda 333.282,67 TL'nin tahsilini talep ettiklerini beyan ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan sözleşmenin 01.06.2017 tarihli olarak tanzim edildiğini ve davacı şirketin dava dilekçesinde 01.07.2017'de işe başladığını bildirdiğini, 90 günlük iş teslim süresi olan bir işin başlangıç tarihinin de 30 gün geçtikten sonra yapılmasının davacı şirketin iş yürütme konusunda özensizliğini kanıtlar nitelikte olduğunu, yapılan işin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyası üzerinden ₺1.171.850,27 bedelle müvekkili aleyhine icra takibi açtığını, müvekkilinin davacı şirkete hiçbir borcu olmaması sebebi ile itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davacı tarafın bu kez İtirazın İptali davası açacağından bahisle arabuluculuk yoluna başvurduğunu ve arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, huzurdaki dava ile hem 2022, hem 2023 yıllarında yaptığı girişimlerden vazgeçerek bu kez 715.934,43TL 'lik alacak talebinde bulunduğunu, davacı şirketin adeta nereden nasıl kazanç sağlayacağını şaşırmış halde her türlü kötü niyetli yolu denediğini, icra takibine itiraz edilmeyeceği düşüncesi ile hareket ettiğini, davacı şirketin hiçbir zaman edimini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkili şirketin, dava dilekçesi 5. Maddesinde belirtilen ek işlerin davacı tarafça yapılmasına ilişkin hiçbir anlaşma yapmadığını, davacı tarafın belgenin aslının olmadığını beyan ettiğini, müvekkili şirketin otel işlettiğini, elbette belirtilen işlerin tamamlandığını, ancak bu işlerin davacı tarafça yapılmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde dinlenen tanık ...: " Ben taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu otelin yanında börekçi dükkanı işletiyordum. Taraflar arasındaki ilişkilere bu nedenle hakimim. Çünkü taraflar işleyişte sürekli benim dükkanımda toplantı yapıyorlar ve konuşuyorlardı. Dükkanım 4-5 masalık küçük bir dükkan olduğu için ben konuşulanları duyuyordum. Dükkan aslında eşim adına kayıtlıydı ancak birlikte işletmekteydik. Davacı şirket yetkilisi ... bey tüm iş süresince işinin başında duruyordu. Tarafların konuşmalarından anladığım ve gördüğüm kadarıyla davacı üzerine düşen edimleri yerine getirdi. Ancak davalı taraf sürekli ek işler yapılmasını istiyor, davacının yaptığı işlerin olmadığı gerekçesiyle bozulmasını talep ediyor, projeleri değiştirtiyordu. Aynı zamanda davacıya yapılması gereken ödemeler konusunda da sıkıntı çıkartıyordu. Ben bu hususları taraflar benim dükkanımda sürekli toplanıp konuştukları için birebir duydum. Davalının, davacı firma dışında başka firmalara olan ödemeleri hususunda da problemleri olduğunu biliyorum. Bu otelin inşaat aşamasında sürekli ek işler çıkartılması nedeniyle otelin faaliyete geçmesi gecikti. Bundan dolayı benim börekçim de zarar gördü. Ben dükkanımı devretmek zorunda kaldım. Çünkü kaldırım ve yol inşaat nedeniyle işgal altındaydı. Tanıklık ücreti talebim yoktur. Taraflar benim dükkanımda konuşurken jeneratör sisteminin ve ... olayının sözleşmeden çıkarılması hususunda davalı talepte bulundu. Taraflar bu hususta tartıştılar. Davalı bunları başka bir firmaya yaptırdı. Davacı ek iş olarak neler yaptı tek tek bilmiyorum ancak davalının ek işler hususunda talepte bulunduğunu, davacının da bu hususları yerine getirmek için çabaladığını taraflar arasındaki konuşmalardan biliyorum. Davalı masraflardan kaçınmak için değişiklik taleplerinde bulunuyordu, benim mesleğim esasında aşçılıktır ancak inşaat işlerine ilgi duymam nedeniyle özel hayatımda bu işler ile ilgilenirim, araştırırım, ben otelin içini defalarca gezdim, ben otel bittiğinde de mutfak dahil içini gezdim çünkü halis bey belki otelde aşçı olarak çalışabileceğim konusunda benimle konuşmuştu. Benim gördüğüm kadarıyla otel eksiksiz olarak tamamlanmış vaziyetteydi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde dinlenen tanık ...: "Ben davalı şirkette ön büro müdürü olarak çalışırım, taraflar arasındaki anlaşma sürecinde ve sonrasında ben işlerin yapıldığı yere gidip geliyordum, o dönemde otel inşaat halindeydi, 2019 ağustos ayında faaliyete geçti, ben sözleşme sürecine