İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince görülen, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında davacının 83.038,90 TL alacak talebi ve bilirkişi incelemesi sonucu hakkında değerlendirme.
Özet: Davacı şirket, davalı şirketten ticari ilişkileri ve cari hesap usulü ile oluşan, 23/07/2024 tarihinden itibaren ödenmeyen 83.038,90 TL borcun tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle dava açmış, davalının cevap dilekçesi sunmaması ve ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde, davacı tarafından düzenlenen 83.038,90 TL tutarındaki beş adet e-faturanın davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalının yasal süre içinde itiraz etmediği veya iade faturası düzenlemediği, ödeme yapmadığı ve faturaların davalının ba formlarına yansıdığı tespit edilerek, davacının alacağının, ticari temerrüt faizi ve icra inkâr tazminatı ile birlikte haklı olduğu sonucuna varılmıştır.

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalının 2023 yılından beri ticari ilişkisinin olduğu ve cari hesap usulü ile çalıştıklarını, █████/2024 tarihinden beri davalının müvekkiline 83.038,90 TL borcunun olduğunu, şifahi yapılan görüşmelerden yanıt alınamadığını, bu yüzden .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü. Mahkememiz dosyasının █████/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın tutarı, davalının itirazının yerinde olup olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre;Takip ve cari hesaba konu edilen ve davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 83.038,90.-TL toplam bedelli, 5 adet faturanın e-temel fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, (Bkz:5.5.Mal/hizmet teslimi fatura tebliği)... Vergi Dairesi Müdürlüğü 22.01.2025 tarih ... Sayılı yazısına ekli karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; 2024 yılında davacı şirketin davalı şirkete davalıya 5 belge karşılığı KDV hariç 75.485,16.-TL mal/hizmet faturası düzenlediği, bu faturaların davalı şirketin ba formuna yansıdığı, (KDV dahil 83.038,90.-TL)Bilindiği üzere; e- temel faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkının bulunduğu, ancak iptal yetkisinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmeyen temel faturaların TTK 18/3 maddesi kapsamında itiraz edilerek fatura düzenleyene gönderilmesi yada 8 gün içerisinde aynı tutarda iade faturası düzenlenmesi gerektiği ancak davalı şirketin davaya müdahil olmadığı, ödeme emrine edilen itirazda da bu durumla ilgili bir bilgiye yer verilmediği, Yüce Mahkemeniz tarafından vergi dairesinden celp edilen taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; davacı şirket tarafından düzenlenen takip konusu faturaların davalı şirketin ba formunda yer aldığı ve yine bs formlarında iade faturasına ilişkin bir veri olmadığı, tüm bu nedenlerle davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen tüm faturaların tebliğ edilip kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiği,Davacı şirkete ait 2024 Yılı ticari defterlerin, TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e-defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter onayının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı; bu nedenlerle davacı şirkete ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 2024 yılında davacı şirketin davalı şirkete 83.038,90.-TL tutarında 5 adet fatura düzenlediği, bu faturalara karşılık davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmaması nedeniyle, ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 83.038,90.-TL fatura alacağının olduğu,22.10.2025 Tarihli Ön İnceleme Tutanağının 2. Bendinde tarafların 2024 Yılı ticari defter ve belgelerini 2 haftalık süre içerisinde sunması yada yerinde inceleme talep edilmesi yönünde karar kurulduğu, tutanağın TK 35 maddesine göre davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirketin verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediği gibi bulunduğu yeri de açıklamadığı, bu nedenlerle davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı,Tüm bu verilerle birlikte;Davalı şirket vekili tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın; 11.09.2024 takip tarihinden itibaren 83.038,90.-TL asıl alacak, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek TTK 1530 kapsamında ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsil talebi ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava; davacı tarafından cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde huzurdaki davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, vergi dairesi formları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.Bilirkişi tarafından tanzim edilen █████/2026 tarihli raporda " Takip ve cari hesaba konu edilen ve davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 83.038,90.-TL toplam bedelli, 5 adet faturanın e-temel fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, (Bkz:5.5.Mal/hizmet teslimi fatura tebliği) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 22.01.2025 tarih ... Sayılı yazısına ekli karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; 2024 yılında davacı şirketin davalı şirkete davalıya 5 belge karşılığı KDV hariç 75.485,16.-TL mal/hizmet faturası düzenlediği, bu faturaların davalı şirketin ba formuna yansıdığı, (KDV dahil 83.038,90.