çok iyi hakim değilim ancak gidip gördüğüm kadarıyla davacının yarım bıraktığı işler mevcuttu, örneğin klima sistemi yapılmış ancak havalandırma sistemi tamamlanmamıştı, mutfakta havalandırma sistemi yapılmamıştı, otelde 24 tane oda bulunmaktadır, bunların 3 veya 4 tanesine havalandırma sistemi yapılmış, geriye kalan kısmı eksik bırakılmıştır, bu hususta müşterilerden halen şikayet almaktayız, bunun haricinde boya badana işlerinde eksik bırakılan işler olmuştur, bunları biz tamamladık, elektrik ve su tesisat işlerinde eksik bırakılan işler oldu bunları da biz tamamladık, üzerinden çokça zaman geçtiği için hepsini hatırlamıyor olabilirim ancak eksik bırakılan işler olduğunu hatırlıyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur, Otelin inşaat sürecinde şirkette sigorta girişim vardı ancak sonra otel hemen faaliyete geçmediği için çıkışım yapıldı, otel babama ait olduğu için ben de orada babam ile birlikte otele gidip geliyordum, ancak sigorta kaydında vasfım ne olarak yer alıyordu bunu net olarak hatırlamıyorum, o dönemde haftada 3 4 defa inşaat halindeki otele gidip gelirdim, havalandırma işleri 3 4 oda dışında tamamlanmamıştır, eksik kalan işler hangi firma tarafından tamamlandı bilmiyorum ancak bu işleri babam kendi imkanıyla tamamlattırdı, " şeklinde beyanda bulunmuştur.Aynı celse dinlenen tanık ...: "Ben 2022 yılından beri davalı şirkette çalışmaktayım, orada otel müdürü olarak çalışırım, ben taraflar arasındaki eser sözleşmesinin yapıldığı tarihte resmi olarak davalı şirkette çalışmıyordum ancak akrabalık ilişkimiz olduğu için otelin yapım sürecinde sık sık oraya gider gelirdim, ben o dönemde davalı şirkette çalışmasam da akrabalık ilişkileri dolayısıyla davacı şirkete yapılan ödemelerin, gönderimi hususunda davacı tarafa yardımcı oluyordum, benim bildiğim kadarıyla davacının yaptığı işlerin bedeli kendisine ödendi, ancak bir kısım işler yarım bırakıldı, klima sistemleri yapıldı burada bir problem olmadı ancak havalandırma sistemleri eksik ve yarım bırakıldı, halen daha otelde havalandırma sistemleri birkaç oda dışında tamamlanmış değildir, mutfak kısmının havalandırması tamamlanmamıştır, odalardaki havalandırma sistemlerinin eksik bırakılmış olması nedeniyle halen daha müşterilerden bu konuda şikayet almaktayız, -1. Kattaki boruların hala açıkta olduğunu görüyorum, ayrıca -2. Kattaki hamam sauna kısmı da bildiğim kadarıyla davacının sorumluluğundaydı, bu da tamamlanmadı halen daha eksik durumdadır, bunun haricinde başka eksiklik var mıydı bu hususa hakim değilim, fazladan yapılan iş var mı bu hususta somut bir görgüm yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur, ben o dönemde davalı şirkette çalışmasam da akrabalık ilişkilerimden dolayı akşam evde de konuşulan konular olduğundan o dönemki inşaat sürecine duyumlarıma dayalı olarak hakimim, inşaatta çalışan çoğu ustayı da tanırdım, anlattığım gibi o dönemde başka bir işte çalıştığımdan ödemelerin aktarılması hususunda yardımcı oldum, otelin projesinde otelde ya da otel odalarında havalandırma olması gerekli bir husustur, projede havalandırma olmasaydı zaten otel ruhsat alamazdı, otel önce belediye ruhsatı almış akabinde de Turizm Bakanlığı'ndan ruhsat almıştır, " şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava; taraflar arasında anlaşılan eser sözleşmesi kapsamında davacının ve davalının edimini yerine getirip getirmediği, davacının bakiye alacağının kalıp kalmadığı, taraflar arasında ek işlere yönelik sözleşme bulunup bulunmadığı, ek işlerin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bedelinin ödenip ödenmediği, davalının sözleşmeye aykırı davranışta bulunup bulunmadığı bulunmuş ise davacının bundan kaynaklı zarara uğrayıp uğramadığının tespiti ile uğranıldığı iddia edilen zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; davacı ve davalı şirket arasında 01.06.2017 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı şirketin ..., ... Mah. ... Cad. No:32' de bulunan otel inşaatının mekanik, tesisat, elektrik, alçısıva, boya, ..., helikopter vb. İşlerinin yüklenici şirket olarak davacı şirket tarafından yapılacağının taraflar arasında akdedilen sözleşme ile kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında davalı tarafça toplam 551.000 TL tutarın ödendiğini, davalı şirketin, davacı şirkete asıl sözleşmeden kaynaklanan ve halen ifa edilmeyen 184.321 TL borcu bulunduğunu, davacının, sözleşmeden kaynaklanan borçlarının ifası sırasında davalı şirket tarafından sözleşmede tek taraflı olarak değişiklik yapıldığını, davacı şirket tarafından yapılması gereken işlerden olan sözleşmenin 11. Maddesinde yer alan JENERATÖR SİSTEMİ ile 13. Maddesinde yer alan ... HELİKOPTER İŞLERİ ni başka bir şirkete yaptırıldığını ve davacının bundan kaynaklı olarak da zarara uğradığını, ayrıca taraflar arasında sözleşme tamamlandıktan sonra bir kısım ek işlerin yapılması konusunda anlaşıldığını, davacı şirketin, taraflar arasında uzlaşılan ve yapılması kararlaştırılan ek işleri tamamladığını ve ücrete hak kazandığını, ancak yapılan ek işler karşılığında davalı şirket tarafından ödenmesi gereken ücretin de ödenmediğini beyan etmiş ve alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı davaya cevap dilekçesinde; davacı tarafça davalı şirkete kesilen faturaların tamamının ödendiğini, davacının kendisi tarafından yapılmayan bir işin bedelini davalı şirketten talep ettiğini, huzurdaki davanın 7 yıl sonra ikame edilmesinin de bu sebeple olduğunu, davacı tarafın yapmış olduğu, eksik yaptığı ve başkasına yaptırılmak zorunda bırakılan işlerin tespit edilemeyeceğine güvenerek huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı şirketin hiçbir zaman anlaşıldığı gibi anlaşılan işleri ifa edemediğini, ek işlerin davacı tarafça yapılmasına ilişkin hiçbir anlaşma yapılmadığını, davacının da . belgenin aslının olmadığını beyan ettiğini ifade etmiş ve davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, vergi dairesi formlarının istenilmesine karar verilmiş, taraf tanıkları dinlenmiştir. Taraflara defter ve belgelirin sunmaları için süre verilmiştir. Mahkememizce oluşturulan █████/2026 tarihli ara karar ile davacının iddia ve davalının savunmalarının incelenmesi ve değerlendirilebilmesi amacıyla bilirkişi ara kararı tesis edilmiş ilgili ara karar ile " Taraflar arasındaki sözleşmenin █████/2017 tarihinde imzalandığı, davacının 2022 tarihinde alacaklarının tahsilini taleplerinde bulunduğu, davalının cevap dilekçesi içeriği ve aradan geçen süre dikkate alınarak bu aşamada keşif yapılmaksızın dosya üzerinden rapor aldırılmasının gerekli ve yeterli olduğu kanaatine varılmakla, dosyanın 1 mali müşavir , 1 inşaat , 1 elektrik mühendisi ve 1 eser sözleşmeleri konusunda uzman bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile; bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, taraflar arasında anlaşılan eser sözleşmesi kapsamında davacının ve davalının edimini yerine getirip getirmediği, davacının bakiye alacağının kalıp kalmadığı, taraflar arasında ek işlere yönelik sözleşme bulunup bulunmadığı, ek işlerin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bedelinin ödenip ödenmediği, ek işlere ilişkin olarak taraflar arasında sözleşme bulunması ve bulunmaması halinde bedelinin ne olacağı, davalının sözleşmeye aykırı davranışta bulunup bulunmadığı bulunmuş ise davacının bundan kaynaklı zarara uğrayıp uğramadığı, davacının talep etmiş olduğu alacaklara faiz talebi de bulunduğundan davacının faiz talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarının ne kadar olacağı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, tarafların defterlerin bulunduğu adresi göstermesi ihtimaline binaen bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bilirkişiler için 10.000,00-TL şer ücret takdirine, masrafın davacı tarafından karşılanmasına, davacı vekiline eksik delil avansı olan 40.000,00-TL yi yatırmak için 1 ay kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde eksik delil avansının yatırılmaması halinde işbu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına (iş bu ara kararın davacı vekiline tebliği ile sürenin başlamış ve ihtar edilmiş sayılmasına)" şeklinde ara karar tesis edilmiştir. Ara karar sonrası mahkememiz █████/2026 tarihli celsesinde davacı vekili tarafından " Davacı vekilinden soruldu: Her ne kadar tarafımıza verilen süre dolmamış ise de müvekkilim ekonomik olarak zor durumda olduğundan tarafımıza ek olarak 1 ay daha süre verilsin, masrafı yatıracağız, " şeklinde beyanda bulunulmuş, davacı vekilinin beyanı üzerine mahkememizce; "celse arasında kurulan ara karar uyarınca davacının masraf yatırmasının beklenilmesine, davacı vekilinin bu celseki beyanı dikkate alınarak mahkememiz █████/2026 tarihli ara kararı ile davacı vekiline eksilk delil avansını yatırması için verilen 1 aylık kesin sürenin 2 ay olarak belirlenmesine, mahkememiz █████/2026 tarihli ara kararının davacı vekiline tebliği olan █████/2026 tarihinden itibaren başlamak üzere masrafın yatırılması için davacı tarafa 2 aylık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde eksik delil avansının yatırılmaması halinde bilirkişi delilinden vazgeçilmiş sayılacağının ve bu hususta kendisine yeniden süre verilmeyeceğinin davacı tarafa ihtarına, (ihtar edildi), masraf yatırıldığı takdirde dosyanın ara doğrultusunda bilirkişi heyetine tevdine, Rapor geldiğinde celse beklenilmeksizin taraflara tebliğine, " şeklinde ara karar tesis edilmiş ancak davacı tarafça verilen bu süre içerisinde de eksik delil avansının yatırılmadığı ve bu nedenle dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği görülmüştür. Davacı vekili mahkememiz son celsesinde ; "davamızın kabulüne karar verilsin, mevcut deliller kapsamında davamızın kabulüne karar verilsin, bu hususta yeterli delilin olduğunu düşünüyoruz, müvekkil ekonomik durumundan dolayı eksik delil avansını tamamlayamadı," şeklinde beyanda bulunmuştur. "Delil ikamesi için avans" başlıklı 6100 Sayılı HMK'nın 324. maddesinin birinci fıkrasında; "Taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler" hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında, tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi şöyledir: "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi █████████ E., █████████ K. Sayılı kararında " Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece keşif ve bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı eksikliğinin tamamlanması için davacı tarafa HMK m.324/2 gereği keşif gününe kadar kesin süre verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmesine, davacı tarafın kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle keşif ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, taşınmazın aynına ilişkin davalarda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olmasına, mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmasına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. " şeklindeki ilamı da gözönünde bulundurulduğunda davacının huzurdaki davada davacının taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı ve ödenmediği iddia edilen bakiye alacak miktarının, davalının sözleşmeye konu bir kısım işin dava dışı kişiye yaptırılmasından kaynaklı zararın ve davacının yaptığının iddia ettiği ek işlerin bedellerinin davalıdan tahsili isteminde bulunduğu, buna karşılık davalı taraça , davacının bakiye alacağının bulunmadığının, davacı şirketin hiçbir zaman anlaşıldığı gibi anlaşılan işleri ifa edemediğini, ek işlerin davacı tarafça yapılmadığını ileri sürdüğü, tüm bu hususların tespitinin ve davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacğın miktarının ne olduğu hususlarının ancak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceği, davacı tarafa verilen kesin süre içinde ve yine uzatılan kesin süre içinde de eksik delil avansının yatırılmadığı , yine eksik delil avansının duruşma gününe kadar da tamamlanmadığı gibi yeniden süre talebinin de olmadığı ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verildiği görülmekle işbu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacının davasının REDDİNE,2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 12.226,38 TL harçtan mahsubu ile artan 11.494,38 TL harcın davacıya iadesine,3- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 113.390,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 6- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... Hakim ...