-TL) Bilindiği üzere; e- temel faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkının bulunduğu, ancak iptal yetkisinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmeyen temel faturaların TTK 18/3 maddesi kapsamında itiraz edilerek fatura düzenleyene gönderilmesi yada 8 gün içerisinde aynı tutarda iade faturası düzenlenmesi gerektiği ancak davalı şirketin davaya müdahil olmadığı, ödeme emrine edilen itirazda da bu durumla ilgili bir bilgiye yer verilmediği, Yüce Mahkemeniz tarafından vergi dairesinden celp edilen taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; davacı şirket tarafından düzenlenen takip konusu faturaların davalı şirketin ba formunda yer aldığı ve yine bs formlarında iade faturasına ilişkin bir veri olmadığı, tüm bu nedenlerle davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen tüm faturaların tebliğ edilip kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, Davacı şirkete ait 2024 Yılı ticari defterlerin, TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e-defter uygulaması ile tutulduğu, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter onayının zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı; bu nedenlerle davacı şirkete ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 2024 yılında davacı şirketin davalı şirkete 83.038,90.-TL tutarında 5 adet fatura düzenlediği, bu faturalara karşılık davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmaması nedeniyle, ödeme emri tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 83.038,90.-TL fatura alacağının olduğu, 22.10.2025 Tarihli Ön İnceleme Tutanağının 2. Bendinde tarafların 2024 Yılı ticari defter ve belgelerini 2 haftalık süre içerisinde sunması yada yerinde inceleme talep edilmesi yönünde karar kurulduğu, tutanağın TK 35 maddesine göre davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirketin verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediği gibi bulunduğu yeri de açıklamadığı, bu nedenlerle davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Tüm bu verilerle birlikte; Davalı şirket vekili tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın; 11.09.2024 takip tarihinden itibaren 83.038,90.-TL asıl alacak, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek TTK 1530 kapsamında ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsil talebi ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacının defterlerine göre davacının icra takibinde asıl alacak olarak bildirdiği tutar miktarınca davalıdan alacaklı olduğu, davalının kendisine verilen kesin ve ihtaratlı süreye rağmen defter ve belgelerini sunmadığı ancak dosya arasına celbedilen vergi dairesi kayıtları ve bilirkişi raporundan; vergi dairesinden celp edilen taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; davacı şirket tarafından düzenlenen takip konusu faturaların davalı şirketin ba formunda yer aldığı ve yine bs formlarında iade faturasına ilişkin bir veri olmadığı, tüm bu nedenlerle davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen tüm faturaların tebliğ edilip kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiğinin tespit edilmesi edildiği, bu sebeplerle; davacının takibe konu ettiği faturaların, davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği ve kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, tarafların vergi dairesi formlarının birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, dosyamız ile emsal mahiyetteki Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ██████████ E., ██████████ K. Sayılı kararında " davacının gerek dava dilekçesinde ve gerekse delil listesinde açıkça “ticari defter ve kayıtlara” dayandığı görülmekle, adı geçen (BA) formunun da “dayanak belge” kapsamında mütalaa edilmesi gerektiği, bu belgenin merciinden getirtilmesinden sonra, ispat yükünün (vergi dairesine sunduğu form ile savunması arasındaki esaslı çelişki yaratan) davalıya geçtiği gözetilmeden.. " şeklindeki emsal ilamı da dikkate alınarak; davacının kendi defterlerine göre dava miktarınca alacaklı olduğu, davalının defter sunmadığı ancak vergi dairesi formlarında faturaları bildirdiğinin dosya içerisindeki bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalının , tarafına verilen ihtaratlı süreye rağmen bu delillerin aksi yönde bir delil de sunmadığı görülmekle davacının takibe konu edilen asıl alacak yönünden davasını ispatladığı kanaatine varılmış ve talebin de bu yönde olduğu görülmekle davanın kabulüne karar verilmiş , mahkememizce kabul edilen alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen kısım üzerinden davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; davalının ....İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile; takibin takip talebindeki koşullarla kaldığı yerden DEVAMINA,2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 83.038,90 TL'nin %20'si oranında olan 16.607,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 5.672,39 TL harçtan peşin alınan 1.002,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.669,48 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 1.002,91 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 1.965,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 488,40 TL ilk masraf (427,60 TL başvurma harcı + 60,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 9.953,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile), davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip .. ¸ Hakim ...¸